1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. “Karakoç Anadolu Beyefendisi idi”
“Karakoç Anadolu Beyefendisi idi”

“Karakoç Anadolu Beyefendisi idi”

Türk edebiyatında 'Dede Korkut' ve 'Beyaz Kartal' olarak anılan şair Bahaeddin Karakoç, Konya Aydınlar Ocağı’nda hayırla yâd edildi.

A+A-

Konya Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sunumlu sohbette şair Akdağ, Karakoç’la yaptığı söyleşiden hareketle daha çok onun şiir ve sanata bakış açısı üzerinde durdu. 
Türkçe’yi “milletin üzerine titrediği mukaddeslerden” biri olarak gören Karakoç’un, dile bakışını “Ana dilimizi alabildiğince züğürtleştirdik. Yozlaştırdık. Hangi binanın önül diliyköşe taşlarını eskimiş diye söküp atabilirsiniz, o binayı yıkmadan. Dilin tabi gelişme çizgisine uymayıp, dili zorla değiştirmeye kalkışmak, dilin geçmişine, bugününe ve geleceğine ihanettir” şeklinde özetleyen Akdağ, şu ifadelere yer verdi.
“Şiir dili bir gönül dilidir. İnsanın ruhuyla fısıldaşır. Şair bu dili inşaa eden ustadır. Yine şair, her zaman gönül diliyle millet dilini kaynaştıran, kültür değerlerini savunan, toplumu bilgilendirerek itibar kazandırmaya çalışan bir sanatçıdır. 
Mesleğinin ne olduğunu soranlara “şairim” diye cevap verir her zaman ve “mola yok, yola devam” diyerek hep kendisini yenileyerek şiirine devam eder. Son nefesine kadar.” 
Akdaş, “Yarın için tapumuz yok/ Hakk’tan gayrı kapımız yok” diyen şair Karakoç’un sanata bakış açısını değerlendirirken de şu açıklamalara yer verdi: “Her gün Beyaz Dilekçe yazsam, bastırsam, dağıtsam yine de açlığım-susuzluğum bitmez ki… zaten bir mahveden de, gıdım gıdım tüketen de bu gönül değil mi?”

KARAKOÇ’UN ŞAHSİYETİ
Şair Bahaeddin Karakoç’un şahsiyeti hakkında da önemli açıklamalar yapan Akdağ, “Basitliğe prim vermez, gereksizliğe tahammül etmezdi. Kadîm kültürümüzün şahsiyetinde şekillendiği bir “beyefendilik” tarzı ve orijinalliği vardı. Hani “İstanbul Beyefendisi” deriz ya. Bahaettin Karakoç da tam bir Anadolu Beyefendisi idi. O aynı zamanda ayaklı bir kütüphaneydi. İtibar eder, itibar görürdü. Saygıda kusur etmez, saygınlıkta kusur görmezdi. Boş zamanı olmaz ve boşlukta kalmazdı. Okumakta daimi, yazmakta daimi, üslûbunda samimiydi. Dostlukta devasa, akrabalıkta daha devasaydı. Eş, dost, hısım ve akraba canlısıydı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.