1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU NEDEN VAR?
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU NEDEN VAR?

A+A-

Siyaset tam hükmedemediğinde güç, atanmış bürokrasinin hükümdarlığına geçer.

Hükümet bir karar aldı, dedi ki dava sayısı çok fazla, şikayet çok fazla. Öyle bir kurum kuralım ki, adalet sağlansın, hakkaniyet sağlansın, bir grup çözülebilecek meseleler bu kurumda ele alınsın, böylece yargının da yükü azalsın.  Bu amaçla 6328 sayılı Kanunla 29.06.2012 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) kuruldu. Görevi, İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmaktır.

Baş denetçi Şeref Malkoç Beyefendi olmak üzere 5 Kamu denetçisi 1’de genel sekreter vardır. BU KİŞİLERE BAĞLI çok sayıda da alt birim vardır.

Bu kurum geçenlerde bir karar aldı. Dedi ki, Üniversite sınavına dakikalarla alınmayan öğrenci kardeşlerimizin mağduriyetleri YÖK tarafından mutlaka giderilmelidir.

Şahsımda bu konuyu gündeme getirmiş, bu öğrencilerin sınava girememesinde asli sorumluluğun illerdeki yönetim kadrolarında olduğunu beyan etmiş, Kamu Denetçiliği Kurumunun öğrenci lehine aldığı kararı büyük bir mutlulukla karşılamıştım.

Fazla teferruata girmiyorum, YÖK ne yaptı? Alınan karar geçerlidir, Tavsiye kararına uymuyoruz. Mesele Mağdurun kendi hatasıdır, kurallardan esneklik yoktur. HAK KAYBI YAŞAYANLAR SENEYE HAZIRLANSIN. Dedi.

Tam da bürokrasiye yakışan bir cevap.

Şimdi BEN BURADAN SORUYORUM? Tamamı hukukçu, başında da Cumhurbaşkanımızın Danışman kadrosundan Şeref Malkoç var. Evet tavsiye kararıdır, ancak ortada psikolojik ve ruhsal kayıplara neden olabilecek, genç kardeşlerimizin 1 yılının boşa gittiği bir durum var.

Eğer bu kurumun aldığı kararlar dikkate alınmayacak, bürokrasi bildiğini uygulayacaksa bu kuruma ne gerek var?

Bu kurumun organizasyon şemasını incelediğinizde devletin yüklü bir bütçesi bu kuruma gidiyor.

Sorumluluk siyasetteyse, bürokrasi neden bu kadar sert, acımasız ve dayatmacı..

Onların tuzu kuru. Millete hesap verecek olan siyasiler. Milletin temsilcisi Milli Eğitim Bakanımız 2.sınav için, aman ha 15 dakika kuralı geçerli, siz yarım saat önceden sınav giriş yerlerinde olun diyor.

Masaya vuramamıştır, bu ülkenin bir Bakanı olarak kardeşim benim bulunduğum makamın millete bir sorumluluğu var. Sizler atanmış olarak kendinizi karar mercii yerine koyamazsınız. Bir gencimizde olsa hakkı teslim etmek bizim asli vazifemiz. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiyesine uymak sizin görevinizdir, uymaz yarın iş Anayasa Mahkemesine gider oradan da öğrencilerin lehine bir karar çıkarsa, oluşabilecek sıkıntılardan halka hesabı biz vereceğiz. Siz koltuklarınızda rahat rahat oturacaksınız diyememiştir.

Gerçekten çok ama çok yazık. Geçmişte gören yapmış bir Bakanımızın daha öncede yazdığım sözü aklıma geldi, İktidar olduk ama muktedir olamadık. Bürokrasiyi alt edemiyoruz.

Demek ki yıllar geçse de mesele meselelikten çıkmıyor. Düşünüyorum da bu ülkede Bakanların her iyi niyetli açıklamalarına karşın bir adım yol alınamıyor.

Ne üreten hakkını alabiliyor, ne tüketen ucuz tüketebiliyor. Ne kaçak ürünlerin bu ülkeye girişi engellenebiliyor, ne dolandıran cezasını buluyor?

Demek ki, daha çok ekmek yememiz, yol almamız gerekiyor. İnşallah yeni sistemde söz bürokrasinin değil Milletin temsilcilerinin yetkisine geçer. Hak, hukuk ve Adalet o zaman tam tescil edilmiş olur.

Not: Yazdığım bir kısım yazılar birilerini rahatsız ediyormuş, bana oldukça kızgınlarmış.  Yazdığım yazılarda, hiçbir vatandaşın ismin zikretmedim, eleştirilerimde Milletin hakkını savundum. Doğruluktan ayrılmadım. Hakkı haklıya teslim ettim, ister siyasi, ister kişi duyduklarımı, gördüklerimi ve yaşadıklarımı paylaştım. Bir yazar olarak ‘ hatadan dönmek erdemdir’ sözü ile, yarası olan gocunur demekten başka diyeceğim hiçbir şey yok. Bugün dünya yarın ahiret. Geldik gidiyoruz. Kimseyle bir derdim yok. Öncelikle kendimi, sonrada bir kısım kardeşimizi hatadan döndürebilirsek ne mutlu. Sana mı düştü diyenlere de söylenecek tek söz, Allah sizleri ıslah etsin.

Bu yazı toplam 404 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.