1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kıbrıs Ve Yunan
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs Ve Yunan

A+A-

Belki bu yazıyı yazınca yaşımız ortaya çıkacak ama, böyle bir takıntımız yok.

Öğrencilik yıllarımızda :
“Kıbrıs bizim canımız, feda olsun kanımız”

Ya da :

“Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır” diye mitingler düzenler, sloganlar atardık.

Hain Rumlar ve Makaios ve EOKA terör örgütü Kıbrıs’ta soydaşlarımıza yaptıkları zulümleri hatırlarım.

Arkasından 1974’te Bülent Ecevit- Necmettin Erbakan koalisyon hükümetinde “BARIŞ HAREKATI”

Bu dönemde bendenizde vatani vazifemi yapıyordum.

O günlerin anıları, heyecanı bir başka idi.

Merhum Dr. Fazıl Küçük ve birkaç kez kendisiyle birlikte olduğumuz, Konya’ya gelişinde de kendisini SUN TV’de konuk ettiğim, canlı yayın yaptığımız Rauf Denktaş’a ve diğer şehitlerimize rahmetler diliyorum.

1974 ve 2017…

Aradan tam 43 yıl geçti.

Türk Askeri’nin Kıbrıs Barış harekatıyla Kıbrıs duruldu ve soydaşlarımız o yıllardan bu yana huzur içinde Kuzey Kıbrıs’ta yaşamını sürdürmektedir.

Ancak zaman zaman gündeme gelen İki toplumlu bir Kıbrıs Devleti kurulması hep Rumların ve Yunanlıların bozgunculuk yapmasıyla son bulmuştur.

Girişimler ve Birleşmiş Milletlerin iki toplum üzerinde yaptırdığı referandumda Türkler birleşmeye “EVET” derken, Rumlar “Hayır” demişlerdi.

Şimdi yine bu konu kaçıncı kez gündemde bilmiyorum.

Bence Türkiye Cumhuriyeti ve varsa bizim devletimizin dostları Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanımalı ve tanıtmalı, bu iş sonlandırılmalıdır. Belki ütopik ve radikal gibi gelir ama, Atatürk nasıl girişimleri ile Hatay’ı Fransızlardan alıp, Türkiye’ye katmışsa, Kuzey Kıbrıs’ta eğer devlet olarak tanınmayacaksa, Türkiye’ye iltihak ettirilmelidir.

Tabi ki bu kolay değil ama güçlü olursak bunu yapabiliriz diye düşünmekteyim. Lütfen beni bu konuda şovenizmle yargılamayınız. Rum lider Nikos Anastasiadis'in geçtiğimiz hafta KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşmesinde kapıyı vurup, masayı terk etmesinin ardından Kıbrıs'ta çözüm için yürütülen müzakereler durdu.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın, Rum tarafının Enosis kararına ilişkin geri adım atmadığı gerekçesiyle dünkü liderler toplantısına katılmadığını açıklandı.

Şunu bilelim ve Yunanlılar bundan vazgeçmeyecektir. “Enosis, ölmeyen bir hortlak gibi her zaman Yunanlıların ve Rumların zihinlerinin derinliklerinde yatan bir hedeftir.

Kıbrıs adasının Yunanistan’a bağlanması anlamına gelen Enosis yüzünden biten Kıbrıs görüşmeleri, Rumların niyetini ve hiç bitmeyen Enosis hayallerini ayyuka çıkardı.

Rum okullarında Enosis diye anlatılmaktadır. Yunanlılar megali idea diyor. Kıbrıs’ı bir Yunan toprağı, Yunan adası olarak görüyorlar.

Askeri açıdan Türklerin Kıbrıs’taki askeri üstünlüğü tartışılmaz. Rum ordusu Türk ordusuna karşı bir galibiyet elde edemez. Ancak işi masada bitirmeye çalışıyorlar. Kaldı ki, Türkiye, İngiltere ve Yunanistan Kıbrıs için yapılan antlaşmada garantör devletlerdir.

Bence Kıbrıs görüşmeleri rafa kaldırılmalıdır. Ortalık yatışsın, Türkiye’nin siyaseti sakinleşsin, Suriye meselesi çözülsün ondan sonra Kıbrıs sorununu çözmeye kalkışalım.

AB zaten Rumların yanlarında, Rusya ve ABD başka işlerle meşgul ama Rusya’nın gölgesi Kıbrıs’ta. Türk tarafı olarak artık büyük bir cesaret ve kararlılıkla gereken tavrı göstermemiz gerekmektedir.

Rum-Yunan ikilisi Enosis'e odaklanmış iken, her halükarda müzakere sürecinden bir sonuç alınamayacağı ortadadır ve devamının da faydası yoktur. Bu vakitten sonra tekrar masaya dönmek Türk tarafının aczini gösterecektir. Rum'a mahkûm olmadığımızı artık göstermek için adım atma zamanıdır. Yeniden toplu mezarların, göçlerin, kan ve gözyaşının Kıbrıs Türküne yaşatılmaması için gerekli yol izlenmelidir. Kıbrıs'ta yıllardır sürdürülmekte olan emperyalist oyuna artık dur denilmelidir. Müzakere maskaralığı bitmiştir. Diplomatik tüm yollar tükenmiştir ve artık onurlu siyaset, Türk'e yaraşır siyaset izleme zamanıdır.

Bu yazı toplam 243 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.