1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Kendimize Gelme Zamanı
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kendimize Gelme Zamanı

A+A-
Bu günlerde beklenmeyen, fakat aslında beklenmesi gereken, anarşik olaylar devam etmektedir. Neredeyse akşamları yatağımıza yatarken; ‘sabahleyin uyandığımızda hangi olumsuz olaylarla karşılaşacağız? Ne gibi can sıkıcı olaylar duyacağız?’ diye düşünmeye başladık.

Ancak düşünmekle de kalamıyoruz. Çünkü can sıkıcı olmaktan öte can yakıcı olayları da gerçekten duyuyoruz. Hemen her gün milletçe üzüleceğimiz olaylar vuku buluyor.
Can yakıcı olayların vuku bulması bir yana, olumsuz bir olay gerçekleştikten sonra arkasından bir de olayın vuku buluş şeklini tartışıyoruz. Böyle bir olayın arkasında olayı gerçekleştirenleri değil de onu bertaraf etmek isteyenleri hedef tahtası yapıyoruz. Tabii bu arada olayın asıl failini suçlamak bir tarafa, tamamen o kişinin işin içinde olmadığı yeni bir olay ortaya koyuyoruz.
Bir bakıyorsunuz meselâ bir gazeteci kanunların belirlediği sınırları aşarak kışkırtıcı veya asılsız ve yalan bir haber yapıyor veya bir yazı yazıyor veya olumsuz bir davranış sergiliyor.
Fakat hemen, her nedense, arkasından yapılan iş ve işi yapan kişinin davranışı değil de mesleği ön plâna çıkarılıyor; böylece işlenen suç göz ardı edilerek suçlu yerine bu suça mani olmakla görevli kimseler suçlanmaya başlanıyor.

Bırakın böyle durumlarda Devletten, milletten yana olmayı, kanun ve nizamlardan yana bile olamıyoruz. Böyle bir suç işleyen kişiyi yakalayıp gerekli makamların huzuruna çıkaranları suçlamak, dolayısıyla devleti suçlamak da neyin nesidir? Anlamak mümkün değil.

Koro hâlinde gündeme indirilen ‘basın temsilcilerinin ve dolayısıyla basının özgürlüğü elden gitti’, feryatları âsumânı inletiyor.
Bilindiği gibi, farklı ırk ve farklı din ve mezheplere mensup toplumların oluşturduğu bir devletin vatandaşları olarak bin yıllık bir beraberliğimiz bulunmaktadır. İyi ve kötü günlerde birlikteliğimiz devam etmiştir. Birbirimizin dertlerini paylaştığımız gibi, dertlerine ortak olmayı bilmiş ve bunu hafifletecek davranışlar sergileyerek yaşamışızdır.
Fakat bizim bu birlik ve beraberlik içinde yaşamamız düşmanlarımız tarafından, imrenilmenin ötesinde daima kıskanılarak gözetlenmiş ve bu birlik ve beraberliği parçalayabilmek için ellerinden gelenden fazlasını aleyhimize kullanmışlardır.

Biz halkımız ve devletimiz olarak sınırlarımız dışında bulunan düşmanları biliyor, tanıyor ve onlarla münasebetlerimizi bu bilgiler ışığında geliştiriyoruz. Fakat bu düşmanlar bir de içimizde kendimizden düşmanlar oluşturmuş ve bunları devletimizin aleyhine kışkırtmaları gündeme sokulmuştur.
Bu ise devletimizi ve milletimizi içten yaralamış bulunmaktadır. Bu sebeple bizim ilk yapacağımız iş, birlik ve beraberliğimizi sağlayacak düşünceye önem vermemiz olmalıdır.
İnsan olarak iyi ve kötü işler işlemeye meyilliyiz. Bir gün iyi bir iş yapan kimse bir başka gün hiç de kendisine yakışmayacak kötü bir iş yapabilir. Bu sebeple o kimse iyi bir iş yaptığında nasıl övgüye lâyık olursa kötü bir iş yaptığında da onun karşılığını görmelidir. Bu konuda yanlış adım atar ve kötüyü ve kötülüğü arkalarsak bu yanlış olur.
Onun için yaptığımız böyle davranışları iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. Bu günler kendimizi şuurlu bir şekilde kontrol ederek aklımızı başımıza toplamamız ve kendimize gelmemiz gerekir. Bence böyle davranmak için gelişen olayları iyi değerlendirmemizin tam zamanıdır. 
Bu yazı toplam 196 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.