1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Kadınlar Gününe İlişkin Çeşitlemeler
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadınlar Gününe İlişkin Çeşitlemeler

A+A-
Dünya Bankası tarafından hazırlanan"İş Hayatında Cinsiyet" raporuna göre, dünya genelinde kadınlarınişgücüne katılım oranı artmıyor, hatta azalıyor. 1990 yılında kadınlarınişgücüne katılım oranı yüzde 57 iken, bu oran 2012 yılında yüzde 55'e düştü. BurakamlarGenel olarak tüm Dünya ülkelerini kapsamaktadır.
Rapora göre Kadınlar ev işleri, taşımagibi ücret ödenmeyen işlerde erkeklerin iki katı kadar daha fazla vakitharcıyor. Dünya genelinde her 3 kadından en az biri, fiziksel ya da cinselşiddete maruz kalıyor. Gelişen ülkelerde her 3 kadınlar biri 18 yaşına gelmedenevlendiriliyor.
Türkiye'de ise durum aynı mı değil mi?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)verilerine göre, 31 Aralık 2013 tarihi itibarıyla 76 milyon 667 bin 864kişilik nüfusa sahip Türkiye'nin yüzde 49,3'ünü, yani 38 milyon 194bin 504'ünü kadın nüfusu oluşturuyor.
15 yaşın üzerinde nüfus erkeklerde 29,9milyon, kadınlarda 27,7 milyon kişi. Çalışma yaşındaki (15 yaş üstü) erkeklerdeişgücüne katılma oranı yüzde 69,2 iken, kadınlarda sadece yüzde25,9 düzeyinde bulunuyor. Avrupa Birliği üyesi ve aday ülkelerarasında kadınların işgücüne katılma oranının en düşük olduğu ülke de Türkiye.
2012 verilerine göre 7 milyon 309 binkadın istihdamının 788 bini kendi hesabına çalışıyor. 2 milyon 460 binkadın ücretsiz aile işçisi-tarım çalışanı, 3 milyon 967 bini de ücretli olarakiş yaşamında yer alıyor. Türkiye'de 1 milyon 145 bin erkek işverenbulunmasına rağmen, kadın işveren sayısı 93 bin düzeyinde bulunuyor. O zamankadın işveren sayısını arttıralım.
İstatistiklere göre Kamudaki durum da işyaşamından pek farklı gözükmüyor. Halen kamuda 2 milyon 327 bin 943'ümemur olmak üzere toplam 3 milyon 187 bin 997 kişi istihdam ediliyor.
Başbakanlık, bakanlıklar, üniversiteler,kuvvet komutanlıkları, müsteşarlıklar, başkanlıklar, genel müdürlükler, üstkurullar ve diğer statülü kurumlar ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT)çalışan kişi sayısı toplamı 2 milyon 660 bin 947. Bunun yüzde 36,93'ü kadın(982 bin 631 kişi), yüzde 63,07'si de (1 milyon 678 bin 316) erkek çalışandanoluşuyor.
Veriler ışığında 982 bin 631 kadın personelin istihdamına bakıldığında; 889bin 558'i memur, 3 bin 684'ü hakim veya savcı, 48 bin 560'ı öğretim elemanı, 23bin 556'sı sözleşmeli personel, 4 bin 483'ü geçici personel, 9 bin 555'isürekli işçi, 721'i kapsam dışı işçi 2 bin 514'ü de geçici işçi olarak görev yapıyor.
İstatistiğe göre Şubat 2014itibarıyla kamuda 6 bin 485 üst düzey memur (müsteşar, müsteşaryardımcısı, vali, bakanlık müşaviri, kurum başkanı ve başkan yardımcısı, genelmüdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı, bölge müdürü, bölge müdüryardımcısı...) bulunuyor.Dolayısıyla Üst düzey memurların sadece 601'i, yaniyüzde 9,27'si kadın.
Eğitim düzeyi yükseldikçeçocuk sayısı azalıyor. Bu bağlamda nüfusumuzun azalmasına ilişkintereddütler yersiz mi acaba… Veya Başbakanımız niye en az 3 çocuk diyor. Bir debu açıdan bakılması gerekir.
Öte yandan TÜİK verilerine göre,Türkiye'de 2012 yılında okuma yazma bilmeyen erkek nüfus oranı yüzde 1,4iken, kadınlarda bu oran yüzde 7 seviyesinde bulunuyor. Bu rakamlar doğruama hemen okuma yazma oranını yükselmesi kolay değil…
2011 yılında, 15 ve dahayukarı yaşta ve en az bir evlilik yapmış okuryazar olmayan kadınlarınyüzde 74,9'unun 4 ve daha fazla çocuk doğurduğu, lise veya dengi okulmezunu kadınların ise sadece yüzde 4,8'inin 4 ve daha fazla çocukdoğurduğu görülüyor. Yükseköğretim mezunlarının yüzde 22,9'u hiç doğumyapmazken, yüzde 1,9'u 4 ve daha fazla çocuk doğurduğu dikkat çekiyor.
Yine araştırmaya göre 2011yılında işgücündeki kadınların yüzde 35,6'sının, işgücündeolmayan kadınların ise yüzde 52,8'inin 3 ve daha fazla çocuk doğurduğugörülüyor.
Ayrıca istatistiklere göre kadınlarda Bilgisayarkullanım oranı düşük ,ve obezite oranıyüksek ama mutlular.. BU verinin açıklamasına ilişkin yorum nasıl olabilir. Bazıkonulara hep tek taraftan pencereden bakılmaktadır. Dünya genelinde bir obezite gerçeği varken Türkiye’de kadınlarınbilgisayar kullanmadıkları ve çoğunun obezite olduğu konularında eksik bilgilervardır. Kırsal alanda tarla da bahçe de çalışan kadınlarımız kent merkezlerindeülkenin yapısal işsizliği sonucu çalışabilecekleri iş alanlarıbulamamaktadırlar. Bunların bir kısmı ya ev ilerine ya da düşük ücretli işlerdeiş imkanı bulabilmektedirler. Evin erkeği de düşük ücretle kadınınıçalıştırmaktansa evdeki çocuklarının eğitim ve sosyalleşmesine yardımcıolmalarını yeğlemektedirler. Bundan sonra çalışan kadın evine ve çocuğuna iş yükündensonra ilgisiz kalınca çeşitli sorunlar baş göstermektedir.
Zaten çalışan kadınlarımız kutsal göreviyerine getirmektedirler. Ev kadınını işi daha da zor Hem ev işi hem deçocukların eğitimi...…
Bir aile evin temizliği için günlük100 Tlden ayda 10 kere temizlikçi kadın istihdam etse ayda 1000 Tl eder. Çalışankadınların çoğu da asgari ücretten maaş aldıklarını düşünürsek her ay eksi 200TL bütçe açığı ortaya çıkmaktadır. Evtemizliği için bu kadar ücret bir de çocuk bakımı ve diğer ev işleri için burakam daha da yükselmektedir. Efendim istatistiklere göre böyleifadelendirilmesi yanlış…
Türkiye'de kadınlar erkeklere göredaha az bilgisayar kullanıyor. Geçen yıl yapılan araştırmaya göre erkeklerdebilgisayar kullanım oranı yüzde 60,2 iken, kadınlarda bu oranın yüzde 39,8olduğu tespit edilmiş.
Bölgesel olarak bakıldığında,bilgisayar ve internet kullanımının kadın ve erkeklerde en yüksek olduğu bölgeİstanbul, en düşük olduğu bölge ise Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Van, Muş,Bitlis, Hakkari olmuş. Tabii ki kent merkezleri ile Elazığ, Van da ki kadınlartarla bağ bahçe işlerinde çalışmaktadırlar. Onların ev ve iş meşguliyetlerikentlerden daha fazla olmaktadır.
Bu arada Türkiye'de yaşayan kadınlardaobezite oranı yüzde 20,9 iken, erkeklerde bu oran yüzde 13,7 olarak tespitedildi. Kırsal yerleşim yerlerinde yaşayan kadınlarda obezite oranı yüzde21,1'e kadar yükseliyor.
TÜİK'in yaşam memnuniyeti anketine göreTürkiye'de yaşayan kadınların yüzde 9,1'i "çok mutlu", yüzde 53,7'si"mutlu", yüzde 28,1'i "orta", yüzde 7,2'si"mutsuz", yüzde 1,9'u da "çok mutsuz".
İstatistiklere göre Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadıncumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı hiç çıkmadı. Bugüne kadar Cumhuriyet tarihindetek kadın başbakan (Tansu Çiller) oldu.
Halen 548 sandalyesi dolu olan TBMM'debulunan kadın milletvekili sayısı ise 79. En fazla kadın milletvekiline sahipparti de 46 ile AK Parti.
Yerel Yönetim Araştırma Yardım ve EğitimDerneği (YAYED) verilerine göre de 2012 itibarıyla Türkiye'de 2 bin950 belediye başkanlığından sadece 26'sının başkanı kadın. Oransal olarak kadınbelediye başkanı oranı binde 8,8. Tekabül etmektedir.
Bu verilerin ışığında iş kadını ve evkadını olmak zor…Kadın ve erkeğin işlev ve görevleri ve bu görevlerin karşılığıolan sorumlulukları da bulunmaktadır. Hem iş kadını hem de ev kadını olmak zordenildiğinde hem ev işlerini hem de iş hayatının yükünü taşımak kadınlara zorgelebilir. Ev kadınlarımızın da iş zor. Bu açıdan yardımlaşma ve destekanlamında aile birliği içerisinde kadınlara destek olunması gerekir. Aile müessesesi erkek ve kadın için müşterektir. Herkes kendiişlev ve sorumluluklarını yerine getirirse ortada sorun kalmaz Sorunlar sorumsuzluk,ihmal ve tedbir almamaktan kaynaklanmaktadır. Mutlu aile paylaşan ailedir. Kendisiyleailesiyle çevresiyle barışı olanlardır. Hem kendinizle hem eşinizle barışıkolun. Mutluğun kazanılmasına öncelikle iyi bir eş,iyi bir iş ve iyi bir aş’ınkatkılarını da unutmayalım.
 
Bu yazı toplam 80 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.