Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Kime oy vereceğiz?

A+A-
Bugünlerde ülkemizin geleceğini belirleyecek olan 1 Kasım milletvekilliği genel seçimleri ile ilgili siyasi partilerin seçim kampanyaları hızla devam ediyor. Dolayısıyla herkeste en iyiyi bulma arayışı, en iyiyi tercih etme arayışları da. Seçimlerde barajı aşma noktasında olan partilerin ne önerdiklerine, daha önce neler yaptıklarına, neleri yapmaya güç ve enerjilerinin yeteceğine dair kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum.

HDP ile başlayacak olursak, barış ve demokrasi adına, halkların kardeşliği adına yola çıktığını iddia eden, ülkemiz üzerinde hiç de hoş olmayan planları olan neredeyse tüm emperyalist güçlerin arkasında durduğu, medya güçlerini sonuna kadar kullanarak eş başkanını sevimli göstermeye çalıştığı bu parti; seçim çalışmalarını Ankara tren garı önünden 10 Ekim itibariyle başlatmış görünüyor. PKK’nın siyasi uzantısı olmanın da ötesinde bizzat emirleri Kandilden ve onun arkasındaki emperyal güçlerden alan bir konumda. Hedefleri daha çok kan akmasına vesile olmak, önce belirlenen ilçelerde, sonra bazı illerimizde ve nihayetinde belli bir bölgede özerklik ilan ederek vatanın bölünmesini sağlamak. Ne dillerine doladıkları barışla, ne kardeşlikle ne de bir takım haklarla alakaları var. Kuzu postuna büründürülen bu vahşetin en azından bu seçimlerde 7 Hazirandaki oy oranına ulaşamayacağını ümit ediyor ve buna inanıyorum. Kısaca betimlersek HALKI DEVLETİNE düşman eden bir PARTİ…

MHP ye gelince, millet ve milliyetçilik kavramlarını kimseye bırakmayan bu partinin sağdan soldan devşirdikleri ve nasıl yapacaklarını da projelendiremedikleri birkaç ekonomik ve sosyal vaatten başka halkın önüne koyduğu hiçbir şey yok maalesef. Liderinin ne yaptığını anlamaya çalışırken bütün Türkiye’nin beyin devreleri yandı. Bu kadar çelişki, bu kadar lakayıtlık, bu kadar sorumsuzluk, bu kadar vurdumduymazlık, bu kadar “ürkek”lik ve bu kadar “HAYIR” ancak bu kadar zaman dilimine sığdırılabilirdi. Özellikle de ülkenin bıçak sırtından geçtiği kritik bir dönemde hiç mi söyleyecek sözü, hiç mi önerisi, hiç mi projesi olmaz bir partinin, anlamak mümkün değil. Hovarda bir mirasyedi tavrından öte geçmeyen, kendisine yüklenmiş umutları bir bir yok etmekten başka türlü algılanamayan, üstelik halk nazarında itibarı olan ve partiye de itibar kazandıran kendi öz evlatlarını umarsızca harcayan bir parti ve yönetiminden sanırım artık hiç kimsenin bir umudu da beklentisi de kalmamıştır. MHP bu sorumsuz tavrıyla barajı geçemezse şaşırmayacağım. Geçerse de zaten asla iktidara talip olmayan yapısıyla meclisin en küçük partisi olmanın keyfini çıkartmaya, “bana ve şu rahatıma dokunmayan bin yaşasın” tavrının tadına varmaya devam edecektir. Dolayısıyla MHP genel başkanının dediği gibi “sen bilirsin Türkiye”…Kısaca MİLİYETÇİ HAREKETSİZLİK PARTİSİ…

CHP cephesine baktığımızda, zaten adında “cephe” nin harflerini barındıran bu partinin yıllardır “cephe” siyaseti yaptığı, milleti cephelere ayırdığı, ayrıştırdığı, kahir ekseriyetini “ötekileştirdiği”, çoğunluğunu zinde güçlere ve baronlara borçlu oldukları iktidarlarında bu düşünce ve idare tarzlarını, milleti ve kutsallarını her seferinde ezercesine, acımasızca uygulamaya koyduklarını eskiler bilseler de özellikle yeni yetişen nesle hatırlatmakta fayda var. Cumhuriyet Halk partisi, evet bir siyasi partidir, ancak “cumhur”a, “halk”a rağmen siyaset yapmayı kendisine şiar edinmiş, ciddi, elle tutulur bir projesi olmayan, o da MHP gibi “mirasyedi” konumunda bir parti olup “memleket için hangi hizmetleri ürettiniz?”, “iktidarlarınızda hangi sorunların üstesinden geldiniz?”, “milletin bütününü memnun eden, toplumsal huzur ve refaha katkısı olacak hangi yenilikleri gerçekleştirdiniz?” sorularına verilecek net cevapları olmayan bir parti. 80 öncesindeki yılların “zam, zulüm, işkence=işte CHP” sözleriyle, yokluklarla, kuyruklarla ve 28 Şubatlı yıllarda da başörtüsü ve katsayı zulümleriyle hafızalarda yer etmiş bir parti. Kısaca CUMHURU HAKİR gören PARTİ…

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne gelince, kurulduğu günden bu yana “Adalet”in ve “Kalkınma”nın öncülüğünü yapmış, ülkeyi her anlamda ileri taşımış, milleti acımasızca gasp edilen haklarına kavuşturmuş, herkesi ve her kesimi özel, önemli, değerli ve öncelikli, 1. sınıf vatandaş olarak tanımlamış, 13 yıllık iktidarlarında millet ile devleti buluşturmuş, kavuşturmuş, kucaklaştırmış, bu ülke insanına dünyada başı dik yürüme onurunu yaşatmış, tüm dünyada zulme, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı duruşun sembolü haline gelmiş, ülkeyi taşımak istediği yer itibariyle de tüm emperyalist güçlerin, onların yerli işbirlikçilerinin boy hedefi haline gelmiş bir parti. Yapılan yatırımları, gelinen refah düzeyini tek tek sıralamaya bu yazının hacmi yetmeyeceğinden sadece şunu belirtmek istiyorum. 13 yıl önce neredeydik, şu an neredeyiz. Sevgili milletimden küresel algı operasyoncularının oyunlarına alet olmamalarını istirham ediyorum. Yaşadığımız kısa hükümetsiz dönemin sancılarını henüz üzerimizden atamadık. Bunun devam etmesi bizi “yönetilemez bir ülke” konumuna getirmek sonra da bölüp parçalamak isteyenlerin işine gelecektir. Dolayısıyla geleceğe güvenle bakan, geleceğe dair söyleyecek sözü, gerçekleştirilecek projeleri, idealleri ve iddiası olan, bunu yapabilecek devlet tecrübesine ve kadrolara sahip bulunan AK Partiyi desteklemek nesillerimizin istikbaline, ülkemizin istiklaline, güven ve istikrara verilecek destek olacaktır. Geçen seçimlerde milletimizin verdiği mesajları iyi anlayıp algılayan, hatalarından ders çıkaran, öz eleştiri yapabilecek demokratik ve ahlaki olgunluğa sahip, milletin demokratik reflekslerini ciddiye alıp üzerinde çalışmalar yapan, bu hususta yeni açılımlar ve projeler geliştiren AK Parti’yi desteklemek, geleceğimize sahip çıkmaktır. AK Parti hakikaten, ismi ile müsemma “ADALET ve KALKINMA PARTİSİ”dir.


 
Bu yazı toplam 84 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum