1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Karamsarlık Ve Kararlılık
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Karamsarlık Ve Kararlılık

A+A-
Bence hangi alanda olursa olsun, kazanan veya kaybeden her şeyini ortaya koyup düşünmelidir.
Neden kazandım?
Neden kaybettim?
Başarılı olmak öyle kolay değildir. Bilgi ister, birikim ister, tecrübe ister ve en önemlisi de ne istediğini bilmek ve çalışmak ister. Sloganlarla, kuru gürültülerle başarı gelmez.
İnanacaksınız, inandıracaksınız.
Bir insan sahip olduğu şeyleri için savaşıyorsa, karşısında kim olduğuna bakmaksızın onu yok etmek ister. Ayrıca kimin olduğu da önemli değildir. Elinden gelirse onu derhal yok eder. Bunu Osmanlı’da görüyoruz. Kanuni Sultan Süleyman dediğimiz muhterem ve üç kıtaya hükmeden insan, saltanatını kaybetmemek için en yakın dostunu, oğlunu yok ettirebildiğine tarih şahittir.
Hasret duyulan zafere, çiçekli yollardan gidilmez. Engelleri aşacaksınız. Engelleri aşmak için birikiminiz olmalıdır. Çalışmanız gerekmektedir.
İnsanın nefsi; istisnalar hariç tutulursa hırsızlığa, yalana, aldatılmaya, güdülmeye daha yatkındır.
Rekabetin hat safhada olduğu bir yerde insanlığın değerleri anlamını yitirir. Rekabet yapılmalıdır ancak, belden aşağıya vurmak, insanı değerleri hiçe saymak doğru değildir.
İki şey, aklı ve tedbiri bozar; biri acele etmek, diğeri de olmayacak şeyi istemek. Yani inanmadığın şeyleri istemeyeceksiniz. Yani olmayacak duaya amin demeyeceksiniz.
Halk; kim daha iyi anlatırsa, ona yönelir ve güdülmeyi kabullenir. Hatırlarım benim öğrencilik yıllarımda liseler arası münazaralar yapılırdı. İstanbul’da iki lise münazara yapıyordu. Birisi Dünya’nın düz olduğunu, diğeri de yuvarlak olduğunu savunuyordu.
Kim kazandı dersiniz. Herhalde hepiniz yuvarlak olduğunu savunan lise. Hayır. Düz olduğunu savunan lise puan farkıyla yarışmayı kazandı. Yani bir işin doğru veya yanlış olduğu değil, anlatım tarzı önemlidir.
Şimdi siyasi partiler bir seçimden çıktı. Kazananlar belli ki mutlu.
Ya kaybedenler …
Her yenilgiden sonra, zafere duyulan özlem biraz daha artar.
Aldatmaya, yanıltmaya dayalı zaferler geçicidir.
Kararsızlık insanı tehlikeye, korkaklık başarısızlığa, cesaret zafere götürür. Burada deli cesaretinden, gücünden bahsetmiyorum.
Aydınlanma karamsarlık bulutlarının dağıtılmasıyla gerçekleşir.
Aydınlanan insanlar, sorumluluk bilinciyle karanlıkları aydınlatırlar. Başarının yolu da, siyaseti yapanın becerisindedir. Liderlik; önce halkını tanıyacak, halkın istek ve ihtiyacını bilecektir.
Kadro; akılların birleştiği bir siyasi ekip olacaktır. Akılcı, bilim ve sanat odaklı düşüncenin ışığında neticeye varılabilir.
Unutulmamalıdır ki; hastalık teşhis yapılmadan reçete yazılamaz. Bilinmelidir ki; er geç gücün yapamadığını adalet yapar. Aydınlanmış amaçlı, hedefli, bilinçli, kararlı insanlarla; adil, özgür, barış, huzur, güven, hukuk düzeni kurulabilir.
Yazımı Bernard SHAW’IN bir sözü ile bitireyim.
ŞHAW diyor ki :
Gandhi ve ben, geleceği gören sayılı kişilerdendik. Herkese yol göstermeyi kendimizce görev edinmiştik. Yazık ki, yol işaretine bakmak istemiyor bay dünyalılar.

 
Bu yazı toplam 45 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.