Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kendimiz Olmak

A+A-

İnsan olarak hayatımızda çok çeşitli işler yapmakta olduğumuz bir gerçektir. Bazen de kendimizin yapamayacağı işler vardır. Ne yapsak, ne etsek, onun üstesinden gelemeyiz. Bu durumda işlerimizi o işi yapabilecek birisine havale ederiz. O işin nasıl yapılmasını istediğimizi de o kişiye bildirir ve isteğimizi ona tarif ederiz. Sonra da o kişiye bir ücret veririz. Çünkü yapılmasını istediğimiz işi yaparak ücreti hak etmiş bulunmaktadır.

Şüphesiz bir insan ihtiyacı olan işlerin her birini istenen ve beklenen şekilde yapamaz. Bu sebeple de o işi iyi yapan birisine havale eder, o kişi işi bitirince de ücreti hak eder. Yani bir işi herkes aynı güzellikte yapamaz. Bu sebeple de o işi ustasına yaptırmamız normal karşılanır. Hepimiz biliriz ki, aynı işi farklı kişiler yapınca işler aynı ustalıkta yapılmadığı/yapılamadığı için de aynı kalitede olmayabilir. Ancak her işi tek bir ustaya ve gerçek ustasına yaptırma olanağımız da yoktur. Bu sebeple de o işi istenen kaliteye ulaştıracak veya en azından istenene yaklaştıracak bir ustanın yapmasını tercih ederiz.

Fakat bazı işler vardır ki, konusuna göre değerlendirilir. Bir film veya bir tiyatro eseri böyledir. Bütün filimler ve bütün tiyatro eserlerini aynı kişinin canlandırması/oynaması mümkün değildir. Kendisine verilen rollere göre artistlerin biri diğerinden daha iyi canlandırabilir. Fakat o kişi her rolü aynı şekilde canlandıracak diye ummak ve beklemek de doğru değildir.

Günümüzde bütün dünyanın merakla ve istekle seyrettikleri futbolda da durum böyledir. Meselâ herkes futbol oynayabilir, ancak herkes bir Lefter Küçükandonyadis veya bir Metin Oktay gibi Futbol oynayamaz. Ne var ki, onlar ve onlar gibi olanlar geri gelecek ve ustalıklarını gösterecek de değildirler. Bu durumda eğer günümüzde de güzel Futbol oynanmasını istiyor ve bunu da kendilerinden beklediğimiz futbolcuları memleketimizde bulamıyorsak bunun yolu, yeryüzünde nerede güzel futbol oynayan varsa onları para vererek Türkiye’ye getirmek ve takımlarımızı bunlarla doldurmak olmamalıdır. Çünkü bunun sonucu kendilerini beğenmediğimiz futbolcularımızın oynaması gereken Milli maçlarımızı hep mağlubiyetle bitirmek olur.

Nitekim bu haftadan başlayarak geriye doğru oynadığımız Milli Maçlarımızın sonuçlarına bir bakalım. Kimlere karşı hangi neticeleri almışız, başımızı iki elimiz arasına alarak bir düşünelim. Yabancı oyuncular bize ne kazandırmıştır? Bir görelim ve bu duruma nasıl düştüğümüzü birlikte düşünelim. 

Atalarımız böyle durumlar için ‘el elin işini türkü söyleyerek görür’ demişler. Bu sözü konumuza bir uygulamaya çalışalım. Yabancı olarak alıp takımlarımıza doldurduğumuz futbolcular çıktıkları maçları niçin oynamaktadırlar? Verilen parayı zaten almışlardır. Verilecek parayı da nasıl olsa alacaklarından emin bulunduklarına göre şüphesiz alacakları parayı hak etmek için değil, sadece o parayı almak için oynarlar. Halbuki, bir takımımızda oynayan bu memleketin evlâdı olursa, onun düşüncesi sadece alacağı parayı değil, aynı zamanda temsil ettiği, insanları ve şehrini de düşünmek olacaktır. Aynı takımda yabancılarla birlikte oynarken de çoğu zaman aşağılık duygusuna kapılacaktır.

Bu durum da Milli maçlarda kendisini gösterecek ve kendine güvenerek oynayamayacaktır. Durumun böyle olup olmadığını en son oynadığımız Milli Maça bakarak değerlendirebiliriz. 

Yok, eğer onları takım oyuncularımız görüp öğrensinler diye dünyanın parasını verip oynatıyorsak, onların kendi memleketlerinde ve aralarında oynadıkları maçları perdeye aktararak antrenörün incelemesi ve oyuncularına göstererek ona göre yönlendirmesi daha iyi değil mi? Böylece oyuncular hem yapılan güzel ve gerekli hareketleri görmüş ve nerede, nasıl uygulandığının farkına varmış olmazlar mı?

Biz de seyirciler olarak/millet olarak yabancıların oyunlarını seyretmek istiyorsak, bunun da yolu ifade ettiğim gibi, oynanan memleketin televizyonlarından seyredebiliriz. Alabildiğimiz zevki de tadarız. Milyonlarca dolarlar da yanımızda kalır.

Konuyu geçtiğimiz günlerde oynadığımız maçlara bakarak ve samimiyetle düşünerek bir defa olsun, bütün benliğimizle, gözden geçirmeliyiz. Aksi halde on bir kişilik takımda oynattığımız üç yerli oyuncuyu değil, arkada bekleyen bütün oyuncuların moralini sıfırın altına düşürürüz.

Neticede biz seyirciler de kendi oyuncularımızı değil, yabancı oyuncuları alkışlamış ve onlarla övünmüş olacağız ve asla kendi milli takımımızın zaferlerini de göremeyeceğiz.

Son Milli maçımızı da iki gün önce gördük. Karar vermek ilgililere düşer, ancak teklif ve istek de biz seyircilerden gelmelidir. Netice: Kulüpler adına oynanan maçlarda gerçekten o kulübü temsil eden yerli futbolcular oynamalıdır. Sözün kısası: Futbol dahil, her iş’de kendimiz olmalıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.