Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

KATAR

A+A-

Suud'un, 'bana dokunmazsa sorun yok' dediği; Türkiye, Katar, Bahreyn, Mısır, Tunus, Fas ve Yemen'in alenen ya da zımnen desteklediği Büyük Ortadoğu Projesi, bundan yirmi yıl kadar önce, uygulamaya kondu. Proje, Ortadoğu'yu demokratikleştirecekti.

Demokrasi demek, Ortadoğu halkların özgürlüğü demekti ve Ortadoğu'daki esas sorunu gören her aklı selim Müslüman gibi, Erdoğan'da bu projeyi destekledi.

(BOP'un eş başkanlığını kabul etmenin özünde, bu inanç vardı)

Projenin uygulanmaya başladığı andan itibaren on yıllardan beridir sınır aşırı sivil bir örgütlenme başarısı gösteren İhvan hareketi; Mısır, Tunus, Fas, Yemen ve Cezayir gibi pekçok bölge ülkesinde başarılı sonuçlar almaya başladı.

Dahası Filistin'de seçimi, radikal çizgideki Hamas kazandı.

Gelişmelerin istediği gibi gitmediğini kısa sürede fark eden ABD, politika değiştirdi ve kendi hazırladığı BOP planını, rafa kaldırdı.

Ne var ki aynı dönemde artık saflar keskinleşmiş, sözler verilmiş, belki bazen aşırı fevri davranılmıs ve ok yaydan, çıkmıştı. Örneğin, Mısır'da İhvan'ı destekleyen Türkiye'nin, onları yarı yolda bırakması, düşünülemezdi.

BOP planından vaz geçen ABD, tekrardan eski yöntemine  silahlı güç kullanımına yöneldi. Ancak bu sefer uygulama farklıydı: 1 ve 2. Körfez savaşında, Irak bataklığında boğulan Amerikan askerlerinin cesetleri kamuoyunu rahatsız edince ABD, durumun yeniden yaşanmasına müsade etmemek için, bölgenin yerel unsurlarından oluşan bir silahlı yapı inşa etmeyi planladı. Üzülerek söylüyorum ki bu yöntem, bizdeki tabirle 'iti, ite kırdırmaktı.

Ve DAEŞ, böyle doğdu.

İlk zamanlarda, Ortadoğunun bu yeni dizaynına karşı çıkabilecek güçlerden biri olarak görülmedi Türkiye. Planı zorlayacak tek bölgesel güç, İran sayılıyor. Bu sorunu aşmak ve sus payı vermek için ABD, 2015 yılının Ocak ayında, İran'a uyguladığı tüm ambargoları kaldırdı.

150 Milyar $ı bulan bu havuç İran'ı iştahlandırsa da kısa bir süreliğine yakınlaşan iki düşman için bu yakınlaşma sürdürülemeyecekti.

ABD, bu küçük denemenin ardından zoru göze aldı ve planını bölgedeki yeni aktörler olan (Daeş ve PYD) ile uygulamaya karar verdi.

Nihayetinde plan o güne kadar sessizce seyrediyor görünen Türkiye'yi de diğer bölge ülkeleri gibi rahatsız etmeye başladı ve yollar ayrıldı.

Bugün, boğazına kadar, hatta doğrudan  boğazından ABD'ye bağlı olan Arap Dünyasının, Katar da dâhil, kaderine razı olacağı alenen görülüyor.

Bu durumda bölge ülkeleri için beka davası anlamına gelen bu planı bozabilecek, bağımsız davranabilen iki ülke var: İran ve Türkiye.

Bu iki ülke tüm ayrılıkları bir kenara bırakarak, belki yanlarına Rusya ve Çin gibi denge güçlerini de alarak  (elbette bunun da bir bedeli olur) bu oyunu bozmak zorundalar.

Zira yaşanan olaylar, kaybederlerse Türkiye ve İran'ın; kazanırlarsa ABD'nin küresel dizayn gücünün parçalanması anlamına gelecek.

Bu yazı toplam 1057 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum