1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kıbrıs- Türkiye Ve Bayram
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs- Türkiye Ve Bayram

A+A-
İnsan ömrü su gibi akıp gidiyor.
Yanlış hatırlamıyorsam İmam-ı Gazali’ye sorarlar ?
“Ömür nedir ?”
Gazali cevap verir :
“ Bir nehrin kenarına otur. Suyun akışını izler. İşte ömür ve ömrün gidişi …”
Bir bayramı daha acısıyla, tatlısıyla geçirdik.
Ömrümüz yeterse yeni bayramlar görürüz.
Bu bayramı eşim ve kızımla birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde geçirdim. Bazı dostlarımı ziyaret ettim.
1974 Kıbrıs çıkarmasında askerdim. 1977 7e bir davetle gitmiştim. Daha sonra yine gidip geldim. Her gidip gelişimde Kıbrıs’ta değişiklikler gördüm.
Kıbrıs hiçbir şeye feda edilemeyecek kadar bizim. Ancak bizden bir çok konuda çok daha önde ve ileri durumdalar.
Bazı kimselerle yaşamları hakkında konuştum, sohbet ettim. 1974 öncesini sordum. 1974 öncesini özleyen pek kimse yok gibi. Bir kimse diyordu ki, “Biz 1974 öncesi Rumlarla kavga etmez ise, on yılda bir cinayet görürdük. Şimdilerde ise Türkiye’nin belli bölgelerinden gelen insanlar nedeniyle yılda birkaç cinayeti izliyoruz. Türkiye’den gelen insanların pek çoğu bizim aile düzenimizi bozdular. Bizim burada ikinci evlilik yaptılar, sonra kaçıp gittiler.
Çünkü güvenlik olmaz ise, hiçbir şeyin olmayacağını, yaşamın güvenlikle başladığını bilmektedirler. Ancak İngiliz kültürü benliklerini ve yaşamlarını sarmış durumdadır. Hala İngiliz modeli etkindir. Otellerinde bile bize uyum sağlama sıkıntısı vardır. Mesela telefonunun şarj cihazını prize takmak için yeni bir aparat takıyorsunuz öyle kullanabiliyorsunuz.
Dolmuş taksiler, özel otomobiller son model Mercedes yada daha lüks arabalar. İnsanlar dürüst davranışlılar. Yardım sever görünüyorlar. Mesela el çantamı kaybettim. Bir saat sonra çantamda bulunan kartvizitimden telefon bulup, beni aradılar ve çantamı teslim ettiler. Çantamı teslim ederken de:;
“Bu çanta Türkiye’de olsa yok olurdu” demeleri üzerine bende kendimi savundum:
Hayır, Türk insanı da dürüsttür. Her yerde yanlış insanlar olabilir dedim.
Camiler, ibadethaneler çok sık olmasa da var. Ezan okunuyor. Bundan dolayı mutlu oldum.
Orada da kurban kesildi. İnanın bir kurban kanı, bir kokusu ya da diğer atıklarını çöp kutularında bile görmedik. Biz hala ilkel metotlarla kurban kesiyoruz. Belediyelerin gösterdiği yerler dışında da ilkelliğimizi sürdürüyoruz.
Bir başka imrenilecek konu ise sessizlik hakim. İnanın 5 gün boyunca bir tek araç kornası, klakson sesi duymadım. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. İnsanlar kaldırımdan aşağıya adımını attı mı, 50 metre ilerideki araç, durup size geçmeniz için yol veriyor. Duraksanız bile işaretle sizin geçmenizi istiyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini daha öncede gezmiştim. Bu kez de adım adım gezdim. Gerçekten temiz, sessiz ve insanları saygılı ve yardım sever. Birçok Ülke gördüm. Kıbrıs bana biraz daha sıcak geldi. Kendimizden bir parça oluşu herhalde bizi ısındırıyor.
1974 öncesi yaşanan barbarlıkları gösteren “Barbarlık müzesini” gezdim. Kızım Zeynep ve eşim Kadriye bundan çok etkilendi. Karaoğlanoğlu şehitliğini, Hz. Osman zamanında ilk defa İslam ordularının Kıbrıs’a geldiği ve 7 sahabenin şehit düştüğü müzeyi düzenlemişler. Oranın ziyaretini yaptık. Lala Mustafa Paşa Camii, Namık Kemal zindanını, tarihi bir iki kaleyi, Venedik sarayı kalıntılarını gezdik.
Bir başka hoşuma giden konuda alış verişlerinde yıllar önce de görmüştüm. Pazarlık yok. İnsanlar kazıklanmadığından emin görünüyor ama, hayatın pahalı oluşunu belirtelim. Yalnız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde akaryakıt bizden en az 1,5 TL daha ucuz.
Bu arada bize Kıbrıs’ta ev sahipliği yapan değerli dostum. Mehmet Edebi beye ve eşine, Konyalı öğretmen arkadaşım Şevki Açıkalın’a teşekkür ederken, ilgililere bir kez daha buradan sesleniyorum. Şu bizim Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünün verdiği SARI BASIN KARTI’ NIN DA KİMLİK OLARAK KABUL GÖRMESİNİ İSTİYORUM.
Türkiye’den bahsedecek olursak ta gelişmeler endişe uyandırıyor. Ekonomi de kötü gidişin yanı sıra, Güneydoğu’da sokağa çıkma başladı. Bu gidiş iyi bir gidiş değil. Bunları da gelecek günlerde yazacağım.

 
Bu yazı toplam 61 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.