1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. KADINLAR GÜNÜ, AMA BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN!..
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

KADINLAR GÜNÜ, AMA BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN!..

A+A-

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olduğu için yazımı bu konuya ayırmamın yerinde olacağına inanıyorum. Kadınlar aslında dünyamızı mamur etmede en önemli etkendirler. İslam ümmeti için kadınların bir günü yoktur. Yüce dinimize göre her gün kadınlar günüdür. 
Yazımı bugünün miladi takvimlerimize bu şekilde yansıması düşüncesinden hareketle yazma kararı aldım. 
Kadınlar gününün nasıl ortaya çıktığını buradan bir paylaşmak ve gerçeklerin tarafınızca bilinmesini isterim. 
8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York şehrinde dokuma işçilerinden 40.000 işçi bir tekstil fabrikasında grev yaparlar. Gelişen olayları neticesinde fabrikada çıkan yangında 129 kadın işçi hayatını kaybeder.
Bu olaydan yaklaşık 53 sene sonra 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag şehrinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirir ve bu öneri oy birliğiyle kabul edilir.
Önceleri bu gün için belirli bir gün tayin edilmese de her defasında ilkbahar ayında anıldı. 1921 yılında Moskova’da yapılan 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) tarih 8 Mart olarak kabul edilerek ismi “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi.
1914-44 yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan “Dünya Kadınlar Günü”, 1960’ların sonunda ABD’de de anılmaya başlandı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.
İnternet araştırmam sonucunda Kadınlar Gününün nasıl ortaya çıktığını buradan size aktardım. Fakat yaşanan bazı üzücü olaylar ve kadın katliamları ve kadın zulğmlerini baz alarak kutlama tarihi belirlenecek olursa ülkemizde hemen hergün Kadınlar Günü olması gerekli olur. Çünkü kadın ülkemizde geçmişten gelen ve ezilmek suretiyle kendini ifade edebilen insanlar olarak algılandığı için hep zulme uğrayan ve erkek terörünün başlıca mağdurları oluyorlar. Elini kadına kaldırmaktan imtina etmeyen ve toplumsal hayatta bulundukları her ortamda ürkek ve kaçak yapılarıyla ön plana çıkan ve asla tasvip edemeyeceğimiz erkek neslinin son günlerde nispeten sindirildiği söyleniyor. Ama maalesef hala kadın katliamlarına dair ve kadınlara ikinzi sınıf insan muamelesine dair haberler okumaya gerçekler yaşamaya devam ediyoruz. Çünkü bizim aile yapımız hep buna hazırladı. Erkek güçlüdür. “Kadın ses çıkardığında vur başına sustur” mantığıyla cüsse ispatına soyunan insanımız bu alışkanlığından haliyle kolaylıkla vazgeçecek gibi görünmüyor. Eve üç kuruş getirip, ihtiyaçları karşılamanın kendisine güç gösterme hakkı sağladığına inanıyor. 
O kadınlar ki analarımız, eşlerimiz, bacılarımız, kızlarımız...
Allah’ın insanlığa sunduğu en güzel nimetlerden birisi...
Böylesine hak bir emaneti aşağılamak, azarlamak, dövmek, itiştirmek, kakıştırmak kimsenin hakkı ve haddi değildir. 
Batı daha düne kadar, “kadın, insan mı değil mi? Kadının ruhu var mı yok mu?” tartışması yapmıyor muydu? Yine o batının atasözlerinde kadın şeytanla kıyaslanarak; “kadın, şeytanın yapmadığını yapar”, “kadın, şeytandan beterdir”, “kadın bedenindeki baş, şeytan başıdır” denilmiyor muydu? 
Yüce dinimiz İslam’da kadın hakları yerli yerindeyken, İslamsız olanlar ezdikleri sınıflara ve cinse hak-hukuktan bahsetmektedirler. Bu gün kadın haklarından dem vuran feminist çevreler de İslami duyarlılığı olmayan kesimlerdir. Bir takım söylenen ve yapılan yanlışların temizlenmesi adına ortaya atılan düşünceler etki-tepki türündendir. Ancak yanlış yanlışla düzeltilemez.
Kadına en güzel değeri yüce dinimiz Islam vermektedir. Resulullah (sav) efendimiz döneminden biliyoruz ki en büyük tüccar Hz. Hatice (ra) validemizdi. Bugün büyük tüccar naralarıyla ortalıkta dolanan bir çok erkeğe en güzel örnek olabilecek kadar da adaletli ve başarılıydı. 
Şimdi karşımıza çıkan; sanayi ve ticaret alanında kazancıyla mağrur bazı kesimlerin kazandıklarıyla gubarıp kendilerine bambaşka gibi bir hava vermesinin sizce bir anlamı var mı? 
Diğer birçok alanda da kadınlarımızın hakkını vermek ve teslim etmek gereklidir. Erkek olmak demek gücüyle çıkar sağlayan demek değildir. Erkek demek, gücüyle ezen demek değildir. 
Erkek, kadına hakettiği değeri veren ve onları baş tacı eden, gündelik hayatında da işini hakkıyla ve başarıyla yapabilen demektir.

Bu yazı toplam 1130 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.