1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. Kadir Gecesi ve o gece inen sancaklar
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadir Gecesi ve o gece inen sancaklar

A+A-

Sözlükte kadir (kadr) kelimesi “hüküm, şeref, güç, yücelik” gibi anlamlara gelir. Dinî literatürde ise “leyletü’l-Kadr” şeklinde Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği gecenin adı olarak kullanılır. Aynı adı taşıyan 97. sûre bu gecenin fazileti hakkında nâzil olmuştur. Sûrede Kur’an’ın Kadir gecesinde indirildiği ve sözü edilen gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu belirtilir. Müfessirler hayırlı olanın bu gecede yapılan amel olduğunu, bin ayın ise içinde Kadir gecesinin bulunmadığı bir süreyi ifade ettiğini belirtirler (Taberî, XV, 339. Kadir gecesinin Ramazan ayında olduğu kesindir. Ancak hangi güne tekabül ettiği konusunda farklı rivayetler vardır.

 Zirr b. Hubeyş anlatıyor: “Ubey b. Ka’b’a; (r.a.) İbn Mes’ud’un, (r.a.) ‘Senenin bütün gecelerini ihya eden kimse kadir gecesine tesadüf edebilir.’ sözünü hatırlattığımda, bana şu cevabı verdi: ‘Kendisinden başka ilah olmayan Yüce Allah’a yemin olsun ki, kadir gecesi Ramazan ayındadır.

Kadir gecesi; Resûlullah’ın (s.a.s.) bize namaz kılmamızı emir buyurduğu gecedir. O da Ramazan’ın 27. gününün gecesidir. O gecenin alameti, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınları gözü almayacak şekilde doğmasıdır.’” (Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn, 179)

Abdullah b. Ömer’den gelen bir rivayette Hz. Peygamber (s.a.s.), “Kadir gecesini aramak isteyen 27. gecede arasın.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, VIII, 426) buyurmuş, böylece 27. geceyi ibadet ve zikirle uyanık olarak geçirmemizi tavsiye etmiştir.

 Bir hadisi Şerifte Peygamberimiz (sav)

 ''inanarak ve mükâfatını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini ihyâ edenlerin geçmiş günahlarının affedileceği müjdelenmiştir'' (Buhârî, “Fażlu leyleti’l-Ḳadr”, 1; Müslim, “Ṣalâtü’l-müsâfirîn” 175-176). Ramazanın son on gününe girildiğinde, Peygamberimiz (sav) dünyevî işlerden uzaklaşıp i‘tikâfa çekilir, geceleri daha çok ibadet ve tefekkürle geçirdiği gibi ailesini de uyanık tutardı (Buhârî, “Fażlu leyleti’l-Ḳadr”, 5; “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 1-5; Tirmizî, “Ṣavm”, 73).

Bir hadiste Resûl-i Ekrem’in Kadir gecesinde, “Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet!” şeklinde dua edilmesini tavsiye ettiği belirtilir (Tirmizî, “Daʿavât”, 84; İbn Mâce, “Duʿâʾ”, 5).

KADİR GECESINDE YERYÜZÜNE DÖRT SANCAK İNDİRİLİR.

1- Mağfiret Sancağı : Rasülullah (s.a.v)’in mübarek Ravzasında, Kabr-i Şeriflerinin başına,

2- Rahmet Sancağı : Kabe’nin Damına.

3- Kerem Sancağı : Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın üstüne,

4- Hamd Sancağı : Yer ile Sema arasına sererler.

Daha sonra yeryüzüne dağılırlar.(Cebrail as. ve görevli Melekler) Cürümlü, cürümsüz bütün Mü’minlerin evlerini ziyaret ederler. Bu gecede çok kaza namazı kılan, Kur’an-ı Kerim okuyan, çok çok kalbi zikir yapıp, Salavatlar getiren, Tesbih namazı ve nafile namaz gibi ibadetlerle o geceyi değerlendiren Mü’minlerin ve toplu sohbet yapan Cemaatların Hanelerine teşrif ederek, Tevhid Cemaatlarına katılırlar. O geceyi yeryüzünde Zikir Cemaatlarının safları içinde, kendilerine has ibadetleriyle değerlendirirler. Ta ki tanyeri ağarıncaya kadar! (Rahmetli Hacı Halis Kestane)

Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar