1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kadınlar Günü…
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kadınlar Günü…

A+A-

Bugün 8 Mart Dünya kadınlar günü.

Aslında kadınların her gün kadınlar gündür. Bu günü tekbir günle sınırlandırmayı da doğru bulmuyorum.

Dünya nüfusunun ne kadarı kadınlardan oluştuğunu  tahmin edemiyorum ama Türkiye nüfusunun hemen hemen yarısı kadındır.

Elbette  Kadınlar başımızın tacıdır.

Yalnız burada şunları da unutmamak gerekir.

Kadın kadın gibi olursa,

Erkeğinin her zaman yanında olup,ona bağlı olursa,evinin  kadını, çocuklarının gerçekten anası gibi davranırsa,erkeğine sadakat gösterirse  bunlar biz erkeklerin başının tacıdır.

Bu kadınları  başımızın üstünde taşımamız gerekir.

İslam dininden önce kız çocuklarının Arabistan’da diri diri toprağa gömülmesinden sonra,Hz.Peygamber dönemi ile bu sona erdirilmiş ve kadınlara gerekli değer verilmiştir.

Yüce Peygamberimiz ;

“Cennet anaların ayakları altında “derken  burada da kadının ne denli önemli ve saygı ve sevgi değer olduğuna işaret etmiştir.

Yine Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk dünya da ve sözde medeni dünyadan önce kadınlara bir çok hakkı Avrupa ülkelerinden önce vermiştir.Bunların neler olduğunu bir çoğumuz biliyor,bilmeyenlerde araştırırsa göreceklerdir.

Ben şuna asla katılmıyorum.

Kadın ile erkek yaratılış ve fiziki yapı itibariyle eşit değildir. Birçok bilim kitabında kadın beyninin erkek beyninden küçük olduğu ilmen kanıtlanmıştır. Bu satırları yazarken,hiçbir zaman kaçını ötekileştirmek, aşağılamak gibi bir niyetim yoktur.Ancak gerçeğin bu odlunu da kabul eden birisiyim.

Kaldı ki,kadın ile erkeğin  elbette eşit olduğu yerler vardır.Buna da dikkat etmek ve bunların nereler olduğunu da sosyologlar yazmaktadır.

Öyle kadınları bilirim ki;

Benim ekonomik özgürlüğüm vardır diye erkeğini sallamamaktadır.

Öyle kadınlar vardır ki, günlerini takip etmek, hatta konken partilerinden eşine ,evine ve çocuklarına zaman bile ayırmamaktadır. Ondan sonra da eşitlikten bahsedenlere şaşıyorum.Elbette kadının da  aklı- fikri vardır.Onların akıl ve fikirlerine de saygı duyulmalıdır.

Medeni Kanun karşısında da kadın- erkek eşitliği vardır ama,çoğu zaman burada  istisnalar hariç erkek mağdur edilmektedir. Sorumluluklarını bilmeyen,erkeğine gereken ihtimamı ve kadınlık vazifelerini yerine getirmeyen kadın erkekle nasıl eşit olacaktır ?

Belki bir çoğunuz okumuş bir çoğunuzda duymuşsunuzdur.

Duygu Asena’nın bir kitabı var :

“Kadının adı yok”

Bu kitabı okumayanlara okumasını tavsiye ederim.Kadın yukarıda yazdığım gibi kadın gibi kadın olursa adı da var, sanıda.Kimse başka türlü düşünmemelidir. Hatta öyle ki,bazı sözcüklerde ve literatürde  kadına “Avrat” denilir ve bilmeyenler bu sözcüğü kaba bulurlar.

Halbuki,bu sözcüğün anlamı  saklanılacak en kıymetli varlıktır. Kadın bizim  toplumumuzda  alıp- satılan bir metağ olarak görülmez ama,yine maalesef bazı çevreler bunu böylece de istismar etmektedir.

Kadına şiddete ise ne olursa olsun karşıyım.Ne var ki,kadın da erkeği davranışları ile şiddete yönlendirecek hal ve tavırlardan çekinmelidir.Hele kadın ölümleri çok daha acıdır.Bunların önüne  yasa ile değil,Türk toplumunun gelenek ve görenekleri  ile ve ahlaki  çerçevede önüne geçilmelidir.Düzenlenecek kanunla da  caydırıcı olunmalıdır.

Tabi ki,burada birde espri yapalım.

Benim bildiğim bir çok erkekte kadından şiddet görmekte ama, erkek erkeklik gururu için bu açıklayamamakta ve sineye çekmektedir.

Birde madem ki, dünya kadınlar günü varda, acaba neden erkekler günü yoktur diyerek  yazımı noktalıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.