1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. KABİR EBEDİ İSTİRAHATGAH MI?
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

KABİR EBEDİ İSTİRAHATGAH MI?

A+A-

Bu dünyada ki herhangi bir toprak parçası, kainatın tamamı gibi ebedî değildir, fanidir. Yani mutlaka yok olacak ve varlığı son bulacaktır. Dolayısı ile mezar da olsa dünyaya ait bir yere ebedî sıfatını vermek, dünyanın sonlu olması gerçeği ile ters orantılıdır. 
Birisinin vafatı halinde, bu gerçek çerçevesinde yaşananları ölçülü bir dille açıklamak gerekirse, nezâket yahut incelik kadar, cenaze yakınlarının incinmemesi için geride kalanların bir borcudur. Bu nedenledir ki, diğer zamanlarda kullandığımız bazı cümleleri ve sözleri, olayların sıcaklığını korudu atmosferde kullanmalıyız. “Öldü yerine, vefat etti, Hakk’a yürüdü”, “ceset yerine, cenâze, gömüldü yerine toprağa verildi, defnedildi” deriz. Muhtemelen “mezara konuldu” manasına “ebedî istiratğahına tevdî edildi” sözü de bir saygı ve nezâket taşıdığı için, iyi niyetle kullanılıyor. Fakat neresinden bakarsak bakalım,aslında küfre davetiye çıkaran, akla ziyan bir söz bu. 
O halde kabir ebedî istirahatğah’mıdır? Bir Müslümanın defnedildiği kabir iki nedenden dolayı ebedî istirahatğah olamaz. İlki bu dünyadaki herhangi bir toprak parçası, kainatın tamamı gibi ebedi değildir, fanidir. Yani mutlaka yok olacak, varlığı son bulacaktır. Dolayısı ile de bu dünyaya ait bir yere ebedi sıfatını vermek, dünyanın sonlu olduğu gerçeği ile çelişkilidir. İkincisi de âmetü’ye dahil olan “yevmi’l âhir” ile ba’sü ba’de’l-mevt”in yanlışlıkla tekzibidir ki, mazaallah insanı küfre bile götürebilir. Yüzlerce âyet ve hadis’i şerifle sabit, “ahiret gerçeği” ni şöyle bir hatırlamaya çalışalım: Kabir, kıyamete kadar kalınacak muvakkat bir mekândır. Dünyanın bağlı bulunduğu kozmik sistemin değiştirilmesi ile kıyâmet kopacak, Allah’ın diledikleri müstesna, bütün canlılar ölecek ve mahiyetini bilemediğimiz yeni bir âlem oluşturulacaktır. “Uykudan uyandırmak, yeniden diriltmek” manasına “bas”ın olması bundan sonradır ve ulemanın çoğunluğu yeniden dirilişin cismâni olacağı fikrindedir. Mezarlarından çıkarılan bütün mükellefler hesap meydanına(mahşer) sevk edilerek haşr olunacaklardır. Burada ki hesap sonucund insanların cennet veya cehenneme gönderilmesinden sonradır ki ebedi olan ahiret hayatı da başlamış bulunacaktır. 
Hasılı kelam “kabir” ebedi istirahatğah değil, Peygamber Efendimizin ifadesi ile “ahiret duraklarının ilki”dir. Üstelik de kabirde ki muvakkat hayatın herkes için sıkıntılardan hali olduğunu iddia etmek, dolayısı ile burasını bir istirahatğah gibi görmek mümkün değildir. Hasılı kelam, cenazesini ebedi istirahatağahına tevdi eden bir müslüman “ve’l- ba’sü ba’del’l- mevt “ cüzüyle beraber amentüsünü de telef etmiş olur. Medfen hem ‘kabir’ hemde ‘mezar’dır amma... Aslında ne dediğinin şuurunda olanlar ,” ölenlerimiz defnettiğimiz yer” manasına “kabir” lafzının bu inanç-mana bağlantısını, bu dikkati içerdiğini de bilirler. Bugün birbirinin yerine kullandığımız kabir ve mezar aynı şey değildir. “Ziyaret yeri” manasına gelen “mezar”, daha ziyade dünyanın faniliğini ve ölümü hatırda tutmak için tavsiye edilen “kabristan ziyaretleri”nden mecazdır. Yaşayanlara, bu dünyadakiler taalluk eder: Başka bir deyişle cenazelerimizi gömdüğümüz yer, defnedilen ölülerimiz için değil, biz hayattakiler için “mezar”dır. Aynı yer mevtaya nisbetle “kabir” şeklinde tesmiye olunur. Çünkü “kabir”in asıl manası “berzah”tır ve “ölümle mahşerde ki diriliş arasında insanların eğleşeceği dar çukur”u ifade eder. 
Demek oluyor ki biz farkında olmasak da “kabir” kelimesinde “geçicilik” manası var ve kabre “ebedi sıfatı vermek bu nedendendir ki aynı zamanda bşr mantık hatasının işaretidir. Fi Eamanillah!

Bu yazı toplam 519 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.