1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. “Kendimiz İktidardayız  Fikirlerimiz Muhalefette”
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

“Kendimiz İktidardayız  Fikirlerimiz Muhalefette”

A+A-

Bu haftaki yazıma 12 Mart 2020 de yazdığım yazının bir bölümü ile başlamak istiyorum: “…Ak Parti iktidarı döneminde yazılı ve görsel basının önemli bir bölümü dindar, muhafazakâr ve milliyetçi insanların eline geçti. Lakin yine geç kalındı, çünkü artık tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de iletişim, bilişim araçları değişti.

Bizim kesim (yani İslam Dünyası ve Türkiye Muhafazakârları )  daha önceki dönemlerde yaptığı hatayı bu dönemde de maalesef tekrar ediyor.  Gazete, radyo, sinema, tiyatro, televizyon alanlarında geç kalmıştık, şimdi de sosyal medyada aynı durumu yaşıyoruz. Gençlerin büyük çoğunluğu gazete okumuyor, radyo dinlemiyor, tv seyretmiyor. Varsa yoksa twitter, face book,  Whatsapp, Youtube… Kamuoyu bunlarla yönlendiriliyor, iletişim bu mecradan yapılıyor.  Trump, Putin, Erdoğan, Merkel; işçi, köylü, memur, öğrenci akademisyen… Hâsılı haberleşme ve iletişim sosyal medyadan yapılıyor artık.  Mazide yaptığımız ve bedelini ağır bir şekilde ödediğimiz  “geç kalınmışlık” yine tekrarlıyor bizim cenahta. Unutmayalım ki bundan sonra  ne cep telefonları yasaklanacak, ne bu iletişim ağları kapanacak” http://www.hakimiyet.com/yine-gec-kaliyoruz-15068yy.htm

Cumhurbaşkanımız Açıkladığına Göre

Çoğumuzun görüp yaşadığı, biz eğitimcilerin biraz daha ilgi alanı olmasından naşi daha fazla tedirgin olduğu, Eğitimde ve iletişimdeki yanlışlıklar, Cumhurbaşkanımız tarafından da dillendirilince gündem oldu.

Siyasetin amacı İnsanı bu dünyada ve öbür âlemde mutlu ve huzurlu etmektir. Bunun yolu da insanı tanımaktan geçer. İnsanın en kıymetli tarafı  manevi yönüdür. Yani ruhu, gönlü, kalbidir. Bunlar huzur ve sükûn bulmadan beden rahata eremez. İnsanın manevi yönü de ancak eğitimle, sanatla geliştirilebilir. Bu gerçekler ışığında Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın İbn-i Haldun Üniversitesi Külliyesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşma çok değerlidir. Tabi kamuoyu olarak şunu deme hakkına sahibiz; “Kardeşim 18 yıldır iktidar olmuş bir partinin başkanının bunu söylemeye hakkı yoktur. Elini tutan mı vardı yapsaydı ya…!” Bu tepki haklı bir tepki, yalnız bu tepkiye şöyle bir cevap vermek mümkün: “…Yanlıştan dönmek erdemdir. Eksiğini bilip düzeltmeye çalışmak da fazilettir. ” Bir de bu konuda Erdoğan’ı haklı çıkaracak şöyle bir argüman var elimizde; Dünyada bilişim, iletişim sektörü öyle hızlı gelişip ilerliyorki, devletler bu hıza ayak uyduramıyor…” 

Bu girizgâhtan sonra Sayın Erdoğan’ın törende yaptığı ve hepimizin önemsemesi gereken konuşmasından bazı bölümleri buraya alıyorum:  "… Gerçek iktidarın fikri iktidar olduğunu iyi biliyoruz. Bunun için de fikri iktidarımızı da hala tesis edemediğimiz kanaatindeyim… " “… "Samimi bir muhasebeyle geçtiğimiz 18 yılda her alanda, tarihi hizmetlere imza attığımızı, ama eğitim ve öğretimde, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz aileden başlayarak çocuklarımızı hakkıyla yetiştirmek olacaktır” “Bu ancak topyekûn eğitim-öğretim reformu ile olur.” “Genç bir nüfusa sahibiz ama medeniyet tasavvurumuzu layıkıyla hayata geçiremiyoruz. Medyamız en modern alt yapıya sahip ama bizim sesimizi yansıtmıyor. En haklı olduğumuz konularda bile dünyaya kendimizi anlatamıyoruz.” ”Fikri bir buhranın içinde çırpınıyoruz. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e ülkemizin yaşadığı bu tartışmaların temelinde geleceğimizi nerede arayacağımız olmuştur. Ülke ve millet olarak kendimizi kontrolsüz bir batılılaşma fırtınası içinde bulduk. Aklı hür, fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirilmek üzere çıkılan yolun batı taklitçiliğine dönüşmüş olması en büyük kayıptır. Türkiye'nin siyasi, ekonomik, askeri olarak yeniden kendine güvenini kazandığı son dönem, bu tür tartışmaların daha adil şartlarda yürümesine de imkân vermiştir…” Konuşma bu minval üzere devam edip gidiyor. (https://www.habervakti.com/gundem/erdogan-fikren-iktidar-olamadik-h125192.html)

Zararın neresinden dönersek kardır. Biz vatandaşlara düşen ise ,” sitemlerimizle birlikte ,” İnşallah bu sefer olur” diye dua etmektir.    

Bu yazı toplam 1164 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum