1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Kaldırım Taşı Özgürlüğü
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaldırım Taşı Özgürlüğü

A+A-
Özgürlük, bir insan için en önemli ihtiyaçlardandır. Özgürlük tarihte, edebiyatta ve toplumsal yaşamın her alanında her zaman en önemli değerlerden biri olmuştur. İnsan özgürse insandır, özgürse üretir, özgürse mutludur.
Elbette özgürlüğün insan yaşamında önemini, değerini burada uzun uzun belirtmeye ayrıca gerek görmüyorum. Kişi hak ve özgürlükleri herkesin üzerinde mutabık kaldığı değerlerdir. Bunlarda kimsenin bir şüphesi ve tereddüt durumu yoktur. Fakat bu hak ve özgürlükler, son zamanlarda istismar edilerek, yanlış anlaşılarak başkalarının hak ve özgürlüklerini taciz eder hale getirilmiştir. Bu nedenle, hak ve özgürlükler, bir başkasını tacize, şiddete ve bir araç ve istismar aracı yapılmamalı, aksine bireyin insani vasıflarla daha çok uyum sağlamasına hizmet etmelidir. Burada uyumdan kasıt, körü körüne itaat değil kendi öz varlığının insani değerlerle bütünleşmesidir.
Özgürlük adı altında, Allah’ın çizdiği sınırları zorlamak, İlahi emir ve fıtrata aykırı şiddet, terör, yaşam tarzları, tercihler vb. tutum ve davranışlardan kaçınmak gerekir. Kendine yabancılaşma, fıtratın dışında arayışlara girmek, bireyi daha çok huzursuz ve mutsuz edecektir. İnsan fıtratında, insana ait olan ne varsa içinde olan, huzur ve mutluluğu bulacak kadar, özgürlüğü de içine alan bütün ulvi değerler vardır.
Bununla birlikte, özgür olduğunu düşünen insanlar ne kadar özgür? Ya da Özgürlük zannettiği şey gerçekten özgürlük mü? Ya da özgürleşeceğim diye küresel trendlerin esiri mi olmaktadır? Doğaya, geleneklere, kültürümüze, belki de dine! karşı özgürleştiğimizi sanırken, onların yerine neleri koyarak özgürleştiğimizi sanıyoruz acaba? İdeolojilerin, uzak doğu felsefesinin, batı kültürünün, batı düşüncesinin esiri olmuş bireylerin özgürlük adına nutuk atıp, şiddetin diliyle konuş(maları)abilmeleri, kaldırım taşlarını söküp çevreye zarar vermeleri anlaşılır bir durum değildir. Öyleyse nedir bu? Bu durum, onların özgürleştiklerini sanırken, zihinlerinde kırılması güç zincirler taşımalarının bir eseridir. Toplumla, kültür ve gelenekleri ile aidiyet bağı koparılmış gençler ve çocuklar yetiştirmek, zararının çoğunu yine bu gençlerin omuzlarında taşıyacağı bir ağırlık olarak gelecekte önümüze gelecektir.
İnsanlar, erkekler, kadınlar veya gençler özgürleştiğini sanırken, modaya, sosyal medyaya, TV dizilerine, internete, bağımlı olmaya ne kadar devam edebilir. Bütün bu süreçler hızlı bir şekilde yaşanmakta, sonu gelmez istekler bireyleri daha doyumsuz, daha bencil olmasına neden olmaktadır. Her şeyi tüketen insan, kendini de tüketmekte bütün değerlerimiz sosyal medya canavarının elinde, basit resim ve aksesuarlı cümlelerle sıradanlaştırılmaktadır. Öyle ki, içselleştirilip, özümsenmeden tüketilen değerlerimizi, gün gelip geriye dönüp tekrar üzerine tefekkür etmemiz gerekecektir. Özgürlüğü sınırsız tüketim, yakıp yıkma olarak anlayanlar özgürlüğü yanlış anlamışlardır. Tüketim odaklı özgürlük anlayışındaki sözde özgür! insan, bencildir, bu sözde özgürlük daha az empati demektir, kendisine daha çok kötülük demektir.
Özgürlük ise, beslenmeden, kıyafete, uyku saatinden ağzımızdaki söze velhasıl nasıl yaşayacağımıza, bize dayatan popüler kültüre, şer odaklarına ve küresel sömürü düzenine rağmen, fıtratımıza uygun bir şekilde kendi tercihimizi yaşayabilmektir. Selam ve dua ile.
 
Bu yazı toplam 55 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.