1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. KANAL PROJESİNE “BİLİMSEL AÇIDAN” KARŞIYIM
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

KANAL PROJESİNE “BİLİMSEL AÇIDAN” KARŞIYIM

A+A-

Milletimiz, devletimiz,  halkımız için “Asrın projesi” namına layık Kanal İstanbul projesi ile ilgili tartışmalar hararetli bir şekilde devam ediyor. Projeye karşı çıkanlar (genelde son seçimlerde millet ittifakını oluşturan grup ) halk üzerinde şimdilik daha müessir gibi. 

Sayın Erdoğan son seçimde ve bu tartışmada eski performansından uzak,  kendini 20 yıldan fazladır iktidar yapan ilkelerinden sapmış görünüyor. Şöyle ki; Sayın Başkan halkı nabzını en iyi tutan siyasetçi olarak bilinir. Lazım olan konularda kamuoyu yoklaması yaptırır ve bu yoklamalara itibar edip görüşlerini halkın görüşleri doğrultunda oluştururdu. Zaten demokrasinin özü de budur. Son yerel seçimler sürerken ben bizzat sayın Erdoğan’ın, “ kamuoyu yoklamalarına güvenmiyorum …” dediğini duyduğumda eyvah demiştim.

94 seçimleri sırasında (başında veya sonunda) şöyle bir manzarayı dün gibi hatırlıyorum:  Sayın Erdoğan,  seyircinin de katıldığı,  kalabalık bir gazeteci grubunun karşısına büyük bir kadro ile çıkmıştı. Gazeteciler hangi konuda soru soruyorsa kendisi kısa bir açıklama yapıyor sonra sözü o konu ile görevli uzman arkadaşına veriyordu. Mesela eğer soru İSKİ veya su ile ilgili ise ; “Veysel Bey buyur” diyordu. O güne kadar Demirel gibi, Erbakan gibi süper liderler,  kendilerine sorulan hiçbir soruyu başkasına paslamadıklarından,  Erdoğan’ın bu yaptığı milletin çok hoşuna gitmişti. Bu gün sayın Erdoğan sanki o eski halinden uzaklaşmış, her şeyi kendisi yapmaya çalışan “süper liderler” pozisyonuna gelmiş görünüyor. 

Asrın projesi olan bu devasa proje bir ayrışma, bir çatışma zemini oluşturmamalı. Evet, bu proje için iktidar,  2011'den beri büyük bir çalışma yürütmüş, mühendis ve uzmanlardan oluşan 20 kişilik ekip, 7 üniversiteden 33 bilim dalında 200'e yakın akademisyenle çalışarak 1590 sayfalık rapor hazırlamış. Lakin halkın bundan haberi yok. Halkın haberi olsa ne olur? Halk bu işeten ne anlar? Benim gibi vatandaşlar adını bile söyleyemediğimiz bilim dallarında çalışan insanların (Deniz Bilimleri Mühendisliği, çevre mühendisliği, arkeoloji, jeoloji,  oşinografi ….) konu ile ilgili açıklamalarını elbette anlamayacak ve değerlendiremeyecek. Lakin konunun uzmanları tartışırken onları dinleyenlerde bir kanaat oluşur. İşte bu kanaat kamuoyunun görüşlerini belirler. Ha şu da var. Halkın sıkıntı içinde olan önemli bir kesimi için 10 - 15 yıl sonra ülkeye büyük bir katma değer sağlayacak bir proje ona masal gibi gelir, “bana ne “ der .

Ben şahsen bu projenin çok iyi olacağını İstanbul'a ve ülkeye büyük bir maddi katkı ve prestij kazandıracağını düşünüyorum. Bu kanaate geçen gün teke tek programına katılan Prof. Recep Bozdoğan’ ı dinledikten sonra vardım. Lakin aynı programa katılan bir başka prof. Da “ bu kanal açılırsa Marmara'nın ölümünün daha da hızlanacak…”  tezini de dikkatlice dinledim ona da hak verdim. Tabi iki ilim adamı konuyu kendi ilgi alanları açısından değerlendiriyor. Yapılacak şey şu;  Sayın  Erdoğan eski günlerdeki gibi halka kulak verecek (araştırma yaptıracak) eğer bu işe halkın desteği yoksa eski günlerdeki gibi, kanal taraf  bilim adamlarını arkasına,  karşı çıkan  gazetecileri ve ilim adamlarına karşısına alıp  5-6 saatlik bir tv programı yapacak.

Ben şahsen bilimsel olarak karşıyım. Hangi bilim derseniz “siyaset ve halk bilimi” derim. Çünkü  bir proje yüzde yüz doğru olsa bile halk istemiyorsa yapılmamalı.  Şu anda da bilhassa Ak Partinin yaslandığı gariban halkın önemli bir kısmı destek vermiyor gibi .

Mimar Sinan’nın, “ Şu minare eğri” diyen çocuklar için ne yaptığını hatırlarsak dediğim daha iyi anlaşılır.

Bu yazı toplam 965 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.