1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kapatalım Mı ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kapatalım Mı ?

A+A-
Benim rengim ikidir.
Ya siyah, ya beyaz.
Hayatımda “gri” yoktur.
Dün beyaz dediğime, yarın gri demem,
Dün siyah dediğime de bu artık “grileşmiş” demek alışkanlığım yok.
Ama öyle insanları görüyorum ki, merhum Necip Fazıl Kısakürek’in Konya’da bir MHP mitinginde konuştuğu gibi çıkarları, yâda başka düşüncelerinden dolayı “rengarenk” oluveriyorlar.
İnsanoğlu yaşadıkça daha neler görecek?
Neler duyacak?
Nelere şahit olacak?
İnsan duyduklarına, gördüklerine bazen inanası gelmiyor ama maalesef bu böyle…
Geçtiğimiz günlerde siyasette, ekonomi de konuşulanlar arasında en çok “Paralel Yapı” sözü edildi.
Ne demek se !..
Kim söylerse söylesin, kim anlatırsa anlatsın ama, paralel yapı ne demek?
Paralel demek, mevcut ile aynı çizgi demek değil mi?
Yani insanın kendisini aynada görmesidir. O zaman neden şikâyetçi oluyoruz?
Eğer bu ülkede paralel yapı varsa, bu yapının aslı söyleyenlerdir. Bu yapıyı kim oluşturmuş veya yardımcı olmuştur?
Önce buna bakmak gerekir.
Gelelim “Kapatalım” a…
Bu sözü o kişiden özel ve ulusal bir TV kanalında duyduğumda küçük dilimi yutacaktım.
Acaba yanlış mı duydum!
Düne kadar ve daha önceki yıllarda yazılarında” kapatma davası” açıldığında “AK Parti'nin kapatılması, AK Parti'den önce Türkiye için bir felaket” diyen muhterem katıldığı bir TV programında‘ Ak Partinin kapatılması gerektiğini savunuyordu.
Bu kişi geçen dönemde AK partiden aday adayı olmuştu. Karısı bir dönem Milletvekilliği yaptı.
AK Parti'nin kapatılması talebini dile getiren ilk kişi değil elbette. Aynı çizgide olan bir başkası geçtiğimiz ay sosyal medyada "Türkiye için tek çıkış yolu var. AKP'ye derhal kapatma davası açılmalı. Artık hukuki ve toplumsal meşruiyetlerini kaybettiler" demişti.
Hay, hayyyy beyler, emriniz olur. Hemen kapatılsın !..
Bu ülke ne çekti ise böylelerinin yüzünden çekti.
Osmanlı döneminden beri parti kapatırız. Cumhuriyet döneminde kapatılan partilerin sayısını siz bulun. Türk siyasi tarihi adeta parti mezarlığı gibi…
Rahmetli Erbakan’ın kurduğu kaç parti kapatıldı?
Yine şu anda PKK’nın uzantısı durumunda olan partinin bir geçmiş sürecine bakar mısınız…
Sonuç “ Bir ölür, bin diriliriz !”
Millet egemenliğine, milli iradeye, hukuk devletine karşı olmak, kumpas kurmaktır. Halkın seçtiği lidere "diktatör" deyip, kimseye hesap vermeye yanaşmayan belli bir sınıf ve zümre iktidarını savunmak bu olsa gerek. Yalnız burada şunu da hatırlatalım. Çoğunluğu arkasına almak demek her zaman demokrasi değildir. Arap coğrafyasına isterseniz bir bakınız.
Mesele AK Parti'nin kapatılması ve Tayyip Erdoğan başta olmak üzere partinin çekirdek kadrosuna siyaset yasağı getirilmesinden ibaret değil…Rejim krizi, sistemin kilitlenmesi olur.
1996 seçimlerinde birinci parti olmuş Refah yol koalisyonunun büyük ortağı Refah Partisi'nin kapatılması için dava açılması rejim krizine neden olmuş ve 28 Şubat Postmodern Darbesi gerçekleşmişti.2007 yılında, peş peşe devreye sokulan, 27 Nisan muhtırası, yargı aracılığıyla çıkarılan 367 krizi, Cumhurbaşkanı seçiminin iptaliyle oluşturulan kördüğüm, halkın hakemliği ile kısa sürede çözülememiş olsaydı binyıl süreceği söylenen 28 Şubat zihniyetinin yeni hamleleri kaçınılmazdı. Sonuçta milletimiz kazandı. Halkın dediği oldu, demokrasi güçlendi ve bugünlere vesayetten arınmış bir demokrasi ile gelindi diyorduk ama, bu kez cemaat gerçek yüzünü gösterdi. Meğer bugünlere cemaat icazeti ile gelmişiz.
Siyasi istikrarın devamı, güven ortamının sağlanması, beraberinde ekonomik ve sosyal reformların yapılmasını, en önemlisi barış süreciyle otuz yıldır akan kanın durması ve terörün önlenmesinde çok önemli mesafe alınmasını sağlamış oldu.
Ancak, AK Parti'ye destek veren kitlelerin en hassas olduğu bir konu olan, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları tüm berraklığı ile araştırmalı, kimse baskı altına alınmamalı ve kimse ne itelenmeli, ne de korunmalıdır.
Şimdi merak edilen soru şu; Ak Parti'nin kapatılmasını isteyenler, mevcut paralel yapının kapatmayı gerçekleştireceğine mi inanıyorlar, yoksa kapatma tehdidi ile istedikleri sonuçları elde edeceklerine mi? Bekleyip görelim.
 
Bu yazı toplam 32 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.