1. YAZARLAR

  2. Murat KARAKOYUNLU

  3. İsyan Ahlakı
Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

İsyan Ahlakı

A+A-
Bir fikre sahip olmak, bir duruş sergilemek ve yaşadığımız çağda bizi etkileyen olaylara karşı bir tutum geliştirebilmek, nitelikli insan davranışıdır. Bu noktada bir öğretmenin, mühendisin, polisin ya da bir annenin; sendikanın, derneğin ya da bir siyasi partinin hata yaptığını görmek ayrı, bu hataya ilişkin ne şekil bir tutum sergileyeceğini belirleyebilmek ayrıdır. Zira kendi penceremizden hata olarak görünen bir davranışa karşı sergilemiş olduğumuz tavır, tespit edilen o hatanın “ağırlığını” etkiler. Orantısız tepkiler, tepki gösterilen olayın çoğu zaman önüne geçer. Bir kere yanlışı tespit etmek, kral çıplak demek ya da muhalif kimliğini bozmamak onurlu bir davranışmış gibi görünse de, her zaman geçer akçe değildir. Zira isyanın da bir ahlakı vardır.
Haftayı tümüyle meşgul eden 1128 akademisyenin imzaladığı barış bildirisi(!) tam anlamıyla bu tarz bir ahlaksız isyan gösterisine dönüşmüştür. Amacı örgüt propagandasından öteye geçmeyen bu eylemin gayesine payanda olmak, sıradan bir vatandaş için bile ucuza gitmek anlamına gelir ki; bu kadar çok sayıda akademisyenin kendini harcatmış olması onlar adına üzücüdür.
Olayı barış, çocuklar ve ölümler dursun üçgeninde izah ederek haklılık payı bulmaya çalışanların bu amaçları yersizdir. Zira 7 Haziran seçimlerinden beridir gündem bunun çok uzağındadır. Çünkü son dönemde yaşananlar, Kürt halkı için düşünülmeye başlanan “haklı olabilirler” algısını tamamıyla yerle bir etmiştir. Kürt politikacılar belki de ilk defa bu kadar aleni bir şekilde Kürt davasına(!) ihanet etmiştir.
7 Haziranla birlikte yoğun bir propaganda ile HDP ölçeğinde elde edilmeye başlanan Türkiye’li ama mazlum profilinin bir anda hem zalim hem de ayrılıkçı kimliğe dönüşmesi, toplum genelindeki çözüm algısının alt üst olmasına sebep olmuştur. Bugün itibariyle çocukların ölümü ve mazlum halk söylemleriyle vicdanlara oynayanlar için bu söylemin hiçbir geçerliği kalmamıştır. Zira Türk toplumunun geneli için bu mağduriyetlerin kaynağı artık sadece PKK’dır.
Devletin çözüm için uzatmış olduğu uzlaşmacı tavrı reddetmeyi; üstelik bu durumu kendi lehine kullanmayı bir kazanç olarak görenler için toplum vicdanı artık etkilenmemekte ve çocuklar ölmesin istiyorsak devletin müdahalesine imkân tanımalıyız şeklinde işlemektedir.
Bu dakikadan sonra Kürt halkı ve HDP çizgisindeki her türlü tutum ve eylem; devlet çözüm sürecinde de gereğini yapmıştı, şimdi de yapıyor şeklinde karşılık bulmaktadır. Çünkü konu devlettir ve devlete cephe almaya kalkan her davranışın karşılığı ortaya anarşi getirir. Ve hiçbir ahlaki duruş; anarşiye kapı aralayamaz.
 
Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.