1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Kendisinden Sonra Ecri Devam Edecek Üç Şey
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Kendisinden Sonra Ecri Devam Edecek Üç Şey

A+A-
İnsan, dünyaya kendi iradesi dışında, yaratıcısının kendisine yüklediği İslam fıtratıyla mücehhez, ahsen-i takvim üzere getirilmiştir. Mülkün sahibi insanları dünya hayatında kemiyet ve keyfiyet yönüyle ayrı ayrı nasiplendirerek, her birini emanet ettiği dünya metaından imtihana çekeceğini, ikinci hayatlarına güzel yatırımlar yapmalarını buyuruyor.
Bu yatırımların en güzellerlinden biride sadaka-i cariyedir. Hadimi k.s. bu konuyu ve Efendimiz s.a.v.in rahmet oluşunu ve öfkenin ilacından bahsederek mevzuyu şöyle işlemektedir:
Bilmiş ol ki, insan öldüğü zaman ameli kesilir. Ancak kendisinden sonra devam edecek üç eser bırakan müstesna. Bu üç eser; 1.Mescid, Köprü, Kale, Vakıf ve diğer hayır eserleri gibi. Mali imkânlarla meydana gelecek eserler.

2.Kendisinden faydalanılan ilim gibi, akıldan meydana gelen eser. Bunlar, delillerden çıkarılan hükümlerdir. Kitap yazmakta ilim öğrenmekte böyledir. İlmini başkalarına öğret. Sakın gizleme.
Hadisi şerif de: ”Kim bildiği bir ilmi gizlerse kıyamet günü ateşten bir dizgin ile dizginlenir.” buyurulmuştur. Bu tehdit, kitaplarını saklayanlara da aynen vakidir.
3. Hayırlı evlattır. Bilmiş ol ki, ilmi hal mükellef olmuş her erkek ve kadın Müslümana farzdır. Peki, ilmi hal nedir?
Hal bilgisi demektir. Yani mukım olsun misafir olsun, sağlıklı olsun, hasta olsun. Mesela; Namazın farzları, şartları, kabul olma sebepleri, namazı bozan şeyleri bilmek gibi. Oruçla alakalı hususlarda böyledir. Eğer nisap miktarı malı varsa zekâta aid hükümleri bilmesi de farzdır.
Ticaretle uğraşıyorsa alış veriş de helal olanlar ve haram olanlar, alış verişin sahih olması için veya geçersiz olması için gibi hususları bilmek farzdır. Eskiden tüccarlar ticaret için, yola çıktıkların da yanlarında fıkıh ilmini bilen kimseler götürürlerdi ki, ihtiyaç anında onlardan bilgi alır onlara danışırlar idi.
ECİR: yapılan iyi ameller karşılığı Rbbimizin vereceği mükâfat demektir. Hz. Hadimi bunu şu hadisi şerif ile delillendirmiştir. Rasülullah s.a.v.”Sizin ecriniz yorulduğunuz kadardır” buyurmuşlardır”.

PEYGAMBER EFENDİMİZ RAHMETTİR
Efendimiz s.a.v., İblise de rahmet olmuştur. Denildi ki Rasülullah a.s.) İnsanlar ve Melekler için olduğu gibi Şeytan hakkında da rahmet olmuştur.
Şöyle ki: Şeytana azap için bir Melek tayin edilmişti. O Melek her gün bir defa şeytana vururdu. Her bir darbenin acısı ikinci darbeye kadar kesilmezdi, dinmezdi. Ne zamanki! ”Seni ey Rasülüm âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik ”Enbiya s. A. 107 nazil oldu. Şeytanı melun, ”Bende âlemlerin cümlesindenim” demek süretiyle yardım talep etti rabbimizden. Allah Teâlâ da bu darbeyi şeytandan kaldırdı. Böylece Peygamberimiz a.s.v. şeytan hakkında da rahmet vesilesi oldu.
HİKÂYE: İslam akaidi ve ahkâmı o kadar ciddi ve hassastır ki, gelişi güzel manada güldürmek için alet etmemelidir. Hadimi merhum bu hususun da önemini ifade babında aşağıdaki hikâyeyi anlatmaktadır. Güldürmek için dini alet etmek İslam adabına aykırıdır.
Timur bin Necmettin’in bir gün canı sıkılmış moreli bozuk idi. Nedimlerinden biri, Timur’u güldürmek için dedi ki:
Filan Kadı’nın(hâkim) yanına birisi girmiş ve şöyle demiş; Filanca kişi Ramazanda oruç yedi”. Kadı cevap vermiş ”Keşke başka biride namaz yesede her ikisinden de kurtulunsa”.
Emir Timur Nedimine: Güldürmek için dini hususlardan başka bir şey bulamadınmı? demiş ve boynunun vurulmasını emr etmiş ve gereken yapılmış..

ÖFKENİN İLACI DÖRTTÜR
1.Abdest almak. Peygamberimiz s.a.v. buyurdu ki: ”Öfke Şeytandandır.” Yani şeytanın vesvesesindendir. Şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş ise su ile söndürülür. Öyle ise biriniz öfkelenince hemen abdest alsın”.
2. Ayakta ise oturmak, oturuyorsa ayağa kalkmak. 3. Huzuru İlahiden kovulmuş olan Şeytandan Allaha sığınmak. Yani euzü… Okumak.
4.Öfkeyi defetmeye mahsus duayı okumaktır.
Sevgili Rasülümüz s.a.v. hz. Ayşeye, öfkeli olarak göründüğünde şöyle buyurmuş ”Ey Ayşecik! Allahım benim günahımı affet, kalbimin öfkesini uzaklaştır. Ve beni şeytandan koru diye söyle” dedi.

ALAY ETMEK
Alay etmek İslam da haramdır. Ve büyük günahlardandır. Hadisi şerif de: ”Üç zümre var ki, onlarla ancak münafık olanlar alay eder. Bunlar saçlarını İslam yolunda ağartanlar, ilim sahipleri ve adil idarecilerdir”.
Zira bu üç zümrenin vasıfları Allah Teâlâ’nın evsafına racidir. Ak saçlı, kişinin yaşı ilerlemiş, büyümüştür. Kibriya büyüklük de Bari Teâlâ’ya mahsustur. Âlim zat, ilim sıfatı ile vasıflanmıştır. Adil imam ise, adalet sıfatı ile ziynetlenmiştir. Bu üç sınıfa ikram Allahü Tealaya tazım etmektir. Onları hafife almakta Allah Tealayı hafife almak demektir.
Hadisi şerif de: ” Şu üç kişiye merhamet edin. Toplumun şereflisi iken rezil ve hakir olana. Zengin iken fakir düşene, Cahil kavimler arasında olup da insanların, kadrini ve kıymetini bilmediği âlime”.
 
Bu yazı toplam 165 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.