1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Kadının Çalışma Koşullarında Esneklik
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadının Çalışma Koşullarında Esneklik

A+A-
Yeni düzenlemelerle İş Kanunu toplumsal cinsiyet eşitliği açısından oldukça yol katetmiştir. Ancak İş Kanunu çerçevesinde kadınlara, engellilere ve kısmi çalışanlara tanınan haklar konusunda toplumda
bir bilinç gelişmemiştir. Kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütleri tarafından mevzuatta yapılan düzenlemeler ile ilgili farkındalık çalışmaları olumlu yönde görülmektedir.

Yapılan araştırmalara göre kadınların işgücüne katılımı çalışma koşullarının esnekliği ile anlamlı bir şekilde artmaktadır. Çalışma koşullarında esneklikten kastedilen sadece kısmi zamanlı çalışma
olanaklarının sağlanması ve teşvik edilmesi değil, aynı zamanda tam zamanlı çalışma koşullarında da esneklik sağlanmasıdır.

Türkiye’de çalışanların, özellikle küçük çocuğu olanların, toplam çalışılan saat sabit kalacak şekilde çalışma saatlerini ayarlamasına izin verilebilir. Yine toplam çalışılan saat sabit kalacak şekilde evden
çalışmaya izin verilebilir.

Bazı ülkelerde çalışanların işyerinde geçirdikleri zamanın aylık bazda sabit kalacak şekilde işe erken ya da geç gelmelerine izin verilmektedir. Hollanda’da çalışan sayısı 10’un üzerinde olan şirketlerde
çalışanlar, çalışma saatlerini herhangi bir nedenle değiştirebilmektedir. İngiltere’de 6 yaşından küçük çocuğu olanlar esnek çalışma saatleri talep etme hakkına sahiptir Fransa’da 20 ya da daha fazla
çalışanı olan şirketlerde 35 saate indirilmiş olan çalışma haftası dahilinde daha esnek saatlerde çalışılabilmektedir. Bazı şirketler çalışanlarına evden ya da evlerine yakın uydu ofislerden çalışma olanağı
tanımaktadır. Diğer taraftan kısmi çalışma da çocuk sahibi kadınların tercih ettikleri bir çalışma biçimi de olabilir. OECD ülkelerinde 25-54 yaş aralığında çalışan kadınların dörtte biri kısmi zamanlı işlerde
istihdam edilmektedir. Türkiye’de ise bu oran yüzde 19,3 seviyesindedir, ancak kısmi zamanlı çalışan kadınların yüzde 92’si kayıt dışı çalışmaktadır. Araştırmalar, kısmi zamanlı çalışmayı tam zamanlı
çalışmaya tercih eden kadınların genelde evli, küçük çocuk sahibi, maddi olanakları daha geniş kadınlar olduğunu ortaya koymaktadır.

Çocuk sahibi kadınların işgücüne katılımının en önemli belirleyicilerinden biri çocuk bakımı ve buna ilişkin maliyetlerdir. Eğitimi düşük, dolayısıyla maaşı da düşük olan kadınlarda, çalışmanın getirisi
çocuk bakımının maliyetine oranla daha düşük olduğu için, işgücüne katılım kararı, çalışma ya da çocuk bakma kararı ile aynı anlama gelmektedir. Çocuk bakımı yardımları, çocuk bakımı maliyetlerini
düşürerek, çalışmanın görece getirisini ve böylece kadınların işgücüne katılımını artırmaktır. Çocuk bakımı yardımlarının etkisinin özellikle kreş bakımından faydalanacak kadınların katılımını etkilediği
görülmektedir. Okul öncesi eğitimin ise kadın katılımı üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır, zira anneler çalışsalar da çalışmasalar da eğitim alması için okul öncesi eğitim kurumlarına
göndermek istemektedir. Okulöncesi dönemde kaliteli çocuk bakım hizmetlerinden faydalanan çocukların, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimleri olumlu etkilenmekte ve okul başarıları artmaktadır. Bu
olumlu etkiler, özellikle dezavantajlı ailelerin çocukların üzerinde gözlemlenmektedir.

Çocuk bakımı yardım uygulamalarında kupon sistemi kullanılabilir. Her iki ebeveynin de çalıştığı ailelere devletin ilgili kurumu tarafından bir kupon verilir, ebeveynler bu kuponları çocuk bakım hizmeti
sağlayan kurum ya da bireysel çocuk bakıcılarına ödeme yapmak için kullanabilir. Böylece bireysel çocuk bakıcılarının kayıt altına alınması da sağlanarak çocuk bakım hizmetleri sektörünün gelişimi
teşvik edilmiş olacaktır

Gerek analık izni, gerek süt izni gibi yeni doğan çocukların bakımı için kadınlara tanınan izin hakları, firmalar için kadınları işe almayı görece daha maliyetli kılmaktadır. Yeni doğan çocuk bakımının
ebeveynler arasında eşit paylaştırılması ile firmalara olan maliyet cinsiyetler arasında eşit olarak dağılacak, böylece firma maliyetleri açısından kadınların dezavantajlı durumu ortadan kalkacaktır.
Doğum izinlerinin uzunluğunun kadınların ücret ve istihdamları üzerine etkisinin araştırıldığı çalışmalarda 6 aydan uzun süren doğum izinlerinin işverenlerin kadınlara daha düşük ücret ödemesine
sebep olduğu görülmüştür.

Günde 1,5 saat olarak düzenlenmiş olan emzirme izni firmalar tarafından yüksek bir maliyet olarak görülmekte ve çoğu firmada uygulanmamaktadır. Emzirme izinleri yerine esnek çalışma saatleri
uygulamalarıyla kadınların emzirme saatlerini kendilerinin ayarlamalarına izin vererek diğer taraftan bunu mesai saatlerini kullanmadan yapmasına da olanak tanınabilir. Kadın devlet memurları için
süt izni biraz daha farklı düzenlenmiştir. Çocuğun ilk 6 aylık döneminde süt izni günlük3 saat ikinci 6 aylık döneminde ise süt izni kadın işçilerde olduğu gibi günlük1,5 saat olur. Bu süt izinlerinin nasıl
kullanılacağı veya bölünme durumu da yine kadın memurun inisiyatifine bırakılmıştır

Çocuk bakımı izni, çocuğun hastalanması ya da çocuk bakımının herhangi bir sebepten dolayı aksaması durumunda ebeveynlere izin verilmesi olarak uygulanabilir

İş Kanunu’nda çalışan kadınlara hamilelik nedeniyle doğumdan önce 8 ve sonrasında 8 hafta olmak üzere toplamda 16 hafta izin verilmesi temel esas olarak yer almaktadır. Çoğul gebelik halinde ise
(ikiz vb.) doğumdan önceki süreye 2 hafta daha eklenir. Yani toplamda 18 haftalık bir doğum izni ortaya çıkar. Kadın işçi talep ederse eğer bu sürelerden sonra bu defa kendisine 6 aya kadar ücretsiz
bir izin verilebilir. Yani doğum izni olarak toplamda 10 ay civarında bir izin alınmasının önü İş Kanunu tarafından açılmıştır. Alınan bu izinler kadınların yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz. Eğer
ortada bir doktor raporu var ise bu süreler doktorun öngöreceği oranlarda da arttırılabilir. Ayrıca hamilelik dönemi boyunca kadınların kontrolleri için işveren tarafından kendilerine gerekli izinler
verilmelidir. Ayrıca kadın işçinin yaptığı iş hamileliğine uygun değil ise doktor raporu ile daha hafif işlerde çalıştırılabilir. Bu izin sürelerinin tamamı kadın devlet memurları için de geçerlidir. Kadın devlet
memurları da aynı sürelerle doğum izni kullanabilir.

Doğumda veya doğum sonrasında annenin ölümü halinde, doğum sonrası kullanılamayan süreler babaya kullandırılacak. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene
çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hali izni kullandırılacak.

(8 Mart Dünya Kadınlar günü tüm diğer günlere yaygınlık kazanması dileklerimle)
 
Bu yazı toplam 155 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.