1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Kelebek Öğrenci
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Kelebek Öğrenci

A+A-
Kelebek Öğrenci
Mübarek Ramazan ayını, Kur ’ân-ı Kerim ’in inmeye başladığı bin aydan hayırlı bir geceyi ve Bayramı geride bıraktık. Hak edebildiysek ve nasiplenebildiysek mükâfatlar sınırsızdı…
Ramazan boyunca gönüllerimizi İlâhî sevgiyle her türlü kötülükten arındırabilmişsek ne mutlu Ümmet-i Muhammed olarak bizlere... 
Her zaman olduğu gibi bu Ramazan’da da İslâm Âleminde zulüm, kan ve göz yaşı eksik olmadı. Kardeşlerimizden maddî ve manevî her türlü dua ve yardımı esirgemedik inşaAllah(cc).
 Rabb(cc)’imiz Müzzemmil 20’de; “Namazı kılın, zekâtı verin, Allâh’a gönül hoşluğuyla borç/karz-ı hasen verin. Kendiniz için önden dünyada iken ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha hayırlı ve mükâfatça daha büyük olmak üzere!” buyururken  Peygamber(sav) Efendimiz de; “K.” buyuruyor.
Oruçlarımızın, zekatlarımızın, infaklarımızın, sadakalarımızın, Kadir Gecemizin ve ardından gelen Bayramlarımızın Ümmet-i Muhammed’e ve tüm insanlığa hayırlara vesile olmasını niyaz ediyoruz Yüce Rabb(cc)’imizden… İnşaAllah(cc) bu donanımla bir sonraki Ramazan’a sağlık ve selamet içinde kavuşuruz.
Ve yine her bayram olduğu gibi bu bayram trafiğinde de yüze yakın ölü ve beş yüze yakın yaralımız var.
Henüz hayata yeni yeni uçmaya çalışan küçük bir Kelebek’in yazısıyla tanıştıracağım sizleri.
Yazısı şöyle:

“NE HOŞ BİR HİS MUTLU OLMAK! 
Evet yaşıyoruz. Sinirleniyoruz bazen ufak bir şeye. Kızıveriyoruz birden karşımızdakine. Bir an dikkatimiz başka yöne çevriliyor, sonra ne oluyor biliyor musunuz?
Rengarenk açan çiçeklerden, havanın berraklığından, sevgilinin gülümsemesinden, sevdiklerine sarılmaktan, tramvayda camdan dışarıyı izlerken gördüğümüz bir çiftten, karşı koltukta yüzüne huzurlu bir gülümseme yerleşmiş teyzeden, elindeki tespihi durmadan ileri geri sallayan amcadan, yan koltukta annesiyle alışverişten döndüğü anlaşılan küçük çocuğun annesine merakından birbiri ardına sorular sormasından, okul iş bitmiş akşam eve dönerken yol kenarında rüzgarın dansına katılıp güzel kokusunu yayan iğde ağacından, yemyeşil daha yeni biçilmiş çim kokusundan, süs havuzunun kenarına dizilmiş mor lalenin renginden; mutlu olur gülümseriz.
Öyle değil mi?
Sizde de oluyor mu böyle hisler?
Bakın daha neler neler var:
Sevdiğim yazarın yeni çıkmış kitabını alacak para elime geçince kitaba kavuşmaya seke seke giderken, hiç tanımadığım birine tebessüm etmekten tramvayda yer vermekten, ineceğim durak gelince iyi günler dilemekten mutlu olurum ben.
  İzlediğim, beni etkileyip düşündüren farkındalığımı artırdığı için ‘bu filmi iyi ki izlemişim’ demekten hissettirdiği duygudan, sırt çantalarına bayıldığım mağazanın yeni gelen sırt çantasını görünce hayranlığımı gizlemeyerek hemen almaktan, mutfağın önünden geçerken göz ucuyla bakıp en sevdiğim meyvenin yıkanmış hem de koca bi tabak masanın üzerinde beni beklemesinden, dostlarımı arayıp hal hatır sormaktan onları dinlemekten ve birbiri ardına sıralanmış cümlelerimi sabırla dinleyen güvendiğim bana fikirlerime saygı duyan dostlarımın olmasından, huzur verici, rahatlatıcı; ‘ohh be bir kitap daha bitti, haydi yenisine başlayalım’ demekten, yeni kitabın merakından, işte bu merak uyandıran duygudan neşelenirim. İçimi tarif edilmez tuhaf duygular sarmalayıverir.
                 Gece uyumadan önce ertesi gün yapılacak güzel işlerden, ‘dur aklımdayken şunları da yazayım günlüğüme’ diyerek hızlı hızlı aklımdakileri unutmadan yazma telaşımdan, bir hedef belirleyip emin adımlarla hedefe doğru ilerlemekten, hedefim için çabamdan dolayı kendimle gurur duymaktan, sevdiklerimin benimle gurur duymasından, bunu gözlerinden okuyup o anda kalbimin pır pır etmesinden heyecanlanır, sevinirim...
                Hayallerimi gerçeğe dönüştürmek için kendime inanıp ‘haydi başlayalım, bu hayatta beni güzel şeyler bekliyor inşallah’ diyebilmekten, hayal kurmaktan, insanlara, kendime güvenebilmekten, sevebilmekten, farklı görüşlere saygı duyabilmekten, insanlara küçük de olsa bir iyiliğimin dokunmasından, gecenin bu saatinde uykumun göz kapaklarımı kapatmaya çalışmasına karşın masa lambası ışığında ‘dur şunu da yazıyım, bak cümle hoş oldu’ deyip kalemi daha sıkı kavrayarak yazmaya devam etmekten, iyi şeyler hissedip hissettirmekten  mutlu olurum…
                Bazen hiç aklına gelmese de bir evin, odan, kitabın, kalemin, kıyafetin, ayakkabın, seni seven birilerinin olmasından, en önemlisi de yatağa girdiğinde uykuya dalmadan önce gününün güzelliği için, bedenin, kendin, sevdiklerin, seni sevenler için şükredip teşekkür etmenden ne güzel duygular çıkar gün yüzüne.
                 Evet işte tüm bunlar ve daha niceleri mutlu eder beni…
                Ben, ben diyorum da kimim ben?
Ben Kelebek.
                Üniversite öğrencisi, hayallerini gerçeğe dönüştürmeye çalışan, hedefleri ardınca koşan insan. Kitap okumayı seven, ilham gelince aklındakileri, kalbindekileri yazıya döken, kahve sever, başında koca bir kulaklıkla şarkılara kendince eşlik eden, dost sohbetlerine katılıp can kulağıyla dinleyen, mutlu olmak için küçük şeyler bulmaya çalışan bir dünya vatandaşıyım.
 Okuduğunuz benim ilk yazım.
 İlk okuyan ise beni yüreklendiren, bu yazıyı değerlendirmeliyiz diyerek beni neşelendiren,  gönül diliyle anlaştığımız, duygularımı ben yanında değilken hissedebilen, her şey bitti dediğimde beni yaşama döndüren, koruyucu meleğim. ‘Kalp kalbe karşı’ sözü işte tam bizim için. Hani şükretmekten bahsetmiştim ya; işte benim en büyük teşekkürlerimden, şükürlerimden bir tanesi onun ve benim aramda olan bu bağdır.
                Ya işte böyle. Kısaca demek istediğim; benim bu dünyaya gelmem, milyonlarca sperm arasından kazananın sonucunda ana rahmine düşmem bir mutluluk, bir seçilmişlik, bir farklılık demek değil mi?
Ne güzel; mutlu olabilmek, gülümseyebilmek, sevebilmek, mutlu edebilmek ve tüm bunlar için şükredebilmek… Kelebek Öğrenci.”
Umarım sevmişsinizdir “Kelebek Öğrenci” imzasıyla yazarlığa aday bu öğrencimizin yazısını.
Allah(cc)’a emanet olun…
Bu yazı toplam 127 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.