1. YAZARLAR

  2. Mustafa KARGA

  3. Kenan Evren değil, zulüm yargılanıyordu
Mustafa KARGA

Mustafa KARGA

Mustafa KARGA
Yazarın Tüm Yazıları >

Kenan Evren değil, zulüm yargılanıyordu

A+A-

Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesince, 12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ali Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın, sanıkların ölmeleri nedeniyle düşürülmesi kararlaştırıldı.

Oysaki biz neler umut emiştik.

Ülkenin geleceğinden yılları çalan kirli bir darbenin yargılanmaya başlanmasını büyük bir heyecanla karşılamıştık.

Ölüm döşeğindeki Kenan Evren veya darbenin sorumlularının yargılanması değildi bizi heyecanlandıran.

Bir devrin, bir zulüm döneminin yargılanmasıyla asıl önemli olan. Yani bu davada ne Kenan Evren ne de bir başkası yargılanıyordu. Yargılanan bir dönemdi ve geleceğe referans olacak bir kararın çıkmasıydı beklentimiz...

Öyle yargılanmalıydı ki bu dönem, bir daha kimse darbe yapmaya cesaret edemezsin.

Öyle yargılanmalıydı ki bu darbe, darbe heveslileri ölseler bile işledikleri suçlardan milletin vicdanında ve Ankara'daki mahkemelerde kurtulamayacaklarını bilmeliydiler...

Her zulmün bir gün mahkemelerde hesabının sorulacağı umudunu çocuklarımıza miras bırakabilmeliydik.

Bu şansı yitirdik ne yazık ki…

 

KÜFLÜ PEYNİR’İN

AVRUPA YOLCULUĞU

Küflü ya da daha güzel adıyla Yeşil Peynir’in üretim standartlarının belirlenmesi ve dünyaya nasıl pazarlanacağı ile ilgili TÜMSİAD kurum ve kuruluşlarının desteğini de alarak güzel bir çalışma yaptı. Bunun için yurtdışı gezileri yapıldı, yurt içinde üretim tesisleri incelendi.

TÜMSİAD Konya Şubesi’nin eski Başkanı Cemalettin Akpınar, başlatmıştı çalışmasını. Yeni başkan Berdan Aktan da projeye sahip çıktı ve bir neticeye ulaştırdı.

Bu hafta yapılan toplantıda bir anlamda bundan sonra Yeşil Peynir’in dünyaya pazarlanmasında nasıl bir yol izleneceği konuşuldu.

Küflü Peynir, Konya’nın geleneksel lezzetlerinden bir tanesi… Türkiye’de bile yeterince tanıtılmış bir ürün değil. Başka şehirlerden Konya’ya üniversite okumak için gelen birçok arkadaşımızdan duymuşuzdur. İlk görüldüğün pek beğenilmez küflü peynirimiz. Ancak bir kere tadına bakıldı mı da bir daha vazgeçilmez bu tattan. Eğer Küflü Peynir önce Konya’nın sınırlarını sonra da dünyaya yayılacaksa, Yeşil Peynir adıyla sunulması çok isabetli olmuş…

Bir diğer yapılması gereken şey ise ambalaj… Yani işin sunumu… Zira Küflü Peynir’in görüntüsü bir dezavantaj… Görüntüyü kurtaracak dokunuşlar lazım… Konya’da üretim yapan belli başlı firmalarımız var ve bu firmaların çoğunun da Küflü Peynirini kullanıyorum. Ancak hepsinin ortak özelliği ambalaj ve sunumlarının rezalet denecek oranda kötü olması… Plastik bir tabakta Konya’ya ve belli oranlarda Türkiye’nin belli yörelerine sunum yapabilirsiniz. Ancak Yeşil Peynir’in yemyeşil kendine has, gördüğünüzde içinizi açacak bir ambalaja-paketlemeye-sunuma ihtiyacı var.

Yıllar önce bir abimiz, bir ürünle ilgili ‘ambalajı boşverin, insanlar kutuyu değil, içindekini yiyecek’ demişti. Bu cümlenin 1 doğrusu 1 de yanlışı var… Doğrusu, evet insanlar kutunun içindekini yiyecek ve kutunun içindeki kalitesiz ise ne kadar süslerseniz süsleyin bir işe yaramayacak. Yanlışı ise günümüzde artık önce insanlara ambalajı yedirmeniz gerekiyor. Görüntü kurtarmazsa ürününüz ne kadar kaliteli olursa olsun, belli sınırları aşmaz…

 

Bu yazı toplam 335 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.