1. YAZARLAR

  2. Dilek Bülbül

  3. Kaybolmuş Eserlerimiz: Ulvi Sultan Türbesi 
Dilek Bülbül

Dilek Bülbül

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaybolmuş Eserlerimiz: Ulvi Sultan Türbesi 

A+A-

Kaynaklarda çoğunlukla “Alevi Sultan Türbesi” olarak geçen yer Konya Hükümet Binası ile Kayalı Park arasındaki yol güzergâhı üzerinde yer alır. Türbe ve mescidin bulunma hikâyesi 1953 yılına gider. Yeşil alan tanzimi için çalışan ameleler tarafından burada bir kapak taşı bulunmuş ve bunun üzerine Konya Müze Müdürü Mehmet Önder’e haber verilmiştir. Yapılan detaylı incelemelerde türbenin tonozla örtülü cenazelik katına ulaşılmıştır. Hatta Mehmet Önder: “Kısmen çürümüş, üç adet tahta sanduka ve içerisinde de iskeletler görülüyordu” der. Daha sonra buranın etrafını muhafaza altına aldırmış ve yerinin kaybolmaması için bir levha diktirmiştir. Levhada: “Burası Alevi Sultan mescidi ve türbesinin yeridir. Selçuklu devri. Altta türbeye ait mahzen mevcuttur” yazılıdır.  
Arapça “Ulvi” kelimesi devamlı olarak “Alevi” diye okunmuş, orada yatan zat da “Alevi Sultan” olarak anılmıştır. İbrahim Hakkı Konyalı da bu ifadeyi kullanan kişiler arasındadır. Fakat buradaki mescitte uzun yıllar müezzinlik yapan Hacı Behçet Efendi’nin damadı Eşmekayalı Hacı Ahmet Efendi, aile içinde Ulvi Sultan diye bilinen bu ismin değiştirilmesi için yetkililere başvurmuş ve sonunda Mehmet Önder’in diktirdiği levha üzerindeki isim “Ulvi Sultan” olarak değiştirilmiştir. Burada bulunan ve Anadolu Selçuklu dönemine tarihlenen türbe ile mescit 1924 yılında Belediye tarafından yol genişletme gerekçesiyle yıktırılmıştır. İsmiyle ilgili yanlış okunduğuna dair tartışmalar şöyle dursun bu zat Selçuklu döneminin tanınmış şeyh ve velilerinden kabul edilir. Doğum ve ölüm tarihi hakkında bir bilgi yoktur fakat aslen Azerbaycan beylerinden bir bey olduğu rivayet edilir. 
Türbe ve mescit diğer Selçuklu eserleri gibi kesme taştan yapılmıştır. Zengin taş işçiliğine sahip mihrabı ise bugün İnce Minareli Müze’nin girişinde sergilenmektedir. Geçenlerde önünden koştururcasına geçtiğim bu yer son dakikada gözüme ilişti. Belli ki etrafının restorasyon yazan brandalarla çevrilmiş olması dikkatimi çekmişti. Restorasyon için eski fotoğraflarının yer aldığı Osmanlı arşivine ulaşılmış olması oldukça sevindirici elbet ama umarım bu işin sonucundaki rekonstrüktif uygulama da bir o kadar sevindirici olur.  

Bu yazı toplam 416 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar