1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Kılıçdaroğlu, Kamalak, Perinçek
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kılıçdaroğlu, Kamalak, Perinçek

A+A-
Kılıçdaroğlu, Kamalak, Perinçek Esed’e Bu Günde Gitmeliler

Suriye’de iç savaşın başlarında, hükümetin Suriye yönetimi ile arayı açmaya başladığı, Suriye'de isyanların yükselişe geçtiği günlerde CHP, SP , o zamanki adı ile İP bu günkü adı ile Vatan partisi ( bu arada Perinçek’in soykırım meselesindeki zaferin kutluyorum) başkanları, temsilcileri, Suriye’ye gidip Esede destek vermişlerdi. Desteğin altında yatan ana etken mealen şu idi: "...Suriye, batıya karşı, emperyalizme karşı politika izleyen bir devlettir. Başta ABD olmak üzere Batılılar ve dış güçler Esedi devirerek Suriyeyi kaosa, bölgeyi istilaya sürükleyeceklerdir. Bundan en büyük yararı İsrail ve batı sağlarken İslam dünyası bundan zarar görecektir. Bundan da öte Suriye halkı büyük ölümlere ve sürgünlere maruz kalacaktır...
Bu minvalde izlenen politikalar o gün Esed’in gitmesini isteyen Türk devlet politikasına zıttı. Çünkü Türkiye’ye(hükümete) göre Arap Baharı ile başlayan halk hareketleri tıpkı Tunus da, tıpkı Mısır’da, tıpkı Libya’da olduğu gibi Suriye’de de yaşanacak, demokrasiye yumuşak bir geçiş sağlanmazsa, Suriye’de büyük bir iç savaş, azim bir iç kargaşa meydana gelecek, bu durumdan da en büyük zararı bu ülke ile en uzun sınırlara sahip biz görecektik. Bu zarardan kurtulmak için Yumuşak bir geçişle Suriye’de demokrasiye adım atılırsa hem Suriye, hem Türkiye, hem de bölge için hayırlı sonuçlar meydana gelecekti. Olmadı. Türkiye’nin bakış açısı aslında batının da bakış açısı idi. Lakin Batı (abd, ab) Mısırda demokrasiye geçilince, yapılan seçimlerde dindar insanların (MURSİ NİN PARTİSİ) iktidara gelmesini kabul edemedi. Aynı durumun Suriye de de olacağını gören Batı Suriye politikasını değiştirdi Yani Esed’i düşürmekten vazgeçti. Böylece Türkiye, Esed rejimine karşı birkaç küçük devletin desteği dışında yalnız kaldı. Suriye’deki iç savaş büyüdükçe büyüdü, ölümler arttıkça arttı(360 bin insan öldü) göçler dayanılmaz boyutlara ulaştı. Bu gün, “100 Bin mülteci gelirse ne yaparız” diyen dönemin Dış işleri Bakanı şimdi başbakan. Bu gün, Davutoğlu’nun düşündüğü rakamların 25 katı fazla mülteci ile baş başayız. Hükumetin bu konudaki öngörüsü tutmadı kısaca.
ABD, AB, ÇİN, RUSYA gibi büyük devletlerin her zaman ve ne şartlar altında olursa olsun kendi çıkarlarını önde tuttukları, insanlık, merhamet, vicdan, vefa… Gibi anlamı yüce ve yüksek terimlerin onların lügatinde sadece laftan ibaret kelimeler olduğunu bir kere daha görmüş olduk. Türkiye, vefa, kardeşlik, adalet, insanlık, dindaşlık, komşuluk… Gereği İran’a ve Suriye’ye zor zamanlarda sahip çıkmasının karşılığını çok acı bir şekilde şimdi görüyor ve yaşıyor. İran’ı ve Suriye’yi ABD hışmından korumak için çırpınan Türkiye, işler tersine dönünce yardım ettikleri tarafından nasılda ihanete uğratılıyor. Bu gerçekleri aklımızdan çıkarmadan gelelim muhalefetin Suriye politikalarına.

Hükumetin Suriye politikasını yanlış bulan muhalefetin yaptıklarına gelince. MHP’nin bu konuda ne söylediği pek belli değil. Normalde Suriye’deki ESED zulmüne karşı halkı, özelliklede Türkmenleri desteklemesi beklenen MHP, birkaç cılız ses dışında fazlaca nötr davrandı. Mesela MİT tırları meselesinde bu yardımların BAYIR BUCAK Türkmenlerine gittiğini söyleyen Hükümete destek vermedi. MHP, Suriye’deki Türkmenlerin haklarını korumak için göze batacak politikalar izlemedi. Suriye'nin tarihte PKK nın en büyük hamisi olduğu gerçeğini hatırlamadı. CHP bu konuda çok net bir siyaset güttü. T.C Hükümetinin politikalarını çok sert bir şekilde eleştirdi. Bununla da kalmadı Suriye’yi yıllardır kanla, baskıyla idare eden, son kalkışmadan sonra kendi halkından 300 binden fazla insanın ölmesine, şehirlerin köylerin harap olmasına milyonlarca insanın ülkeyi terk etmesine neden olan Esed’in yanında yer aldı. Esed’e heyetler gönderip destekledi. Aynısını Perinçek ve Kamalak’ta yaptı. Bu üç partinin bu konudaki ana görüşü şu idi. Suriye’deki mesele Suriye halkının meselesidir. Dış müdahalelere karşıyız. Başka ülkelerden gelip iç savaş çıkaran “cihatçı” gruplar ülkeyi terk etmeli. Bu konuda Türkiye, Batı ile hareket ederek yanlış yapıyor… Bu görüşlerin birçoğu doğru. Yalnııız şimdi durum değişti. Artık Suriye muhalefetine Batı, gizli açık yardım etmiyor, tam aksine Esede Rusya, İran, Hizbullah sadece silah vererek, sadece ekonomik yardımlarda bulunarak değil, aksine bizzat askerlerini göndererek en büyük yardımı yapıyorlar. O zaman Perinçek’in Kamalak’ın, Kılıçdaroğlu’nun tutarlı olmak açısından bu gün yine ESEDE gidip ; “Arkadaş, sen ne yapıyorsun? Biz sana, ülkene, devletine yapılan dış müdahalelerden dolayı destek vermiştik. Bu gün sen Rusya, İran, Hizbullah askerlerini ülkene sokarak kirli bir savaş yürütüyorsun. Bu yanlıştır, Böyle giderse biz desteğimizi çekiyoruz demeleri lazım değil mi?
 
Bu yazı toplam 106 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.