1. HABERLER

  2. KONYA

  3. İyi bir ailede sevgi ve şefkat olmalı
İyi bir ailede sevgi ve şefkat olmalı

İyi bir ailede sevgi ve şefkat olmalı

İyi bir aile ve iyi bir eğitim ortamında sevgi ve şefkat olması gerektiğine dikkat çeken Pedagog İshak Orhan, çocuklarıyla sorun yaşayan ailelerin uzmanlara başvurmaktan korkmaması ve çekinmemesi gerektiğini söyledi.

A+A-
Ebeveynlerin ve çocukların çözüme ulaştıramadığı sorunları çözümleyip, sosyal ve psikolojik olarak bireylerin sorunlarının çözülmesine yardımcı olmaya çalışan Pedagog İshak Orhan, Mevlana Çözüm Merkezi’nde yürüttüğü sosyal ve bilimsel çalışmalarla Konyalılara hizmet veriyor. Konya’nın ilk pedagogu olan İshak Orhan, ailelerin sorunlarını çözemediklerinde pedagoglarla iletişime geçmekten korkmamaları gerektiğini belirtti. Orhan, “Çocuklarımız bizlerin geleceği konumunda. Sosyal ve psikolojik sorunlar yaşadıklarında bu sorunların hallolması onların geleceği dolayısıyla ülkenin geleceği için çok önemli. Aileler sorunları çözemediklerin çözülecek olan profesyonel alanlara başvursunlar.”dedi.

Kendinizi tanıta bilir misiniz?
1960’da Konya’ya bağlı Doğanhisar İlçesi Yenice Köyü’nde hayata adımımı attım. İlkokulu ilçede bitirdikten sonra Çankırı’da Sağlık Kolejini burslu olarak kazandım. Okul bittikten sonra 1978 yılında Konya’da sağlık memuru olarak göreve başladım. Üniversite eğitimini Selçuk Üniversitesi'nde tamamladım. 1983 yılında sağlık meslek lisesinde öğretmen olarak göreve başladım. 1990-1998 arasında Sağlık Enstitüsü’nde çalışmaya başladım. 1998 yılında pedagoji alanında yüksek lisansa başladım. 2004 yılında Niğde Üniversitesi’nden öğretim görevlisi olarak emekli oldum ve o günden beri pedagoji alanında çalışmalar yürütüyorum. Konya’daki ilk pedagogum aynı zamanda.

Pedagogun ne olduğundan bahsede bilir misiniz?
Pedagog çocuk psikolojisi, psikososyal, bilişsel ve duygusal gelişimini takip eden, gerektiğinde ebeveynlere danışmanlık yapan, çocuk psikoloğu olarak da bilinen bir meslek. Pedagog olarak, toplum tarafından kabul gören normlar doğrultusunda çocuklardaki bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimlerini inceleriz, buralarda meydana gelen sapmaların düzeltilmesini sağlarız.

Pedagojiyi tanımlaya bilir misiniz İshak Bey?
Pedagoji, çocuklarda eğitim,bilim olarak niteleyebiliriz. Çocuklarda öğrenme, öğrenme problemlerini çözmeye çalışan bir bilim dalı. Bununla birlikte çocuklardaki sosyal ve psikolojik sorunlarla da ilgileniriz. Anne ve babaların yetersiz kaldığı durumlarda çocuklarla ilgili sorunları çözen bir bilim dalıdır. Fakat bizler psikolog değiliz.

Çalışmalarınızdan bahsede bilir misiniz?
Üniversite yıllarından sonra 1990-1998 yılları arasında Sağlık Enstitüsünde çalıştım. 98'den sonra öğretim görevlisi olarak çalışmalarımı sürdürdüm. Bu sırada da pedagoji alanında yüksek lisans yaptım. 10 yıl Ankara merkezli pedagoji çalışmaları yürüttüm. 2 yıldır da Konya'da pedagoji üzerine çalışmalar ve faaliyetler yürütüyorum. Öğretmenlere seminerler veriyorum ve bilgilendirip farkındalık oluşturmaya çalışıyorum. Anne ve babaların gideremediği sorunları eğitim ve tavsiyelerle sorunların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Çalışmalarımı bilimsel yöntemlerle destekleyerek ilerliyorum.

İshak Bey pedagoglar hangi yaş arasında sorunları çözüme kavuşturuyor?
Öncelikle çocuklardaki karakter oluşumunun tamamen aile ve okulda oluştuğunu söylemek istiyorum. Pedagoji 0-21 yaş arası sorunları çözümlemeye çalışır.Bu yaş arasını bilimsel olarak doğumdan sonra 1-3,3-6,6-12 ve 12-21 yaş karakterin oluşum aşaması olarak belirlenmiştir. Fakat pedagoglar çocuklarda sosyolojik ve psikolojik sorunların temelinde yatan ebeveynlerin de evlilik öncesi ve sonrası uyumsallıkları ve davranışlarını belirlemek için çalışmalar yürütmekte. Tabi aileden sonra en önemli etken okul, okulda ise eğitmenleri ve ortamları çok önemlidir. Bunlar çocukların karakteristik özelliklerin ve gelecekte nasıl insanlar olacaklarında en belirleyici etkenler.

Ebeveynler temelde yatan hangi sorunlardan dolayı çocukları etkilemekteler?
Dünya'ya gelmiş bütün insanların karakterleri ve sosyal özelliklerinde en önemli etkenin ebeveynler olduğunu belirtmek istiyorum. Anne ve babanın uyumu, birbirlerine olan saygı ve sevgileri, huzur ortamı ve yaşanıla bilirlik düzeyi doğacak olan çocuğun gelecekte nasıl bir birey olacağını belirlemekte. Çocuk henüz anne karnındayken bulunduğu ortamdan etkilenerek bunu bilinçaltına işleyerek Dünya'ya merhaba diyor. Bu yüzden ailenin A'dan Z'ye yaptığı her söylem, her hareket çocukları etkilemekte. Bu yüzden biraz önce belirttiğim gibi çocuklardan ziyade ailelerin bu konuda bilgilendirilmesi ve uyum problemlerinin çözülmesi gerekiyor.


İshak Bey 1-3 yaş arası ebeveynlerin yapması gerekenler neler?
1-3 yaş öncesinde tekrar belirtmek istiyorum. Çocuk doğmadan önce yapılması gereken şeylere çok dikkat edilmesi gerekiyor. Huzurlu bir ebeveynle tartışma içerisinde olan ebeveynlerde hamilelik döneminde çocukların bilinçaltına işleyen şeyler var. Bu yüzden aileler çok dikkat etmeli. Çocuk doğduktan sonra huzurlu bir ortam çok önemlidir. Anne karnında korunmalı bir şekilde Dünya'ya gelen bebeğin güven ortamının ve huzurun oluşturulması onu mutlu ve güvende hissettirecek. Çocuklarda bilinçaltı ilk 6 yaşına kadar oluştuğu için bu çok önemli. 1-3 yaş aralığı çocukların özgürlük oluşumu ve panikleme dönemidir. Çocuklar istedikleri her şeyin yapılmasını beklerler. Aileler genelde çocuklar bir şeyler istediğinde ya da yapmak istediğinde tedirgin oldukları için ya da yeterince bilgilendirilmiş olmalarından dolayı istediklerini yapmazlar. Fakat çocuklar istediklerinin yapılmadığını hissettiklerinde özgürlüklerinden şüphe duyarlar. Bırakın çocuklar koşsun, oynasın ve hareket etsinler. Ebeveynlerin tek yapması gereken tehlike arz eden bir ortam varsa o ortamı güvenilir hale getirip çocukların istediklerini yapmalarını sağlasınlar. Bununla birlikte çocuklara tamamen doğal ürünler yedirsinler bu bir tek bu dönemde değil tüm gelişim döneminde gerekli. Ebeveynlerin sosyal tutumlarına gelecek olursak eğer, anne hayır demişse baba evet demesin. Çocuğu bir ikileme sokmamak gerekiyor. Tuvalet eğitimlerine gelince 18 ay öncesinde çocuklara hiç bir şekilde tuvalet eğitimi verilmemeli. 18 ay ve sonrasında verilmeli bu eğitim. Fakat bunda da en önemli kriter yaz mevsimi çok önemli eğer kışa denk geliyorsa 24 aya kadar eğitim verilebilir geçmemek şartıyla. Tuvalet eğitiminde şöyle bir durum var.Bu çok önemli bir husus aslında. Çocuklar tuvalet eğitimine başlatıldığında ebeveynler çocuklarla zıtlaşmasınlar, yormasınlar, üzmesinler. Nereye yapmak istiyorsa oraya yapsın. Çocukların inatçılık özelliği tuvaleti öğrenme döneminde oluşur. Bu yüzden ebeveynler dikkat etmeli.

3-6 yaş arasında yapılması gerekenler neler?
Çocukların dillerinin geliştiği en önemli süreç bu dönemde başlar. Ebeveynlerin çocuklarıyla çok fazla konuşması ve masal anlatması gerekiyor. Bu dönem aynı zamanda hayal dünyasının da en yüksek seviyelerde olacağı dönem bu gelecek için çok önemli. Anne ve baba çocukları bir şey söylediğinde eğer bu yanlışsa yalan söylediğini veya yanlış olduğunu söylemesinler. Çocukların hayal dünyası öyle bir evrede oluyor ki kendileri bunu gerçek ve doğru hissediyor. Bu dönem ayrıca cinselliklerini geliştirdikleri dönemdir. Ebeveynler bu dönemde çocukların tepkilerinden korkmamalılar ve olumsuz tepkiler vermemeliler. Bu dönemde çocuklar ilk defa kreşe gidecekler. İlk defa toplum içerisine karışıp ailelerinden uzaklaşacaklar. Bu durumda gerek aileler gerekse eğitmenler çocukların güvenli bir ortamda olduklarını en iyi şekilde hissettirmeliler. Çocukları korumamız gereken en önemli husus ise dijital ve sosyal dünya. Bu yaşlarda telefon, televizyon ve tablet gibi ürünlerden çocukları korumak gerekiyor. Televizyonu anne ve baba kontrolünde eğitim amaçlı verilen çizgi film izlemek şartıyla çok az bir süre müsaade etsinler. Telefon ve tablet gibi ürünleri ise mümkün olduğu kadar bu dönemde vermesinler. Gerek sosyolojik gerekse biyolojik alanda olumsuz etkilerden korumak için bu çok önemli. Ayrıca kreşlerde eğitmenler televizyon izletmemeliler. Maalesef çok fazla denetleme olmadığı için bu tarz sorunlar olabiliyor.

İshak Bey ebeveynler ve eğitmenler 6-12 yaş aralığında nasıl bir tutum içinde olmalı?
6 yaş çocukta ayrılık kaygısının oluştuğu bir dönemdir. Bu yüzden kreşe giden çocuklar bunu yaşamazlar. Bu dönemde aile güven ortamını sağlamalı eğitmenler çocuklara şefkatli bir ortam oluşturmalılar. Eğitmen artık bura da çok önemli bir rol üstlenir. İlköğretim öğretmenleri modeldir. Öğretmenin tavrı ve davranışı çocuklar için önem arz eder. Çocukların seviyeleri birinci sınıfta belirginleşmeye başlar. Eğitim sistemimizdeki aksamalar ve yanlışlıklar dolayısıyla çocuklarımız çok sıkıntılı bir eğitim süreci geçirmekteler ve bambaşka bireyler olmaktalar. Çocuklara dersleri sevdirerek öğretmek lazım. Örneğin, matematiği oyunlarla zevkli hale getirerek öğretmek gerekiyor. Diğer türlü çarpım tablosunu ezberleyin diyince bu iş yürümüyor. Bu dönemlerde üstün zekalı çocuklar varsa belirlenmelidir. Eğer belirlenmediği takdirde çok fazla sıkıntı çekecektir. Ayrıca öğrenme güçlüğü çeken çocuklara özel çalışmalar, tersten okuma sorunu yaşayan çocuklara da özel bir eğitim programı düzenlenmelidir. Bu şartlar sağlandığı takdirde çocuklar başarılı olacaklardır. 12 yaşına kadar yapılması gerekense yine sistemimizde mevcut olmayan çocukların yeteneklerinin belirlenmesi süreci. Bu dönemde çocukların hangi alanda daha başarılı olacağı saptanmakta. Bu ülkemizde işlevsel değil. Çalışmalar var fakat yetersiz. Bu yüzden aileler çocuklarını dikkatli takip etmeliler. Bu dönem geçtikten sonra çocuk her hangi bir alanda yetenekli olduğunu öğrenemezse ilerleyen dönemlerde kimliğini de çok zor bulacaktır.



12-21 yaş arası neler yapılması gerekiyor?
Bu süreçte eğer çocuk sosyal olarak iyi bir ortamda yetişmişse liseye başlayana kadar çok büyük sorunlar yaşamayacak ve başarılı bir birey olma yolunda ilerleyecektir. Lise eğitimi başladıktan sonra ergenlik döneminin bu zamana denk gelmesi, yeni arkadaş ortamının oluşması ve gençliğe adım ataya başlamasıyla sorunların yaşana bileceği bir sürece girilmekte. Burada en önemli görev her zaman olduğu gibi aileye düşüyor. Çocuklarını çok fazla sıkmasınlar,üzmesinler ve yanlış yapıyor diye rencide edip şiddete kadar uzanan sonuçlar ortaya getirmesinler. Çocuklarda bu dönem geçici olduğundan burada eğitim ve şefkat çok önemli. Öğretmenlere gelecek olursak eğer, öğretmenlerde çocukları rencide edecek hareketlerde bulunmasınlar. Okuldan, öğretmenden ve eğitimden soğumamalı çocuklar. Bu dönemde bilinçli aile ve eğitmenlerle çocukların başarısız olma olasılığı çok düşüktür. O yüzden aileler çok fazla tedirgin olmadan mümkün olduğu kadar iyi bir şekilde çocuklarını yönlendirsinler.



İshak Bey pedagog olarak ebeveyn ve eğitmenlere tavsiyeleriniz neler?
Dediğim gibi iyi bir aile ve eğitim ortamı ve bu ortamın içerisinde sevgi ve şefkat olmalı. Bu ortamlar çocuğun gelecekte nasıl bir karaktere sahip olacağını belirleyecek. Eğer sorunları aileler halledemiyorlarsa bizim gibi uzmanlık alanı olan insanlara danışsınlar korkmasınlar, çekinmesinler. Bir birey doğumdan ölümüne kadar bu yaşlarda etkilendiği olumlu yada olumsuz tutumları hayatı boyunca sergileyecek. Olumsuz bir durum varsa bu 21 yaşına kadar düzeltilme şansı var. Eğer düzelmezse bu sorun ömür boyu gitmekte. Aileler dikkat etsinler ve çocuklarını dinlesinler sorunlara çözüm arasınlar. Bulamadıkları yerde yardım alınacak yerlerden tekrar diyorum çekinmesinler. Sorunların üstesinden gelip mutlu olmak bu şekilde mümkün olacak./Erol Karatepe-Özel Haber

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.