1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Karatay’da enfeksiyon hastalıkları daha fazla
Karatay’da enfeksiyon hastalıkları daha fazla

Karatay’da enfeksiyon hastalıkları daha fazla

Özel Anıt Hastanesi Başhekimi Dr. Kutsi Öncü kış mevsimiyle hastaların arttığını özellikle Karatay’da yoğunlukta olduğunu söyleyerek vatandaşlara uyarılarda bulundu.

A+A-
Kış mevsimiyle birlikte Konya’da mevsimsel hastalıklar artarak salgına neden oluyor. Özel Anıt Hastanesi Başhekimi Dr. Kutsi Öncü, kış hastalıkları hakkında bilgiler verdi. Öncü, “Mevsimsel hastalıkların başında viral enfeksiyonlar dediğimiz gribal enfeksiyonlar var. Özellikle üst solunum yollarını tutarlar. Burun, boğaz, bronşlar yukarıdan aşağıya doğru gider. Eğer sadece burun ve boğaz seviyesinde kalırsa burun tıkanıklığı, burunda akıntı, baş ağrısı, genizde yanma, yüksek ateş, üşüme, titreme gibi semptomlarla kendini gösterir. Bundan öncede halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, eklem ve kemik ağrıları şeklinde başlar daha sonra belirtiler ortaya çıkar. Daha sonra bu ana nefes borusundan bronşlara, bronşlardan küçük hava yollarına iner. Bazen zatüreye dahi neden olabilir.” dedi.

HAVA KİRLİLİĞİ EN BÜYÜK ETKEN
Atmosfer havası içerisinde çok fazla miktarda alerjen maddeler mevcut olduğunu vurgulayan Öncü, hava kirliliğinin alerjik reaksiyonlara neden olduğunu kaydetti. Öncü: “Endüstriyel atıklar çok fazla. Bu atıkların havaya karışması sonucu; hidrojen, sülfür, karbon monoksit, metan gazı, diğer kimyasallar bütün bunlar soluduğumuz hava içerisinde bulunduğu zaman önce burnumuzda sonra boğazımızda daha sonra da bronşlarda hatta cildimizde, derimizde alerjik reaksiyonlara neden olur. Zaten çoğu zaman kış aylarında karşı karşıya kaldığımız tablonun büyük bir kısmı mikrobik olmaktan ziyade alerji kökenlidir. Konya’da bölgesel olarak hava kirliliği farklılık gösteriyor. Karatay’da hava kirliliğinin yoğun olduğunu görüyoruz ve hem alerjen hem de viral etkenler bu bölgedeki vatandaşlarda daha fazla görülüyor.” diye konuştu.
Öncü, kulakların da bu alerjik reaksiyondan etkilenebileceğini ifade etti. Kulağımızdan boğaza açılan bir boru olduğunu söyleyen Öncü, “Boğaz içerisindeki virüslerin temas etmesiyle bu borudan orta kulağa gitmesiyle orta kulak iltihaplarına neden olabilir. Kulakta bir çınlama, ağrı, kaşınma, işitme ve ağırlaşma gibi şikayetlere neden olabilir.” ifadelerini kullandı.

KIYAFETLERE VE YEDİKLERİNE DİKKAT
Dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda Konyalı vatandaşları uyaran Dr. Kutsi Öncü ilk önce vücut ısısına ardından da yiyeceklere dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kıyafetlerin uygun seçilmesi ve benden ısısının doğru muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Öncü, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Soğuğa karşı tedbirlerimizi almadığımız zaman beden ısısının düşmesiyle vücudun mikroplarla ve alerjen etkenlerle savaş kabiliyeti zayıflar. Organizma hastalığa yatkın hale gelir. İç kıyafetlerimizi yünlü seçmeliyiz. Beslenmeye dikkat etmeli özellikle C vitamini ve vitamin yönünden zengin gıdaları tercih etmeliyiz. Protein ve bol yeşil sebze tüketmeliyiz. Roka, tere, turp, narenciye, maydanoz, havuç vs.”
Kanserli hücrelerin glikozu çok sevdiğini ve tatlıdan kesinlikle uzak durulması gerektiğini belirten Öncü, tatlının hayattan çıkarılması gerektiğini dile getirdi. Süt ve meyveli tatlıları kısmen tercih edilmesini bunun dışındaki tatlıların asla tüketmemesi uyarısını yapan Öncü, “Tatlı kanser hücrelerinin gelişmesinde ciddi anlamda destek sağlıyor. Kanser hücreleri glikozu çok sever. Tatlıyla çoğalma potansiyeli çok artıyor.”dedi.

BİTKİ ÇAYI ÖLDÜREBİLİR
Kutsi Öncü, son olarak kış aylarında vatandaşların çok tercih ettiği bitki çaylarının ciddi zararlara neden olabileceğini söyledi. Bilinmeyen bir bitki çayı yüzünden bir hastalarını 21 gün içersinde kaybettiklerini aktaran Öncü, “Bilinen bitkisel çayları ıhlamur, adaçayı gibi ispatlanmış herhangi bir yan etkisi olmayan çaylardır. Bunların hem solunum yollarına hem de gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliği var. Ancak hiçbir şekilde kaynatılmamalı. Kaynamış 5 dk dinlenmiş suya koyarak demlenmeli. Bu bitki çayları içerisinde alkaloid dediğimiz toksik maddeler var. Alkaloidler kaynadığı zaman açığa çıkar ve karaciğer için ciddi anlamda zararlı etkileri vardır. Çoğu zaman aktarlar çeşitli bitkilerin kökleri, tohumları, yaprakları gibi şeyleri kullanırlar. Bunlar içinde faydalı olan ürünler olduğu gibi çok ciddi tehlikeler barındıranlar da var. Bitki çayları, kökleri veya tohumları karaciğer üzerinde ciddi anlamda hasar yapabiliyor. Tüm bitkiler içerisinde toksik alkaloid maddeler var. Ayrıştırılması yapılmamış ne yaptığı belli değil. Bir arkadaşımızı bir bitki çayı yüzünden 21 gün içerisinde karaciğer yetmezliği nedeniyle kaybettiğimizi biliyorum. Üç defa içmesi sonucunda karaciğeri iflas etti, sarılığa dönüştü ve 21 gün içerisinde hastayı kaybettik.” dedi./Nagihan Çapkın

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.