1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Kadınlar Pozitif Ayrımcılığa Karşı Çıkmalı
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadınlar Pozitif Ayrımcılığa Karşı Çıkmalı

A+A-

Önce şu gerçekleri dile getirerek yazıya başlayayım ki bu konuda samimi olduğumun belgesi olsun. Bu ülkede yıllardır kadınlar (tüm zayıflar gibi) zulme, aşağılanmaya, dışlanmaya, dayağa, zulme... maruz kalıyorlar. Bazı nadanlar, bu gayri insani ve gayri İslami halin sebebini dinimize bağlıyorlar. Bazı batı uşakları ile gavur aşıkları,   İslam’dan, insanlıktan bi haber bazı cahillerin yaptıkları zulümleri ve kötülükleri dine bağlamak için özel bir gayret sarf ediyorlar. Bunun böyle olmadığı aşikarken bu özel çabanın değişik nedenleri olmalı.
Peygamberimizin kadınlarla ilgili şu hadisleri ortada iken zulmü İslam’a bağlamak ancak ihanetle cehaletle açıklanabilir:  
a-“Sizin hayırlınız, kadınlarına hayırlı olan (iyi davranan)dır.
b-"Sizin en hayırlınız, ehline karşı en iyi davrananızdır. Ben âileme en iyi olanınızım."
c-“Kadınlara ancak kerîm olanlar ikrâm ederler (değerli olanlar değer verirler); onlara kötülük edenler ise leîm (kötü) kişilerdir.”
d-“Sizden biri, hangi düşünceyle hanımını köle döver gibi dövmeye tevessül eder? Akşam olunca aynı yatakta beraber yatmayacaklar mı?...”
Eşlerinden hiç birine bir fiske bile vurmayan bir peygambere bağlı olduğunu söyleyen bir Müslüman, nasıl oluyor da bırakın onu dövmeyi maazallah öldürüyor. Şu gerçeği bilelim ki İslam dininde evlenmekte, boşanmakta meşrudur, hukukidir normaldir. Ve dinimiz hem evlenmeyi hem boşanmayı kolaylaştırmıştır. Lakin günümüzde yüzde doksan dokuzu Müslüman bir ülkede (TÜRKİYE) kadın cinayetleri her yıl, her ay oransal olarak inanılmaz bir yükseliş gösteriyor. Hâlbuki bizim Kuranımızda şöyle yazılır: ““…Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür…” maide 32

BU VEBAL HEPİMİZİN

Türkiye’de yaşayan herkes, başta yöneticilerimiz olmak üzere aydını karanlığı,  akademisyeni talebesi,  akıllısı cahili,  zengini fakiri, iktidarı muhalefeti… Bu zulmün, bu aşağılık fiilin, bu iğrenç eylemin  ve en önemlisi bu  büyük günahın durdurulması için geleni yapmalı. Aksi halde bu büyük günah, toprağımızı, suyumuzu, havamızı öyle zehirleyecek ki hepimiz yaşayamaz hale geleceğiz.  
Gelelim başlığa,  son yıllarda Ak Parti hükümetleri arta arda kadınlara pozitif ayrımcılık yapacağım diye fıtrata aykırı kanunlar çıkarttı. Hakka, adalete, fıtrata aykırı kanunlar ve uygulamalar hiçbir zaman insanlığa fayda getirmemiş, adaleti sağlayamamıştır. 6284  nolu kanunda bunlardan biri. Sözü geçen kanunda boşanmalara ve kötü gidişata dur diyememiştir. Rakamlara bakacak olursak sanki tersi olmuş gibidir. Kanunun çıktığı tarihten itibaren kadın cinayetleri şöyle bir seyir takip etmiş:  (2012 de 210,  2013,te 237, 2014’te 294, 2015 te  303, 2016 328,  2017 de…)  Görülüyor ki bu kanuna rağmen boşanmalarda da ölümlerde de artış sürüyor. O zaman yapılacak olan ne?  Bu kanunu bir daha gözden geçirmek. Hem fıtrata aykırı hem de bu ülkenin kültürüne zıt böyle bir uygulamanın böyle bir sonuç vermesi sosyolojinin bir gereği.
Geçen gün KON TV de beşinci mevsim programının katılımcıları iki hanımdı ve bayanlar, bu kanunla güya kadınlara verilen hakların toplumu, aileyi nasıl çıkmaza soktuğunu genişçe anlattılar. Bilhassa boşanmalardan sonra kadınlara tanınan çok büyük ayrımın sürdürülebilir olmadığını örneklerle açıklayan hanımlar buna bir çare istiyorlardı. Sadece şu örnek haksızlığı adaletsizliği çok çıplak anlatıyor. Boşanan bir kadın isterse yıllarca ayrıldığı eşinden her yıl artış yaptırmak sureti ile nafaka alabiliyor. Böyle bir durum İslam’da zıt fıtrata da. İslam’a göre boşanan kadın erkekten mihr talep eder.  ( günümüzde buna tazminatta diyorlar) Varsa çocuğu onun için de nafaka talep edebilir. Ortada çocuk falan yok, ayrılmış bir kadın yıllarca boşandığı erkekten nafaka alabiliyor. Bu ve buna benzer içerik taşıyan bu kanuna ilk önce kadınlar karşı çıkmalı. Ve ;” Hakka adalete fıtrata ıslama aykırı böyle bir pozitif ayrımcılığı biz istemiyoruz…” demeliler. Aksi halde uygulamada meydana gelecek haksızlıklara onlarda ortak olmuş olur.

Bu yazı toplam 378 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.