1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Karneyi Okumak
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Karneyi Okumak

A+A-
Hepimizin vakti zamanında bir karnesi olmuştur ve bizi ne kadar endişelendirdiğini de pek hatırlamak istemeyiz. Hala da herkesin kişisel bir karnesi olduğunu düşünmekle beraber, öğrencilerin karnesi daha çok göz önünde olduğundan ve eğitim öğretim sürecinin de bir yansıması olduğundan daha çok gündeme gelir ve dillendirilir.
Çünkü öğrenci küçüktür, bir çarkın arasında öğütülmeye ve bir kalıba sığdırılmaya çalışılmaktadır gibi beylik lafları bir kenara bırakırsak, bir karne sadece çocuğun karnesi midir?, ailenin ya da öğretmen ve aynı zamanda sistemin de bir karnesidir. Neden sadece çocukların karnesi gündeme gelir de annelerin, babaların ve öğretmenlerin ve hatta bütün bir toplumun karnesi gündeme gelmez. Çünkü eleştiriye ve karnelerimizle yüzleşmeye hazır değilizdir ve çocukları eleştirmek veya yüreklendirmek her zaman daha kolay olmuştur.
Bir çocuğun karnesi ne anlatır, neler söyler neler, ailenin geçim kaygısından, anne-babanın ilgisizliğine, popüler kültürün dayatmasından sosyal adaletsizliğe kadar bir düzine sebepleri görmek de pekâlâ mümkündür. Ayrıca, çocuktaki kişisel özgüven, sorumluluk, dikkat ve dinleme becerisi gibi kişisel ve sosyal becerileri de sebepler arasında sayabiliriz.
Ailede yeterli şefkat, ilgi ve destek görüp göremediğinden anne babanın ilgi ve desteği de başarıda önemli bir etkendir. İlgi ve destekten kasıt, ödevlerini yapmak değil, aile içi huzur ve mutluluk, yönlendirmek, verimli ve planlı çalışmasına katkıda bulunmak gibi önemli ilgi ve destek gereken konuları ifade ediyoruz. Ayrıca, ailede huzur ve mutluluk varsa başarıya bir tuğla eklenir, yoksa huzursuzluk başarıya bir engeldir. Karneyi sadece çocuklara fatura etmek yerine bütün tarafların kendince bir muhasebe yapması gerekir. Aile, yeterli ilgi ve destek olup olamadığı konusunda gereken çaba ve katkıyı sağlamış mı bu yönden okumalı ve değerlendirmelidir. Yeterli katkıyı sağmak adına daha farklı ve faydalı neler yapılabilir? değerlendirilerek bir neticeye varmak da gerekir.
Okul idare ve öğretmenleri ile birlikte bir bütün olarak aileden aldığı insan kaynağını ne ölçüde geleceğe hazırlayıp yetiştirebiliyor, başarıda katkı ne orandadır, daha fazla neler yapılabilir, gibi sorularla sadece çocuklar için değil, aileler için de bir eğitim ve kültür ocağı olmalıdır. Karnenin iyi ya da kötü olmasında okulun rolü belirleyici olmalı ve çocuğun gelişip büyümesine katkı sağlamalıdır. Aileleri sadece kısa sürede veli toplantıları ile değil de eğitim öğretim sürecinin içinde aktif, katılımcı bir unsur olarak yer almalarını sağlayacak proje ve uygulamalar geliştirilmesi gerekmektedir.
Elbette, karneyi okurken, ebeveyn ve ailenin payına düşeni söylerken bütün öğretim sürecinin merkezindeki öğrenciyi bundan muaf tutmak yanlış olacaktır. Çünkü bireyin kendi varlığından kaynaklanan seçim ve tercihlerine saygı duymak ve bunun sonuçlarını yaşaması da önemli bir kişisel deneyim olacaktır. Bu sürecin dışında tutulan çocukta, sorumsuzluk ve rehavet alışkanlığı yerleşecektir. Karnedeki değerlendirmeler, öğrencinin seçtiği tutum ve davranışların da bir neticesidir. Bu sonucu kendi seçimlerinin hazırladığını fark etmesine yardım edelim ki hem farkındalığı, kişisel özgüven ve iradesi, hem de çalışma alışkanlığını geliştirmesine yardım etmiş olalım.
Bu nedenle karne, ne tamamen çocuğa aittir, ne de tamamen çocuk bunun dışında tutulmalıdır. Çocuk, aile ve okul bu süreçte daha fazla işbirliği ve iletişim içinde çözüm aramalıdır. Çünkü, karne, çocukları suçlamak için değil, eksik ve yanlışlara çözüm aramak içindir. Selam ve dua ile.
 
Bu yazı toplam 137 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.