1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İTTİFAK YAPMAK…
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İTTİFAK YAPMAK…

A+A-

Türkiye’de her alanda olduğu gibi, siyasette, ekonomide, sosyal yaşamda ve hatta parçalanan ailelerin müşterek noktada bir araya gelmesi gerekir. Bunun adına da ittifak demekteyiz.

Türkiye “İttifak” sözcüğünü  son genel ve yerel seçimlerde çokca duydu ve yaşadı. Bence hiçte zararı olmadı. İttifak etmek anlam olarak koalisyon’da kabul edilebilir.

“Birlikten kuvvet doğar” sözcünü unutmamalıdır. İttifaklarda bir birine yakın kişiler arasında olabileceği gibi, farklı görüş ve fikirler arasında da olmalıdır ve olmuştur da.Çünkü ortak menfaatler söz konusu olunca bu olmaktadır.

Hz. Mevlana’nın dediği gibi, aynı dili konuşanlar değil, aynı duygu ve düşüncelerdeki insanlar anlaşabilir.

İttifak veya koalisyon yapan kişi veya kurumlar biraz güçlü olanın isteklerini kabul etmek değil, müşterek noktalarda bir birine “evet” demekle olmalıdır. Diğer şekilde olursa buna ittifak değil, dayatma denir.

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı  R.Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın lideri olarak seçim sürecinde karşı tarafta oluşan Millet İttifakı'nı "zillet ittifakı" gibi ağır sözlerle eleştirdikten sonra ve seçim sonuçlarından sonra nihayet  Milletin istediği şekilde Cumhurbaşkanı sıfatıyla konuştu ve "Seçim tartışmalarını geride bırakarak, ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere asıl gündemimize odaklanmamız şarttır. Dönem, kızgın demiri soğutma, kucaklaşma, birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir." dedi.

Cumhurbaşakı Erdoğan’ın bu sözünün altına imza atmayacak birisini bulabilirizmiyiz. Bence hayır.

Erdoğan . Ülkenin bekasını ilgilendiren konularda siyasi görüş ayrılıklarımızı bir tarafa koyup 82 milyonla Türkiye ittifakı olarak hareket etmeliyiz. diye birleştirici mesajlar verdi.

Ülkenin buna dünden çok daha ihtiyacı vardır. Bunu sağlamak zorundayız ama, esas görev ülkeyi yönetenlerindir.

Gerek dış, gerekse iç politikada ve ekonomide önemli sorunlarımızı bir masa etrafında toplanıp gözden geçirmemiz lazım.

Türkiye, Girit Adası güneyindeki egemenlik alanını Yunanistan üzerinden Amerikan şirketlerine devrederken, TSK, Suriye sınırında bazı bölgelere yerleşirse beka sorunu çözülmüş mü olur?

2015 seçimlerinden beri Türkiye'de artık saklanamayacak ölçüde bir çehre değişikliği yaşandı. Sıralı kumpas davalarında da 15 Temmuz sonrasında yaşanan  FETÖ ile mücadele operasyonlarında da devletin bürokratik hafızasının nasıl tarumar edildiği, direnç noktalarının nasıl dağıtıldığı artık yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda durmakta. Ekonomik talanı dile getirmek ise izahtan uzaktır. Ancak açıklanmaya muhtaç bir siyasi durum söz konusu. Görünen o ki bundan sonraki dönemde, eğer devlet yapısı ve yönetim şekli kurucu Cumhuriyet ayarlarına ve AK Parti’nin de ilk kuruluş ayarlarına geri döndürülmez ise yaşanacak sıkıntıları aşmanın ve birlikteliği sağlamanın çok zordur.

 İttifaklar hangi irade ile birbiriyle aynı kaynaktan beslenmiş iki ittifakı iktidar ve muhalefet olarak dizayn edilmiş ise ve Türk Milleti'nin karşısına birbirlerinin alternatifi olarak çıkartılmıştır. Aynı akarsuyun beslediği gölü ikiye bölseniz ne olacak ki? Su yine aynı su, kaynak yine aynı kaynaktır.

Şu an yıllardan 1919 ise Kız Kulesi'ne bakıp tek kurşun atılmadan işgal edilmiş bir ülkenin yasını mı tutacağız, yoksa çok geç olmadan içinde bulunduğumuz bu durumdan kurtulmanın anahtarı olan Atatürk’ün gençliğe hitabenin gereklerini mi yerine getireceğiz?"

Bunu istişare ve ittifaklar ile bir masa etrafında toplanıp, yöneticilerimiz aklı-selim şekilde değerlendirip, yeniden diriliş, yeniden ayağa kalkmanın ve bir birimizi kucaklamakla olacağını düşünüyorum.

Bilmem siz ne dersiniz?

Bu yazı toplam 266 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.