Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kandil Kutlamak

A+A-
Genel olarak ‘kandil’ diye andığımız ve halk arasında kutsal geceler olarak değerlendirdiğimiz geceleri farklı biçimlerde kutlamaktayız. Yani ismine ve özelliklerine göre değil de hepsini bir kefeye koyarak değerlendirdiğimiz bir gerçektir.

Nitekim önümüzdeki Salı akşamı ‘mevlid kandili’dir. Daha önce belirttiğim gibi mevlid, doğum demektir. Özel olarak söylendiğinde ise Hz. Peygamber a.s.’ın doğumu ve doğum gününü ifade eder.
Tabii olarak Hz. Peygamber a.s.’ın doğum günü bütün Müslümanları ilgilendirir. Çünkü o gün Müslümanlar için özel bir gün sayılır.
Ne var ki, bir kimsenin doğum gününü kutlamak dini bir hükme konu olmamaktadır. Yani din tarafından müspet veya menfi olarak değerlendirilmiş değildir.
Ancak Peygamberini seven Müslümanlar bu günü özel olarak kutlayıp kendilerine bir çeki düzen vermeyi ve o günün feyzinden faydalanmayı düşünerek Hz. Peygamber a.s.’ı toplu anmayı öteden beri kendileri için vazgeçilmez bir görev saymışlardır. Bu sebeple de bu günde okunmak üzere Hz. Peygamber a.s.’ın hayatını manzum olarak kaleme alan pek çok şair çıkmıştır.
Ne var ki, iş burada kalmamış, her kandil gecesinde bu yazılanlar makamla okunmaya başlamıştır. ‘Kadir gecesi’nde de Miraç kandilinde de, diğer kandillerde de kutlamalar mevlid okunmak suretiyle yapıla gelmiş ve halen de böyle yapılmaktadır.
Fakat okunan Süleyman Çelebi’nin yazdığı ve ‘Vesîletü’n-Necât’ ismini verdiği mevlid olsa da o günün Türkçesi olması sebebiyle günümüzde tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu sebeple de dinleyicilerin dikkatini sadece musiki ve makam çekmektedir. Yani sözlerin yüklendiği mana yerine sadece kulağa hoş gelen makam kişiyi ilgilendiriyor. Bu bakımdan okunan mevlidden beklenen fayda elde edilemiyor.
Bu sebeple her kutlamada dinleyenler tarafından onların anlamadığı bir metni/şiiri okumak yerine onların anlayacağı bir şeyler söylemek ve bu konuya onları yönlendirmek daha faydalı olacaktır. Yani mevlid kandilinde Hz. Peygamber a.s.’ın doğumu ve hayatı anlaşılan bir dille ve aynı zamanda dikkat çeken bir üslupla, Miraç kandilinde günün önemini belirten bir konuşmanın yapılması …gibi.
Mevlid’in ne olduğu, ne için yazıldığı bilinmeyince her güzel olayda Hz. Peygamber a.s.’ın doğum ve hayatını anlatan nazım, ses ve makama kurban edilerek ve üstelik sevap umarak okunmakta ve okutulmaktadır.

Meselâ evlenince, çocuk doğdu diye, çocuk okula başladığında, askere giderken, askerden dönünce vs. hep mevlid okutulmaktadır. Durum böyle olunca da mevlid okutmak dinin bir emri imiş gibi algılanmaktadır. Bundan dolayı da bir yakınımız öldüğünde belli günlerde veya yıl dönümünde mevild okutmak dini bir vecibeyi yerine getirmek olarak görülebilmektedir. Halkımız bunu böyle algılamaktadır. Daha da ötesi ve garibi, bir ailede vuku bulan bir ölümden sonra onun ruhu için mevlid okutulmazsa aileden geriye kalan kimseler ayıplanmakta ve öleli şu kadar zaman oldu, fakat arkasından bir mevlid bile okutmadılar kınaması gelmektedir.
Bir de bunun aksi yönü bulunmaktadır. Şöyle ki, bir ailede vuku bulan bir ölümden sonra eğer geride kalanlar belli bir zaman içinde mevlid okuturlarsa ölüye karşı olan vazifelerini yapmış kabul edilmekte ve dolayısıyla aile huzura kavuşmuş olmaktadır.
Bu yazı toplam 107 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.