1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Karne Günü Ve Hüzün
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Karne Günü Ve Hüzün

A+A-
Temel eğitim kurumları ve Orta dereceli okullarda ilköğretim yılı tamamlandı ve Konya’da yaklaşık 436 bin öğrenci karnesini aldı.
Öğrenciliği hepimiz yaşadık. Hele hele o ilkokuldaki karne günleri yaşadığımız heyecan hala belleklerimizdedir. Derslerimizin iyi olduğunu bildiğimiz halde karneyi alıp, gözümüzle notları görmeden heyecanımız dinmezdi.
Özellikle tüm öğrenciler karne tatilini beklerler ama, ilk okul ilk sınıflarındaki öğrenciler başta okul sevinci ile stresini bir arada yaşarken, yüksek sınıflarda sınav, yolculuk bir başka yorgunluk getirir çocuklara. Onun için karne tatilini iple çekerdik.
Şimdide üç aşağı beş yukarı böyle.
Karnesini alanlar ve karnesinde kırık olmayan öğrenciler sevinçle evlerinin yolunu tutarken, karnesinde kırıkları olan öğrenciler ise biraz buruk, biraz üzüntü ve belki de aileden gelecek baskılar nedeniyle tedirginlik yaşadıklarını bilirim.
Benim küçük kızım Zeynep’te temel eğitimde 2. Sınıfı okuyor. Geçen yıl sabahçı ve öğlencilik vardı. Bu yıl tekli öğretime geçilmesi nedeniyle biraz sıkıldı ve tatili dört gözle ve parmaklarını sayarak bekledi. Karnesi mükemmel. Annesinin de desteği ile derslerini akşamları yaptı ve bazı bilemedikleri noktada bizde yardımcı olduk.
Karne tatili öncesinde Konya’da okullarda başta Vali Muammer Erol, Büyükşehir belediye başkanı Tahir Akyürek, İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy’ın katılımı törenler yapıldı.
Bu törenlerden birisinde yüreğimizi parçalayan bir olaya tanık olduk.
Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan ve bunlardan bir kısmının Konya’da yaşadığı ve bu ailelerin çocukları da uyum noktasında ve eğitimleri için okullara gitmektedir. Doğrusunu söylemem gerekirse Türkiye’ye, hele hele Konya’ya yabancıların gelmesini pek isteyenlerden değilim. Kendi ülkelerinde mücadelelerini versinler. Konya’da kaldırımlarda, sokak ve caddelerde ne tarafa baksanız Suriyeli veya diğer Arap ülkesinden gelen insanları görüyoruz. Onların bazıları bizden baskın çıkıyorlar ve bizim imkânlarımızı kullanmaktadırlar. Bütün bunlara rağmen kıymet bilmeyen, ahlaksızlık yapan yabancıları gördükçe onlardan adeta nefret ediyorum.
Gelin görün ki, karne dağıtım töreninde Suriyeli bir küçük kız Fatema Al Zahra’nın okuduğu mektup yüreğimizi burktu, gözlerimizi yaşarttı.
Suriyeli küçük kızın mektubu hepimizi duygulandırdı. Bunun haberini gazetemizin cumartdesi günkü nüshasında verdik. Suriyeli küçük kız  okuduğu mektupta “Ben bir Suriyeli kızım. Yuvası bozulmuş kuş misaliyim. Sakın, huzurlu bir hayat yaşarken, kendimizi savaşın ortasında bulduk. Sevgiden başka bir şey ekilmemiş bu topraklarda şükürler olsun, şimdi rahat yaşıyoruz. Öğretmenlerimin sayesinde Türkçeyi öğrendim. Ne olur, savaşı durdurun. Çocuklar mayın tarlasında değil, çocuk bahçesinde oynasın. Bu dünya kimseye kalmaz” diyerek konuşmasını bitirdi.
Allah bu gibi insanlara yardım etsin. Cennet vatanımızın kıymetini bilelim.  Yurtsuz, vatansız kalmanın ne demek olduğunu ancak bunları kaybedenler bilir.
Yazımızı Hz. Mevlana’nın bir sözü ile bitirelim.
Mevlana diyor ki:
Hayat sana arka arkaya dikenleri gösteriyorsa,
Sakın üzülme, aksine sevin.
Çünkü çok yakında
Gülü de gösterecektir. 
Bu yazı toplam 79 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.