1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. İstihza ve alay etmek!
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

İstihza ve alay etmek!

A+A-

Hüzü, hüzüv kökünden gelen istihzâ, “başkasının söz ve davranışlarını kusurlu görmek veya göstermek amacıyla onu alaya alıp küçük düşürmek” manasına gelir.  Alaycılık ise; alay etmeyi,  başkaları ile eğlenmeyi huy edinmiş olma durumdur. Müstehzi ise; alaycı, alay etmek, alaylı bir üslupla konuşmak demektir.  Bugün toplumumuz ve özellikle de gençlik arasında çok yaygın bir sosyolojik hastalık şekli olan alaycılık ise pek yaygındır. Gençlerimizi bu hastalıktan korumak ve kurtarmak gerekmektedir. “Mal toplayan ve onu durmadan (onu) sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline”(Himeze:1-2)Hümeze suresinde insanları küçümseme, kusur arama gibi davranışları eleştirilmekte; servete güvenme ve onu yanlış yolda kullanmanın kişiye ne büyük zararlar getireceği anlatılmaktadır. Burada en çok dikkat edilmesi gereken ve azar işitilen konu kaş, göz, dudak hareketleri ile insanlarla alay edilmemesi ve mal ve servetin yerli yerinde kullanılmamasına eleştirel bakış ve azar vardır.

“İman edenlerle karşılaştıkları zaman: ‘İman ettik’ derler. Şeytanları ile baş başa kalınca da: ‘Biz sizinle beraberiz, ancak biz (iman edenleri ) alaya almaktayız derler” (Bakara: 2/14)

Bir Müslüman arkadaşlık yaptığı insanlara ve çevre edindiği topluluğa karşı sorumlu davranıp dikkat etmelidir. Aynı ortamı paylaştığımız insanları, küfür veya fısk içerikli konuşmalarına iştirak etmesek dahi, inkâr etmeksizin o ortamda bulunmamız, Allah(c.c.) katında bizi onlarla aynı duruma düşürmektedir.Bu durumu En’am Suresi 6/68; Tevbe Suresi: 9/65-66 ayetlerde bulabiliriz.

Alay edenlere bu yaptıklarının yanlış olduğunu hatırlattığınız zaman onların itirazlarını Kur’an Kerim bakın bizlere nasıl haber veriyor: “Andolsun ki sözlerini onlara soracak olsan: ‘Lafa dalmış, eğleniyorduk.’ diyeceklerdir. De ki: ‘Allah’ı, ayetlerini ve Resûl’ünü mü alaya alıyorsunuz?” (Tevbe: 9/65)

“Onları alaya aldınız. Öyle ki (onlarla uğraşmanız) size beni zikretmeyi unutturdu. Siz onlara sürekli gülüyordunuz” (Mü’minûn: 23/110)

“Onlara uğradıkları kaş göz işareti yapıp (alay ederlerdi) (Mutaffifîn: 83/30).

Cenab-ı Hakk Hucurat Sûresi 11. Âyet’inde şöyle buyuruyor: “ Ey müminler! Sizden bazılarınız istihza(alay) etmesin. Zira ki istihza edilen kimse istihza eden kimseden hayırlı olur. Çünkü indallah (Allah (c.c) indinde hayırlı olan kimseler azdır ve gizlidir. Zahirde(görünüşte) fakir ve sefil görünen kimseyi, elbisesi olanın da servetine ve varlığına gururlanıp da fakir olan kimseyi hakir görerek alay etmesi caiz değildir.

Yine bir kimseyi sevmediği bir isimle çağırmayın. Meselâ: “Yâ fâsık , ey ahmak!” diye çağırmayın. Bir mümini zemmedici(aşağılayıcı) bir lakapla çağırmaktan Cenab-ı Hakk nehiy(yasak) buyurmuştur.

Bu âyeti celile insanların birbirlerine iyi muamele ederek, kötü muameleden sakınmak gerektiğini ve bir müminin diğer bir mümini kendi nefsi gibi görüp, kendisi için layık görmediği bir şeyi mümin kardeşi için de layık görmemesi gerektiğini belirtmektedir. Yine bir kimsenin huzurunda veya gıyabında sevmeyeceği bir sözü söylemek caiz olmadığına eğer böyle bir şey olur da, tövbe edilmezse söyleyenin zâlim olacağına delalet etmektedir.

“Edepsiz bir kimsenin kötülüğü yalnız kendisine zarar vermez. Belki bütün âlemin ufuklarını ateşe verir. (C. Rumi)

İmam Gazali;  İstihzanın alaya alınanı küçük düşürüp mahcup etme durunda haram olduğunu, ancak kendini alay konusu yapan, hatta kendisiyle eğlenilmesinden hoşlanan kimselerin de bulunabileceğini ve bunlarla ilgili istihzanın haram olmayıp mizah hükmünde sayıldığını ifade eder (İhyâ; III, 131)

İstihza yanında aynı anlamdaki suhriyye kelimesinin kullanımı da yaygındır. Ancak “şaka” m3anasına gelen hezl kelimesi, daha çok edebiyatta “bir kimseyle alay ederek onu küçük düşürme” anlamında da kullanılmıştır. Sözlü istihza yanında kaş göz işareti gibi hareketlerle ve yazı, resim, şiir, karikatür, taklit gibi ifade tarzlarıyla yapılan istihza şekilleri de vardır. Ayrıca istihza kişiye karşı olabileceği gibi düşünce, inanç, yaşama tarzı vb. konuları da hedef alabilir.

Âyetlerin çogunda istihza konusu, gerek Resûl-i Ekrem’in gerekse önceki Peygamberlerin tebliğ ve risâletlerini başarısız kılmak üzere inkârcıların psikolojik bir savaş taktiği olarak da zikredilmiştir.

İbn Teymiyye, itikadi konularla alay etmenin Allah’a itaati ortadan kaldıracağını, kalpte alayla itaatin bir arada bulunamayacağını ifade ederek istihzanın insanı küfre götüreceğini söylemiştir.

Osmanlı âlimlerinden Bedrürreşîd Muhammed b. İsmâil de inanılması gereken esasları alaya almanın kişinin küfre düşmesine teşkil ettiğini söyler.

Sa’deddin et-Teftâzânî ise inanç esaslarıyla alay etmenin aynı zamanda yalanlamak anlamına geleceğinden küfür ve ink3ar sayıldığını ifade etmiştir.

Tefsir âlimleri; Allah’ın bu alaycılara belli bir süre tanıdıktan sonra onları günahlarına denk biçimde cezalandırması, kendilerini gülünç ve aşağılık durumlara düşürmesi şeklinde açıklamışlardır.

Kur’an; insanlarla, onların inanç ve fikirleriyle alay etmeyi, Câhiliye putperestleri gibi zihnen ve ahlâk bakımından gelişmemiş topluluklar has bir davranış olarak insanlara aktarmıştır. Alay câhillere has bir davranış biçimidir.

Hucurat suresinde; insanların mânevi kişiliğine saygısızlık ifade eden, onur ve haysiyetlerini zedeleyen davranışlar arasında lay yani istihzayı da saymıştır. Bu surede erkek ve kadınların birbirleriye alay etmeleri kesinlikle yasaklanmakta be insanları alaya almanın, onlara çeşitli kusurlar isnat etmenin ve çirkin lakaplar takmanın ağır bir günah ve zulüm olduğuna işaret edilmiştir.

Fahraddin er-Razî; istihza(suhriyye); “İnsanın mümin kardeşine yüceltici bir nazarla bakmaması, ona saygısızca davranması anlamına geldiğini” belirtmektedir.

Kef Suresi 49. Ayetine göre, alay etmek aynı zamanda büyük günahlardan sayılmıştır. Abdullah b. Abbas(r.a) ‘tan nakledilen bir rivayete ve bazı hadislere dayanarak insanlarla alay edip onları küçük düşürmenin, onlara üzüntü vermenin büyük günahlardan sayıldığı belirtilmiştir.(İhyâ, III, 131)

İmam Gazâli’ye göre; bir kimseyi onun bulunmadığı bir yerde alaya almanın aynı zamanda gıybet kapsamına da gireceğini açıklamıştır. Selam dua ile!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.