1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. 'Kırk Yılda Bir Koca Buldum Onu Da Dayım Buldu'
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

'Kırk Yılda Bir Koca Buldum Onu Da Dayım Buldu'

A+A-
Başlıktaki söz seçimlere giderken milletin önemli bir bölümünün hissiyatını yansıtıyor. Normal şartlar altında en iyi iktidar bile olsa 10 yılda yorulur, yıpranır. Demokrasilerde bu gelenek çoğu zaman geçerlidir. Bu hal tabiatın bir gereğidir aslında. Günümüz Türkiyesinde, seçime giden ülkemizde ise sanki istisna bir durum yaşanıyor. Bunun nedeni hem iktidarın başındaki ismin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın inanılmaz çalışması, hem de iktidara talip muhalefetin bu çalışmalara karşılık verememesi. Tabiatın kanunu gereği, çalışan kazanıyor yani.
Muhalefeti dinleyince ;”kasetler de olmasaydı ne konuşacaktı ne söyleyecekti bunlar?” sorusu geliyor akla. Ha hakkını yememek lazım, Devlet Bahçeli pek fazla kasetlerin arkasında siper almıyor. Bir de yeri gelmişken Bahçelinin bu seçimlerde uyguladığı taktik, sergilediği tutum insanlardan büyük takdir topluyor. Yatıştırıcı üslubu, gençleri, vatandaşları sokaktan uzak tutma gayreti, sandığa vurgusu olgun bir devlet adamı, ileriyi gören bir bilge sıfatı kazanmasını hak ediyor.
İktidar ise (daha doğrusu Erdoğan) yaptıklarını anlatarak yapacaklarını vadederek müşahhas örneklerle insanları kendisine çekiyor. “Dışarıdan müdahele” de sanki başbakanın işine yaramış görünüyor. Özünde hamiyet perver olan, daima mazlumdan yana, adaletsizliğe karşı bir kültürden beslenen halkın büyük çoğunluğu, seçimlere dışarıdan yapılan ve başbakan tarafından “paralel yapı” olarak adlandırılan hadiseyi hoş karşılamıyor. Bence bu müdahele olmasa halk, çok daha objektif, çok daha dingin bir kafa ile karar verecekti. Halbu ki şimdi millet, aklından, kısa çıkarlarından ziyade, hissi ile ve uzun vadeli çıkarlarını düşünerek verecek kararını. Bence bu durum da iktidarın lehine olacak.
“Eldeki Bir Kuş Daldaki Üç Kuştan İyidir”
Seçimin ana ekseni yerellikten çıktı. Mücadele Cumhurbaşkanlığı seçimi eksenine kaydı sanki. Böyle olunca da vatandaş sadece kendi ilini ilçesini değil ülkenin geleceğini düşünmeye başladı. Bir de yeni çıkan büyük şehir yasası sanki iktidara avantaj sağladı. Köylerde, kasabalarda, ilçelerde yaşayan vatandaşlar, eskiden ihtiyaçlarını kaşılayan bir çok kurumun yerini büyük şehir belediyelerinin alması üzerine iktidardan yana bir eğilim göstermeğe başladılar. Komşu ülkelerde (suriye, ırak, mısır) yaşanan karmaşa, avrupanın bir çok ülkesinde(ispanya yunanistan, portekiz...) yaşanan ekonomik kriz, Kırım hadisesi insanları iktidara doğru savuran rüzgarlar haline dönüşüyor. AK-PARTİ iktidarından önce yaşanan siyasi karmaşa, sosyal kaos, ekonomik çöküntü henüz milletin hafızasından silinmedi, capcanlı yaşıyor. Ecevit'in başbakanlığındaki son hükümet zamanında yaşananlar ( irtica yaygarsı ile ortalığı toza dumana katıp bankaları batıranlar, çıkarın bu kadını buradan diyerek meclisten halkın vekilini kapı dışarı edenler, yüksek enflasyon, yüksek faiz, işsizlik imf, ödenmeyen borçlar, yapılamayan yatırımlar, durma noktasına gelen ekonomi...) hala taptaze yaşanıyor zihinlerde. Bu bilgiler insanları (bu iktidardan memnun olmayanlar dahil) yeni denemelerden alıkoyuyor. “Eldeki bir kuş daldaki üç kuştan iyidir” sözünün manası milleti Erdoğan'a doğru yönlendiriyor,ondan ayrılmak isteyenleri de kararsızlığa itiyor.
Kısaca iç şartlar, dış gelişmeler, mazinin unutulmaması, dışarıdan müdahele, halkın ;” kırk yılda bir Koca buldum onu da dayım buldu” diyen geç evlenen ve öyle veya böyle mutlu olan bir hanımın hissiyatını hatırlatıyor. Haydi hayırlısı. Kavgasız, belasız, neticesi ülke için, millet için, İslam dünyası için hayırlı olan bir seçim dileği ile...


 
Bu yazı toplam 99 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.