1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Kıblemiz Batı Oldukça
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kıblemiz Batı Oldukça

A+A-
Her daraldığmızda, her zulme uğradığımızda, “nerdesin ey Batı, nerdesin ey Amerika!” diye çığrışan bizler ve tüm mazlum milletler kendi hakkında idam fermanı yazan hakime değilde bu hükmü icra eden cellada kızan akılsız mahkümlara benziyoruz. Sisi’yi Batıya, Amerikaya, Rusyaya şikayet eden Müslümanlar Sisi’nin(cuntanın)ipinin onların elinde olduğunu bilmiyorlar mı? 
Mısırdaki son katliamlar gösterdiki islam dünyası daha doğrusu müslümanlar kurtuluşu halen Batıda görüyor. Sadece Müslümanlar mı? Maalesef hayır! Tüm mazlum milletler bu yanlışın içinde debelenmeye devam ediyorlar. Halbuki zalimden adalet beklemek, sırtlandan ceylanlık, kokarcadan misk beklemek gibi bir şey! Kanında asırların biriktirdiği kirli kan dolaşmaya devam eden batı vampirinden merhamet dilenmek, hakkı savunmasını istemek ne kadar da budalaca! Zavallı müslümanlar, gariban sömürge ülkelerin insanları, kendilerine zulmeden kuklaların ipini elinde bulunduranlardan medet umarken ne kadarda zavallı bir hale düşüyorlar!
Siyasette ekonomide kaybeden siyasi gruplar, sosyal sınıflar hep rakiplerine Batının( ABD başta olmak üzere AB ve hempalarının) yardım ettiğine inanırlar ve adeta ;”adaletin bu mu batı?” diye sitem ederler. İş tersine dönünce de bu sefer de karşı taraf aynı şeyi söyler. Mesela Mısırdaki son gelişmelere bakın: Mübarek giderken onun taraftarları ;” Bu işin arkasında batı var” demişlerdi. Mübarekten sonra seçimle başa geçen İhvan da, Mursi’yi deviren gücün arkasında Batıyı görüyor. Menderes’i devirenler onu Amerikancılıkla suçlarken, bu gün anlaşılıyorki Menderesi sscb’ ye yaklaştığı için Amerika devirtmiş. Tıpkı 12 Eylülde ve diğer darbelerde olduğu gibi. Saddamı Irak’a, Kaddafi’yi Libya’ya, Esedleri Suriye ye bilmem hangi diktatörü bilmem hangi ülkeye tebelleş edenler daha sonra bu ülke halklarını bu diktatörlerden kurtarmak için yine kendileri baş role soyunuyorlar. Halklar da diktatörler de bu zokayı asırlardır yutmaya devam ediyorlar.
Bu gerçekler doğrultusunda yapılacak tek bir şey kalıyor: Mazlum,masum sömürge ülkelerde yaşayan tüm insanlar(diktaörler dahil) problemlerini kendi aralarında çözmeli. Sorunları çözmek için batıdan istenen her yardım zulüm olarak, kan olarak, tefrika olarak geri dönüyor. Bu gerçeğin örneği dünyada yüzlerce kez yaşanmışken hala akıllanmayan toplumların durumu gerçekten içler acısı. Batı dışında yaşayan tüm insanlar, dinli de dinsizde, sağcı da solcu da, ilerici de gerici de, alevi de sunni de, puta tapanda, ateistte kurtuluşu kendi içinde, kendi kültüründe, kendi komşusunda aramalı. Aksi halde kurtuluş diye sarıldığımız her dal kırılacak, her güvendiğimiz batı dağına karlar yağacak! Çünkü batı medeniyetinin hamurunda zulüm, kanında işkence ve sömürü vardır. Haydutların, ABD de Kızılderililere, azteklere, mayalara, Fransızların Afrikada zencilere, İngilizlerin uzakdoğuda, ortadoğuda, Avustralyada masumlara, sırpların balkanlarda boşnaklara, rusların kafkaslarda çeçenlere yaptıklarını hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Akrep hep akreptir. Sırtlan hep sırtlandır, Batıda hep batıdır. Akifin dediği gibi;
Karadağ haydudu Sırp eşşeği Bulgar yılanı,
Sonra Yunan iti, çepçevre kuşatsın vatanı…
……………………………………………………..
Artık ey millet-i merhume, sabah oldu uyan!
Sana az geldi ezanlar diye ötsün mü bu çan?
Ne Araplık ne de Türklük kalacak aç gözünü!
Dinle Peygamber-i Zişan’ın İlâhî sözünü.
Türk Arabsız yaşamaz Kim ki yaşar der delidir:
Arabın, Türk ise hem sağ gözü hem sağ elidir
 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.