1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Kalbin Afetlerinden Kibir
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Kalbin Afetlerinden Kibir

A+A-
Bazılarının tarifine göre müminin kalbi, yedi dalı olan bir ağaç gibidir: Birinci dal kalbe ulaşır. Meyvesi, sağlam irade ve ihlâstır. 2. Dile ulaşır. Meyvesi, doğru sözdür. 3.Göze ulaşır. Meyvesi, sani’ ve yaratıcı olan Allahın vahdaniyetine delalet eden âfâki ve enfüsi delillere ibretle bakmaktır.
4. Ellere ulaşır. Meyvesi, haramdan kaçmak, fakirlere ve yetimlere sadaka vermektir. 5. Ayaklara ulaşır. Meyvesi, cemaatlere gitmek, haramlardan ve kötülüklerden kaçınmaktır. 6. Boğaza ulaşır. Meyvesi, helal yemektir. 7. Kulaklara ulaşır. Meyvesi, yalan, gıybet ve mâ lâ ya’ni (manasız, faydasız, boş şey) dinlememektir.
Hadimi k.s. ise Berika- Mahmudiyesinde Kalp denen mübarek azayı korumak için afet olan kibir ve üç şeyin icmaında fayda olduğunu şöyle izah etmektedir:
Ve bunda beş bahis vardır. 1.Tefsiri ve hükmü. 2. Kibrin kısımları. 3.Tekebbür. 4.Kibir ve tekebbürün sebepleri. 5. Kibir alametleri.
Kibrin zıddı ise tevazudur. Dünyalık sebeplerle, mürai olana tekebbürlü davranmak haram değildir. Tevazu da ileri gidip tezellül de haramdır. Çünkü, Rasülullah s.a.v.: “Mümin için kendini zelil etmek helal değildir, zaruret için olanlar müstesna” buyurmuşlardır.
Zira kalbin afetlerinin on üçüncüsü tezellüldür. Mesela: Bir Âlim, yanına bir ayakkabıcı geldi. Ona tazım eder, onun etrafında döner vs. bu tezellüldür, Yanlıştır. Çünkü onda bir beklenti veya beklenti kokusu vardır. Ziyarete gelene izzet ikram olabilir. Ama ilmin izzetini zelil etmek yakışmaz. Yoksa burada ayakkabıcıyı küçük görmek kasıt değildir. (berika c.1.s.615)

ÜÇ ŞEYİN İCTİMAI

Şu üç şeyin ictimaında (bir araya gelmesinde toplanmasında ) fayda vardır. Marifet, kerahiyet ve imtina. İmtina, kerahiyatın ( kerih olan şeyler ki hoş görülmeyen şeyler) semeresidir meyvesidir. Kerahiyet de marifetin semeresidir. Marifetin kuvvetlenmesi ise iman kuvveti ile olur. Zafiyet ise gaflet hasebiyle olur. Dünya muhabbeti, ahiret nisyani (unutması) ile ve Allahü Teâlâ indinde olan şeylerde tefekkür azlığı hasebiyle marifet zafiyeti bundandır.
Tedbir azlığı dünya muhabbeti afetlerindendir. Dünya muhabbeti ise hataların başıdır. Şu üç şeyin ictimaî olduğu zaman riyadan beri olunur. Yakın şek ile zail olmaz. İbtida yakın sabit olduğu zaman intiha da bakı olur. (berika c.1.s.608)

DAVETE İCABET VE DAVETSİZ YERE GİTMEK

Muhterem okuyucu bu hususa da dikkatinizi çekmek isterim. Zira zamanımızda davetsiz oldukları halde düğün pilavlarını takip edenler olduğunu duyarız. Hatta şu latifeyi burada yazmakta fayda mülahaza etmekteyim;
Birkaç arkadaş yine bir gün düğün yemeği zannederek davetsiz bir sofraya oturmuşlar. Yemekten sonra içlerinden biri düğünlerinin hayırlı olmasını ve evlenen gençlere mutluluklar dilemiş. Bunu fark eden birileri bunların boşboğaz davetsiz kimseler olduğunu fark eder etmez basmışlar sopayı.
Meğerki o düğün sünnet düğünü imiş. Yani hem yemek hem de dayak yemişler afiyetle. Hâlbuki din buna izin vermiyor. Sözü uzatmadan hakikate Hz. Hadimi’nin açıklamalarına dönelim:
Abdullah ibni Ömer r.a.dan: “Rasülullah s.a.v. buyurdu ki: Kim davet edilirde icabet etmezse, Allah ve Rasülüne ası gelmiştir. Kim ki, davet olmadan zıyafete girerse hırsızlık etmiş olur çıkar da muğayyır olur (kapıp kaçan olur)”.
Yani davete icabet edilecek, zaruret yoksa. Ve davet edilmeyen sofraya zıyafete oturulmayacak. Davetsiz gidilir yenilir ise hırsızlık etmiş olur. Çünkü sahibinin haberi izni olmadan malından alma vardır. O, şahıs hırsız olarak girer, muğayyir (Kapıp kaçan) olarak çıkar demektir.(berika c.1.s.623)

TEZELLÜL

Değerli kardeşim! Din azizdir sahibini de aziz kılar. Yani sahip çıkanları izzet sahibi eder. Ama birileri birilerini ezmek ve bir yerlere varabilmek, çıkabilmek, gereksiz yere menfaatler eldi edebilmek maksadı ile lüzumsuz el öpme gibi bir alçalma gösterirse, Onlar için kısaca Hazreti Hadimi diyor ki;
Zulmet sahiplerinin ellerini ve eteklerini zaruret olmadan öpmek de zelilliktir. (berika c.1.s.623)

MİSKİNLER

Tirmizi Hz. Aişe validemizden, oda babasından rivayet edilen hadisi şerif de: Rasülullah s.a.v. Ayşe validemize;
“Ya Aişe, miskinleri sev ve onlara yakın ol. Muhakkak Cenabı Allah, kıyamet günün de sana yaklaşır” buyurdular. Evet; Miskinlere yardım ve alaka, onların dertleri ile dertlenmek yevmi kıyamette yüce Allahımıza yaklaşmayı temin etmiş olacaktır.(berika c.1.s.624) (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 58 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.