1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Kadın Olmak!...
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadın Olmak!...

A+A-
Erkek egemen bir toplumda kadın olmak; kadınları değil kadınlardan çok erkeklerin eğitilmelerini gerektirir. Ancak kadınların toplumsal ve siyasal yaşama İslâmî bir bilinçle eğitilmiş olarak etkin bir şekilde katılımları, İslâm dünyasının ve ülkemizin gelişmişliğine ve İslâm’ın doğru anlaşılmasına önemli katkılar sağlayacaktır.
Osmanlı adalet otoritesinin rafa kaldırıldığı son iki yüz yıl içinde evrensel insan haklarının ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası olan kadın haklarının sağlanması yolunda yapılan çalışmaların simgesi olan 8 Mart, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de -cılız da olsa- Dünya Kadınlar Günü olarak kutlana gelmektedir. Siyasî, sosyal ve ekonomik hayatın içine giderek daha fazla katılan kadınlarımız, ülkemizin ve dünyanın şekillenmesine de katkı sağlayacaktır. Kadınların, siyasal, sosyal ve ekonomik haklarını elde edebilmek için AK Parti iktidarının belediyelerle ve Sivil Toplum Kuruluşlarıyla birlikte yaptığı proje ve düzenlemeler dikkate şayandır.
Millet olarak en büyük değerlerimizden biri olan aile yapımızın en önemli yapı taşı annelerimizdir, kadınlarımızdır. Medeniyet kültürümüzde annelerimiz en mukaddes varlıklardır. Peygamber Efendimiz(sav)’in “Cennet, annelerin ayakları altındadır” Hadis-i Şerifleri ve Vedâ Hutbesi’inde tüm insanlığa yaptığı vasiyetinde;
“Ey insanlar!
Kadınların haklarını korumanızı ve bu hususta Allah(cc)’tan korkmanızı tavsiye ederim.
Siz kadınları, Allah(cc) emaneti olarak aldınız.
Onların iffet ve namuslarını Allah(cc) adına söz vererek helâl edindiniz.
Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır…” buyurduğu;
“Kadınlar, Allah(cc)’ın birer emanetidir” gerçeğinden hareketle onlara karşı çok dikkatli ve sorumluluk içerisinde olmak durumundayız. “Yuvayı dişi kuş yapar” kültürüyle aileyi ayakta tutmayı başaran kadınlarımıza her zaman, hayatın her alanında gereken önemi, değeri ve saygıyı göstermek sorumluluğumuz var.
Bu anlamda kadınlarımıza gereken önemi vermek, sosyal hayatta Allah(cc)’ın emirleri ve Peygamber(sav)’in uygulamaları ölçüsünde hak ettikleri yerlere getirmek hepimizin ortak çabası olmalıdır.
Kadın sadece aileyi yapan, ayakta tutan değil, aynı zamanda ülkeyi ve dünyayı da her türlü adaletsizlikten, ayrımcılıktan, sevgi ve hoşgörüsüzlükten kurtaracak olandır.
Dünyamızın, ülkemizin ve ailemizin huzuru ve güveni için, birlik ve beraberliğimiz için ötekileştirici her türlü ayrımcılığa karşı durmamız gerekir. Zira aile değerlerimizi koruduğumuz ölçüde, kadın ve aileyi İslâmî ölçüler içerisinde tuttuğumuz ve güçlü kıldığımız ölçüde toplumsal barışa ve dünya barışına da katkımız olacaktır.
Kim ne derse desin AK Parti hükümeti, bir türlü gerçekleşmeyen yasaları, düzenlemeleri, tedbirleri, kadınlara yönelik birtakım hakları bir bir gündeme getirip pratik hayata geçirmiştir.
Kadınların gerek sosyal hayatta, gerekse evde şiddete maruz kalmaları ne dînen, ne ahlâken, ne de hukuken asla kabul edilemez. Ayrımcılığın her türlüsü cahiliye döneminde kalmıştır. İslâm’ın reddettiği tüm töreler, gelenekler, örf ve âdetler çağdışıdır, insanlık dışıdır. Biz kardeşliği, sevgiyi, hoşgörüyü, fedakârlığı yücelten, adaleti mülkün temeli sayan bir medeniyetten geliyoruz.
Sadece kadınlara değil, bütün canlılara yapılan her türlü haksızlığa, istismara, taciz ve şiddete karşıyız.
Toplumsal hayatımızın, aile, millet ve devlet yapımızın çekirdeğini oluşturan, her şartta ve alanda fedakârlıklarını esirgemeyen kadınlarımızın İslâmî ve insanî bir bilinçle hayatın her alanında daha etkin olmaları dileğiyle kadınlarımızın, annelerimizin, kızlarımızın Dünya Kadınlar Günü'nü yürekten kutluyorum.
Allah(cc)’a emanet olunuz…





 
Bu yazı toplam 68 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.