1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Kapatsanız da Kapanmaz
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kapatsanız da Kapanmaz

A+A-
Her şeyde vardır bir hayır sözüne en iyi misallerden biri herhalde Türkiye'nin bu günlerde tartıştığı dershaneler meselesidir. Çünkü bu tartışma ortaya çıkmasaydı bazı gerçekler ortaya çıkmayacak, insanın olduğu her yerde hatanın da her zaman var olabileceğini göremeyecektik. (Tartışmanın tüm tarafları için de geçerli olmak üzere) bazı gölgelerin ve siluetlerin aslı ile nasıl zıt bir konumda olduğunu bilemeyecektik. Dershaneler bize büyük bir ders verdiler. Hoş görü, diyalog, yiğitlik, mertlik, neymiş bu tartışmalarla daha gerçekçi bir halde çıktılar karşımıza. Bu satırlarda ne bir suçlama var ne bir şaşırma. İnsanın olduğu her yerde mutlaka yanlışlar, mutlaka yanılmalar, mutlaka çelişkiler olabileceği tezine büyük bir misal olması toplumun ve mü’minlerin en büyük kazancı oldu. Daha önceleri de partilerle partiler, cemaatlerle partiler, cemaatlerle cemaatler arasında bu tür çekişmeler olmuştur ve de olmaya da devam edecektir. Bu tarihte de vardı günümüzde de var gelecekte de var olacak. Herkesin ve her grubun yüzde yüz doğru olmasının mümkün olamayacağını Yüce Kitabımız bize defaatle anlatmıştı. Fakat Kuran kültüründen yılladır su içmeyen bizler bundan bihaberdik. Bu son gelişmeler bize Kuranın bu gerçeğini bir daha hatırlattı.
Bu hükümetin sağlıkta, ulaşımda, iletişimde, sağladığı başarı niyeyse eğitimde gerçekleşmedi. Bu satırları yazarken, “bu hükümetin bütçeden en büyük payı Milli Eğitime ayırdığını, çok fazla ve pek kaliteli okullar, derslikler yaptırdığını, bedava kitaplar dağıttığını, Fatih Projesi ile büyük bir hamle yaptığını, MEB’in temel amaçlarında çok ilerici değişikler gerçekleştirdiğini, Kuran, Siyer, Osmanlıca, Arapça gibi dersleri seçmeli dersler arasına koyduğunu, Andımızı kaldırarak büyük bir devrim yaptığını, Katsayı haksızlığını gidererek okullar arasında adalet sağladığını, başörtüsümeselesini çözdüğünü bilmiyor değilim. Biliyorum ve tüm bu olumlu adımlara rağmen, bütün bu pozitif gelişmelere inat eğitimimizin niçin iyi bir semere vermediğini de derin derin düşünüyorum. “Bu güzel ve pozitif gelişmeler niçin meyveye yansımıyor” bunu sürekli kendi kendime soruyorum? Suç okullarda mı, öğretmenlerde mi? Zamanın getirdiği ve ne yaparsanız yapın önüne geçemeyeceğiniz, tüm dünyayı etkileyen bir sosyal ve ahlaki çöküşte mi?
MEB’i, onda yapılan değişiklikleri, meyveyi /öğrencileri bir yana bırakıp Dershane meselesine bir göz atacak olursak garip bir durumla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkar. Bu kadar güzel okul, bu kadar yetişmiş öğretmen (700 bine yakın), bu kadar kaliteli malzeme, bu kadar iyi ders malzemesi… Sonuç? Öğrenciler yine dershane de, yine kursta... Niye? Bu niye sorusuna verilecek onlarca cevap var: “Dershanelerin direk sonuca gidecek dersler vermeleri, yılların getirdiği alışkanlıklar, imtihanlarda sorulan soruların müfredatla sınırlı kalmaması ve müfredat dışına çıkması, velilerin eğitimden beklentilerinin çok yüksek olması ve hırsları. Hayat anlayışımızın fazlaca dünyevi olması, kapitalizmin getirdiği doyumsuzluk ve hırs, devlet okullarının bir türlü isteneni verememesi (ki bunun temelinde eğitimimizin sağlam bir sisteme kavuşturulamaması var) öğretmenlerimizin fazla özveri de bulunamamaları, görselliğin (internet, telefon, tv…) zihinleri esir alması vs.
Bu yanlışlıklar düzeltilmeden, bu eğrilikler doğrultulmadan ne yaparsanız yapın dershaneler devam eder. Hani Nasrettin Hocanın bir adamın kendisine gelerek ;” Hocam şu adamın ensesine bir tokat akşet sana bir altın!” isteğini birkaç kere yerine getirdikten sonra tokatı yiyen adamın ;” “Hocam ayıp oluyor ama. Niçin bana vurup duruyorsun!" Sitemine karşı Hocanın; “Vallahi arkadaşım, sende bu ense, şu adamda da bu altınlar, bende de bu ihtiyaçlar oldukça senin bu ense daha çok şaplak yer!” demesi gibi, bu eğitim sistemi durdukça, veliler bu kadar hırslı oldukça, dershanelerde bu tempo ile çalıştıkça dershaneleri kapatsanız da kapanmaz.
 
Bu yazı toplam 50 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.