1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Kimin Ağzı Günahsızdır?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Kimin Ağzı Günahsızdır?

A+A-
Hayata hangi pencereden bakıyorsunuz?

Sorusuna nasıl cevap verebiliriz düşündük mü?

Bu köşede yazmıştım.

Ben, sen o, biz, siz, onlar….

Buradan çıkarak hangi pencereden baktığımızı bulabiliriz.

Hayata ben penceresinden bakan kendinden başkasını görebilir mi?

Görse bile bencillik çukurundan çıkarak diğer insanların halleri ile hâllenemez. Derdiyle dertlenemez.

Cihan nuru insanlığın kurtarıcısı Hz. Muhammed(sav) bizi bu bencillikten kurtarmak için, bir dua kardeşliğine çağırıyor. Buyuruyor ki;

--- "Günahsız ağızla dua ederseniz, Allah kabul eder".

Sahabei Kiram merak edip sormuşlar:

--–Ey Allah'ın Elçisi! Kimin ağzı günahsızdır ki?.."

"--–Senin ağzın kardeşin için, kardeşininki de senin için günahsızdır."

Öyleyse birbirimiz için dua etmeliyiz.

Hem de bütün içtenliğimizle dua ve dilekte bulunmalıyız.

Hangi konum ve durumda olursak olalım kardeşlerimiz, dostlarımız için iyi dilek ve dualarda bulunma güzelliğini iç huzurunu yaşamalıyız.

Kişini başkalarına ciddi olarak dua etmesi için, onları önemsemesi ve sevmesi gerekir. Başkasını önemseyen ve seven bir gönül, sevilecek kıvamda bir insan olmuş demektir.

Bu gerçek bize gösteriyor ki, bu hayatta verdiğimizi alırız.

Sunduğumuz bize sunulur.

Ektiğimizi biçeriz.

Öteki için dilediğimiz şey, gelir bulur bizi...

Hazreti Mevlana der ki:

“Dağ bile, sesine ses verir.”

Ya insan...

Senin sesini, dileğini, duanı, sunduğun güzelliği sana yansıtmaz mı?

Bu dünyada yapılmış olan ne iyilik kaybolur, ne de kötülük... İyilik de, kötülük de karşılığını mutlaka bulur. Bu yüzden atalarımız, "İyilik yap, denize at, balık bilmezse, Halık (Yaratıcı) bilir" demişlerdir.

Yine bu yüzden, karşılığını bulamadığımız iyiliklerden dolayı da üzülmeyiz. Çünkü her şeyi görüp gözeten Yüceler Yücesi Rabbimiz, ne kadar küçük de olsa, yapılan hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını Kur'an'da bildiriyor.

Böylesi güzellikler varken ya bugün ayrıştırma gayretleri niye?

Ben, sen o, biz, siz, onlar….

Yeni buluşta ötekiler oldu.

Bir ve beraber olmak yerine ötekileri oluşturmak neyin nesi?

Bu oluşumlarla nere gideceğiz?

Her ne şartta olursak olalım asgari müştereklerimiz olmalıdır.

Asgari müştereklerimizle ancak ayakta durabiliriz.

Erzurumlu fıkrası ile yazımı bitiriyorum:

Bir gün bir Erzurumlu bir lokantaya gitmiş. Lokantanın girişinde bir papağan:

--- Aa Erzurumlu gelmiş !!!dedi.

Erzurumlu bunu duyunca çok duygulandı ve papağanı satın almak istedi. Ama lokantanın sahibi:

--- üzgünüm papağanı satamam ama yumurtalarını satabilirim. Dedi. Erzurumlu da papağanın 3 yumurtasını aldı. Ama lokanta sahibinin verdiği yumurtalar papağanın yumurtaları değildi. Lokanta sahibi bir tane tavuk bir tane hindi bir tane de güvercin yumurtası vermişti. Erzurumlu yumurtaları aldığı gibi Erzurum’a gider yumurtaları kuluçka makinesine koyar. Ama yumurtalardan bir tavuk bir hindi bir de güvercin çıkar. Bunu gören Erzurumlu direk o lokantaya gider. Papağan

--- Aptal Erzurumlu geldi. Der. Erzurumlu:

--- Benim aptal olduğumu bir sen biliyorsun ama senin kimlerle düşüp kalktığını tüm Erzurum biliyor.
 
Bu yazı toplam 43 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.