1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Kim İnanırdı?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kim İnanırdı?

A+A-
İnsan oğlu nisyan ile maluldur. Bu sebeple bizler ara sıra gerek yakın devire, gerekse tarihe dönüp bir bakmalı. Böylece dünü bu günle kıyaslamış, mazinin şartları ile bu günün imkanlarını tartmış, nerden nereye geldiğimizi anlamış oluruz.
2014 Yılının bu ilk ayından gerilere doğru gidelim, mesela 2000’ lere varalım, neler değişmiş hayatımızda bir bakalım. O yıllar da Türkiyede birileri tarafından 1000 yıl sürecek denilen 28 şubat ikliminin dondurucu poyrazları esmeye , 28 Şubat 97’ de ekilen zulüm ekinleri başak vermeye devam ediyordu. Bu yıllarda Türkiyede yönetim de tarihte “karaoğlan” lakabıyla anılan fakat o yıllarda hastalıklı halinden dolayı halk arasında başka unvanlarla anılmaya başlanan Ecevit ve hükümeti vardı. O Ecevit ki TBMM’ inden halkın oyu ile seçilmiş Merve Kavakçı Hanımı büyük bir kahramanlık! ve cesaret! örneği göstererek çıkartmış, İHL lerin orta kısımlarını kapatmış, katsayı meselesi yüzünden başta İHL ler olmak üzere meslek liseleri kapanma noktasına gelmiş, üniversitelerdeki kızların bile başları açılmış, bu yüzden on binlerce öğrenci ya okulunu terketmiş ya başını açmış,ya da yutdışında okumaya gitmişti. Bankalar batmış, bir gecede milyarlarca dolar el değiştirmiş, Döviz fırlamış, faizlerler gecelik yüzde 5000 leri görmüş… Çaresiz kalan hükümet ve Karaoğlan yurt dışından Kemal Derviş’i ithal etmek zorunda kalmış. Memur maaşları ödenememe noktasına gelmiş, devlet gelirlerinin yüzde 85’ i faizlere gider olmuştu. O günlerin en büyük tehlikesi tabi ki irtica idi. Bırakın siyasetçileri, bürokratları, askerleri, memurları, büyük firmaları, köfteciler bile “yeşil sermaye” yaftası ile fişlenmişti. Bu günün devrimci başbakanı Recep Tayyip Erdoğan okuduğu şiir yüzünden girdiği hapisten yeni çıkmış, yeni bir çıkış yolu aramak üzere çalışmalara girişmişti. Paramız 6 sıfırla dünya şampiyonu, enflasyonumuz yüzde 65 ler seviyesinde ilk 5 ülke içerisinde bayrak dalgalandırıyordu. Hızlı Tren bir hayal, baş örtüsü meselesinin çözümü bir rüya idi. O günlerde anneler, hanımı baş örtülü olan bakan, başbakan hele de Cumhurbaşkanı düşünecek kadar hayali geniş baba yiğitleri doğurmamıştı henüz! Çünkü Bu günün eşi başörtülü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, o günlerde hanımını başörtülü bir halde imtihan salonuna koyabilme çabasında idi.
Marmaray, 15 bin km duble yol, Hızlı Tren, Bolu Tüneli ve tüneller, terörü bitirme, kanı durdurma, kardeşliği tesis etme, yüzlerce baraj yapma, Kürtçe Tv açılması, fakir fukaranın bile uçağa biner hale gelmesi…Hele de askeri vesayetin bitirilmesi, hayal ötesi mitolojik düşüncelerdi.
Nereden Nereye Değil mi?
Ya bu gün? Yıllardır çözülemeyen baş örtüsü meselesi halledilmiş, hem de sadece okullarda değil tüm kamu ve özel alanlarında. Mecliste başörtülü vekiller var bu gün. Sadece İHL’ler açılmakla kalmamış tüm okullarda seçmeli ders olarak Kuran, Siyer, Arapça, Osmanlıca dersleri konulmuş. Kat sayı meselesi, MEB’in temel amaçları değiştirilmiş, andımız ve garip bayram törenleri kaldırılmış, bırakın Kürtçe yasağını Terörist başı ile anlaşılarak pkk meselesi bile bitme noktasına getirilmiş. Kuzey Irak yerel hükümeti ile anlaşılarak Kuzey Irak Petrolleri Ceyhandan akmaya başlamış. 3. Köprü, 3. Hava alanı, Kanal İstanbul, nükleer santral projeleri ya başlamış ya da başlamak üzere. Doktora, ilaca ulaşım kolaylaşmış… Son olarak finali Konya siyaseti yaptı. AKP, Konya Meramdan başörtülü bir hanımı belediye başkan adayı yaptı. Nerden nereye değil mi?

 
Bu yazı toplam 48 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.