1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Kaz dağı eylemleri ikinci Gezi denemesi mi?
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaz dağı eylemleri ikinci Gezi denemesi mi?

A+A-

Günlerdir sözde doğa ve çevre dostu kişiler tarafından gündemimizi meşgul eden Kaz Dağları’nda protestolar var.
Bu protestolarda 2013 Gezi olaylarında olduğu gibi millet yok sadece terör örgütleri ve marjinal sol örgütler yer almaktadır.
Bir avuç altın uğruna devlet eliyle yapılan doğa kıyımına itiraz ediyorlar bu sözde çevreci gruplar; amaçları canlı yaşamı ve bitki örtüsüyle bir cennet köşesinin mahvedilmesine engel olmak istediklerini söylüyorlar. Ancak! Kaz’ın ayağı hiçte öyle değil.
Kanadalı Alamos Gold ve taşeronu Doğu Biga Madencilik, Çanakkale’nin Kirazlı Köyü, Balaban mevkii için aldığı arama iznine dayanarak arama faaliyetine başlamasından sonra on binlerce ağaç kesiliyor diye çığırtkanlık yapılmaya başlandı.
Bu çığırtkanlığı yapanlara karşı hem AK Parti sözcüsü Ömer Çelik hem de Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından 13 Bin ağaç kesildiği yerine 14 Bin ağaç dikildiğini açıklamasına rağmen bizim sözde çevreci ve doğa dostu muhalefetimiz bildiklerini okumaya devam etmektedirler.
Bakan Kurum kesilen ağaçların yerinin Kaz dağları olmadığı Kaz dağlarına 40 Km uzaklıkta bir bölge olduğunu açıklamasına rağmen dertleri ağaç olmayan bu grup hala bu olaydan bir 2013 yılındaki Gezi olayları tarzı bir olay çıkartıp ülke geneline yaymak amaçlı olduğunu bilmeyen yok..
Ayrıca bu iznin AK Parti hükümetleri döneminde değil "Söz konusu yere izinin 2001 yılında verilmiş olduğunu bildikleri halde çevrecilik adına ülkede kaos çıkartma heveslisi bir grup olayları kışkırtma peşindedir.
Bazı Provokatörler de devreye girmiş bunların bir kısmı Sanatçı, Aydın ve Siyasetçi rolündeler hepsinin tek derdi gezideki yarım kalan rollerine burada devam edip gezide başaramadıklarını Kaz’da başarmak istiyorlar.
Başarırlar mı? Elbette başaramayacaklar.
Dertlerinin Kaz dağlarını korumak olduğunu iddia eden bu zevatların  aynı yerde villaları olduğu ortaya çıktı. 
Hatta İstanbul’un bazı semtlerinde ormanın talan edilmesi ile açılan alanlardaki betonlarda hayatlarını sürdüren sözde çevreciler sahip oldukları evlerin hangi yeşil ortama yapıldığını da bu millet çok iyi biliyor.
Bu zevatların hangi ayıbı ortaya çıkarsa çıksın asla utanmazlar... Çünkü öyle bir duygu taşımazlar.
Peki dert ne? Çok basit. Bu mesele üzerinden yaygara koparmak, ekonomiyi daha da kötü hale getirmek, hükûmete çakmak,  hükümetin oyunu düşürmek!  
Türkiye’de aydın, sanatçı ve siyasetçiyim diye geçinenlerin bir kısmının asla vatan, millet diye dertleri yok.
Türkiye’nin içerde ve dışarda terör örgütleri FETÖ ve PKK/PYD ile mücadele ettiği bir süreçte bu yapılan eylemlere HDPKK’nın destek vermesi normaldir. Çünkü HDPKK’nın amacı Türkiye’nin terör ile mücadelesine engel olmak ülkenin bölünmesi sağlamaktır.
Ancak! CHP ve İP’te aynı safta yer alması her yerde bu ikilinin de bulunması akıllar başka sorular getirmektedir.
CHP ve sözde Milliyetçi İP neden bu örgütlerin bulunduğu bir eylemin içinde yer almaktadırlar?
Kaz dağları için yapılan eylemlerin maksadı farklı..
Çanakkale Çevre ve Doğa Dernekleri Federasyonu Başkanı Bünyamin Nami Tonka, Kirazlı'da devam eden eylemlerin maksadının farklı olduğunu ileri sürdü.
Tonka, Çanakkale'de 8 bölgede maden arama, 11 farklı bölgede kömür, 40'ın üzerinde ise mermer ocağı olduğunu hatırlattı. 
Şimdiye kadar bu maden bölgeleri ile ilgili bir tepkinin oluşmadığını belirten Tonka, ekonomiye önemli katkı sağlayacak olan altın madenine karşı yapılan eylemlerin farklı mecralara götürülerek belli amaçlara hizmet edildiğini aktardı.
Bu protestoları organize eden Derneğin AB tarafından fonlandığının belgesi yayınlandı.
Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan, Çanakkale’de altın madenciliğine karşı faaliyet yürüten Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneğinin AB tarafından nasıl fonlandığını belgelerini yayınladı.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, 2016 yılından itibaren AB’nin finansal desteği altında faaliyetlerini yürütmektedir. Derneğin resmi gelir gider raporlarında, 2015 yılında bulunmayan “Proje hibeleri” kalemi, 2016, 2017 ve 2018 yılında gelir olarak yer almaktadır.
2016 raporunda 121.358, 83 TL, 2017 raporunda 58.466 TL, 2018 raporunda 22.236, 44 TL “proje hibesi” adı altında derneğe gelir kaydedilmiştir. Yani kendi hazırladığı rapora göre dernek, toplamda 202.061,27 TL hibe almıştır.
Bu eylemlerde gezide olduğu gibi AB, ABD,  dış güçler tarafından fonlanıp ağaç için çıktık diye şirin bir bahane üzerinden iç karışıklık çıkartıp Türkiye’nin Akdeniz ‘de sondaj çalışmaları ve Suriye meselesinde etkili olan bir ülke olmamasını sağmaktır.
Türk halkı gezide dertlerinin sadece 10 ağaç olmadığını gördü. Kaz’da da aynı oyun oynamak isteyenler bu sefer başarılı olamayacaklar.
 

Bu yazı toplam 916 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.