1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Kaygısızlar
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaygısızlar

A+A-
Yaşadığımız dünyada yalnızlaşmanın, hayattakilerden kopmanın yanı sıra önemli sorunlarımızdan birisi de; kaygısız, vurum duymaz, neme lazımcı, bana dokunmayan bin yaşasıncı bir toplum olmaya doğru gidiyor olmamızdır.

Modernleşmenin, sekülerleşmenin, dünyevileşmenin ve doyumsuzluğun getirdiği paradokslardan biridir bu durum. Belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başkalarıyla paylaşmama, bencilce bir yaşam sürme, değerlerden uzaklaşma, bozulma, kokuşma moduna giriyoruz. Kendimizi, çevremizi, dünyamızı, kainatı sorgulama melekemizi yitiriyoruz. Bizim dışımızdakilere köprü olma, veren el olma, dost eli olma, kimse yok mu diye sorma hasletlerinden soyunuyoruz.
Doyuma ulaşmış; refaha ulaşmış oluyoruz. Tuzumuz kurumuş oluyor. Dünya batsa, çok da umurumuzda olmamaya başlıyoruz. Kısacası “Kaygısızlar”ı oynuyoruz.
Komşumuzda bir cinayeti görsek, yanı başımızdaki sokakta bir olaya şahit olsak, bizi rahatsız edecek kadar çok gürültü olursa belki sadece merakımızdan dolayı pencereden şöyle bir bakar; belki telefon ederek olayın boyutuna göre ilgili yerleri ararız ve sonra da oturup televizyonumuzu izlemeye devam ederiz. Hattâ televizyoncular olayı kaydediyorlar ise televizyondan izlemeyi tercih ederiz. Olaya dahil olup da karakollara, mahkemelere gitmekten imtina ederiz.
Biz böyle değildik.
Biz, Ahîlik teşkilatlarından, tarikatlardan, tekkelerden, zaviyelerden, sadaka taşlarından, gönül köprülerinden, vakıflar kültüründen, yarım hurmayla da olsa ateşten sakınmaya çalışan bir neslin değerler dünyasından geliyoruz.
Gelmiş geçmiş bütün ideolojilerde, bozulmuş dinlerde; bizden olmayanlara hayat hakkı tanınmaz. Başkalarına kapı aralayan, kucaklayan, köprü olan, malını, canını, gönlünü paylaşabilme duygusunu veren tek din İslâm’dır.
Marksizm’in hakim olacağı bir dünyada Proleterya’nın dışındakilere asla yer yoktur. Hıristiyanların dünyasında eninde sonunda patlak verecek olan armegedon sapkınlığı hakimdir ve Hıristiyan olmayanların, yani Tanrı’nın krallığına girmemiş olanların bir baltaya sap olamadıkları bir dünya tasarımı vardır.
Yahudilikte ise zaten başkaları insan statüsünde bile değildir. Buna karşılık, pratiği asırlarca yaşanmış, Müslümanların ütopyasında; Hıristiyan’a, Yahudî’ye, Mecusî’ye, hattâ müşriğe de bir şekilde yer vardır.
Müslüman, kendi dünyasında başkalarının da var olduğunu hiçbir zaman inkar etmediği gibi onlarla birlikte bir hayat tasavvur ve tahayyül eder. Asırlarca da bunu yaşamıştır ve bu modele zarar verenler Müslümanlar değil, her zaman ötekiler olmuştur.
Boynumuzdaki ipin ucunun, küllî iradeye bağlı olduğunun fankında, fevkinde ve zevkinde olalım.
Başkalarını kabullenme anlamında, Müslümanlar olarak gönüllerimizin ne kadar engin ve zengin olduğunun tefekkürüne varalım.
Kaygısızlığın bizi götüreceği yerin soysuzluk olacağını da unutmayalım.

NOT: Kıymetli okurlarımız, Bugün saat 12.45’te Kayalıpark’ta yapılacak olan “Kamuda Başörtüsü Yasağına HAYIR!” konulu kitlesel eylemi destekliyoruz ve katılımlarınızı bekliyoruz.
Bu yazı toplam 211 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.