1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Kalbin Münkiratı
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Kalbin Münkiratı

A+A-
İslâm şahsiyetini oluşturan güzel ahlâkın tahsîlinde, ilk önce atılması gereken adımlardan biri, nefs tezkiyesi ve kalb tasfiyesidir. Bu tezkiye ve tasfiye, aynı zamanda beşerî âkıbetin felâket veya saâdet olarak gerçekleşmesinde en belirleyici faktördür.
Nefs tezkiyesi ve kalb tasfiyesi için evvelâ ilâhî irâdeyerâm olup şehevî ihtiraslara ve çirkin hâllere karşı koymaya çalışmak îcâb eder. Her mü’min, kendi kusur, noksanlık, acziyet, hiçlik ve câhilliğiniidrâk ederek; Rabbisini bütün azamet, kudret ve kemâliyle kavramalı ve fiillerine bu idrâk ile yön vermelidir.
İşte bu yapılabildiği takdîrde -Kur’ânîtâbirle- “kötülüğü şiddetle emreden nefs” mezmûm sıfatlardan arınıp makbûl bir hâle gelir. Ehemmiyetine binaen Hadimi merhum kalbin münkiratını güzelce izah ettikten sonra, birde hikâye nakleder şöyle:
Kalbin münkiratını 4. Kötülenme korkusu. 5. si ise medh (övülme) sevgisidir.(Medh’in zararları lisanın afeteri mevzuunda yakında gelecek). İnşaallah.
Küfrü hükmi: Amma kavli olur veya fili olur. Cenabı Hakkın tekzip emaresi kıldığı şeylerdir. Mesela: Allah Teâlâ tarafından tazım ifade eden şeyi istihfaf gibi (hafife alma). Allah Tealaya layık olmayan şeyle tavsıf etmek.
Mesela: Allah bize arşdan bakıyor veya semadan görüyor veya sema da nazar ediyor. Ve filan kimse benim gözümde ve Allahın gözünde Yahudidir demek gibi. Ama bunda kasıt fiilinin çirkinliği ise küfre girmez. Ve Allahın eli uzundur demek küfürdür. Fakat bunda murat, Allahın kudretiyse, küfür olmaz.
Meleklere adavet: (düşmanlık)ve iztihza (alay etmek). Mesela:
Azrail gelse elimden alamaz veya bu manada alaylı ifade kullanmak. Kur’anı istihfaf bir harfini bile olsa veya bir harfini inkâr veya Kur’anınisbat ettiğini nefi, nefy ettiğini isbat etmek de, kadeh kaldıranın “arslangibi’demesi, içki içtikten sonra temiz bir şaraptır demek.
Kur’andan bir şeyi ayıplamak, Peygamberlerden her hangi birini inkâr, Hz. Peygamberimizin s.a.vin sünnetlerinden bir sünnetden hoşnut olmamak, filan salih kimse Nebi’den hayırlıdır demek, Hz. Peygamberin şiiri için o, bir şairdir demek küfürdür. Amma bunu tazım için söylersen küfür değildir. Ve Peygamberimiz, onu sevmiş ama ben sevmiyorum demek. Peygamberimiz s.a.v. Benim kabrim ve minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir” buyurmuş, bunu hafife alsa küfürdür.
Ahiret günü ve orada olanları tazım icap ederken, istihza ve istihfaf. Mesela: hesap, havuz, mizan, sırat, cennet ve bunlara benzer kitab ve sünnette getirilen herhangi bir şeyi, kabir ve kıyamette olacak şeyleri inkâr, istihfaf ve istihza küfrü hükmidir. Beni, derece bakımından cennetin aşağısına korsa girmem. Veya filanca cennete girerse ben onunla cennete girmem demek gibi, buda küfrü hükmidir.
Şer’î şeriften mevcut ilimleri, diğer ilimlerden aşağı görmek. Ben haramı seviyorum demek. Haram bir maldan sevab ummak. Ve şer’î ilmi istihfaf, bunlarda küfrü hükmidirdir.

HİKÂYE TALEBE VE MELEKLER

Talebelerden birisi, Peygamber Efendimizin s.a.v. ”Muhakkak Melaikei kiram ilim talibinin ayağının altına kanatlarını serer” sözünü düşünerek! Mademki Melekler kanatlarını talebenin ayağının altına incinmesin diye koyarmış. Öyleyse demiş, ayağımı vurayımda meleklerin kanadı kırılsın demiş ve ayağını yere vurmuş. Vurur vurmaz talebenin ayağını Cenabı Allah c.c. kurutmuştur. İtikat bozukluğundan Allah Tealaya sığınırız.
İmamı Ebu Hanifenin kıyası hak’tır. Çünkü onun kıyasına cevaz delili kitabullah’dadır. Onun kıyası hak değildir derse kâfir olur. Çünkü kıyasın cevazının delili, Allah Tealanın şu, Araf süresi 57.ayetini delil getirmiştirki: “O rüzğarı rahmetin önü sıra müjde olarak gönderir. İşte o ölüleri de öyle çıkaracağız”.
Tevhıd ilmi, tefsir ilmi, fıkıh ve hadis ilmi ile istihza küfürdür. İlim ve Ulema ile istihza, sebepsiz yere âlime küfüretmekte aynıdır. Mutlaka küfre rıza küfürdür bi’l-ittifak. Onu güzel görerek hoş görüp rıza göstermek. Çünkü bunda şeriatın çirkin gördüğünü güzel görme var. Yalanlama var.
İmamı Azam r.a. ”Kalbin, onun üzerine itikadı olursa küfürdür, aksi kâfir olmaz” demiştir. Yani dil ile tekellüm edilen şeyi, kalbdeitikad ederse kâfir olur demiştir.
Ve bilcümle (velhasıl): Küfrü hükmünün sebebi; Aklen hafif görmek ve kelam üzerine hırsdır. Başkalarının küfrüyatına rıza göstermek, kabul vechi üzere istihsan görmek(güzel görmek), kalbe gelen her bir şeyden dilini hıfzetmemek, azaları küfrü mucib şeylerden hıfzetmemek, dini emirlerde itina göstermemek yani küçük günahmış büyük günahmış, bu isyanmış değilmiş, tevbeye lüzum varmıyokmu, aldırış etmiyip, dikkatten uzak durmak gibi.
Muhterem okuyucu, bu kısım aslında çok uzun bir bahistir. Lakin biz burada muhtasar geçtik. (b.s.463) (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 56 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.