1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. KİRLİ DARBE GİRİŞİMİNİN YILDÖNÜMÜNDE NOTLAR
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

KİRLİ DARBE GİRİŞİMİNİN YILDÖNÜMÜNDE NOTLAR

A+A-

Aradan bir yıl geçti. Yarın 15 Temmuz kirli darbe girişiminin yıldönümü.

Halkımız meydanları doldurarak bu vatanın sahipsiz olmadığını hem cihana hem de içimizde ki uzantılarına haykıracak.  

Burada önemli bir konuya temas etmek istiyorum. Bu kalkışma başarılı olsaydı başımıza neler gelecekti?

Ülkemizin başına daha ne çoraplar örülecekti?

Halklar arasında muhtemel bir çatışma sonrasında kaosa sürüklenen ülkemizde geleceğe dair ne gibi sürpriz planlar kurgulanmıştı? Tespiti bu noktadan yaptığımızda daha doğru sonuca ulaşacağımız kanısındayım.

Aslında 15 Temmuz'un ne olduğunu ve dönen planların tespitine odaklanırsak her şey çözülecek. 15 Temmuz, öyle sıradan bir darbe girişimi değildi. Darbe girişimi, Türkiye'nin bir gün içerisinde kanlı bir iç savaşa sürüklenmesi ve halklar arasında önü alınamaz çatışma sürecine giden yolda ilk adımın atılması projesiydi.

Şimdi müsaadenizle o adımlardan bahsedeyim. Darbe girişimi başarılı olsaydı PKK mensubu ne kadar çal çakal varsa sınırlarımızdan içeri girerek kendilerince bağımsızlık ilan etmeyi planlıyorlardı. Olayın sıcaklığıyla ortaya çıkan şok dalgasında kasılan devlet sistemi de üst üste gelen nahoş sürprizler sebebiyle maslahata odaklanamayacak ve hengâme arasında kurulan PKK kontrollü devlet bölgede Siyonizm’in çıkarlarına hizmet edecek kurgularla yaşamını idame ettirecekti. Bu arada Türkiye Cumhuriyeti'nin silahlı kuvvetleri, emniyet teşkilatı kendi aralarında sürtüşmeye girecek bu iç savaşta kimin ne tarafta olduğunu dahi anlayamayacaktık. Bu arada FETÖ tarafından zapt edilen kolluk güçleri kanalıyla kim bilir daha ne gibi yeni kirli planlar kurgulanacak ve belki de kurulan gizli mason devletinin oyuncağı haline getirilecektik. Halkın hiç önemi kalmayacak ve söz hakkımız bile olmayacaktı. Bu arada da aynı üniformayı giyen birlikler, söz konusu kaos planlarına hizmet eden kalkışma kısa sürede bastırılmasaydı, Türkiye'nin Doğu, Güney Doğu'sundan başta olmak üzere her köşede asker ve emniyet güçleri iç savaşın odaklandığı, merkezlere çekilerek, doğu ve güneydoğu bölgelerimiz terör kontrollü grupların eline kalacaktı. PKK illeti,  asker ve polisi kendi içinde çatıştığı için bölgeyi terk etmiş bir Türkiye gerçeğiyle akıllarınca doğu bölgelerimizde bağımsızlık ilan etmeyi planlıyordu.

Ülkemiz için her fırsatta gündeme getirilen ve birbirine karşı kışkırtılmak suretiyle fırsat buldukça kaşınan Türk ile Kürt arasında, alevi ile sünni arasında yaratılmaya çalışılan karşıt fikir karmaşasıyla uyumsuzluk gündeme getirilecek, fikirler karşısında tahammül yeteneği kesbedememiş kişiler arasında ki çakışma, halkımız arasında ihtilaf yaratacağı için doğru veya yanlış çizgisine bakılmaksızın sırf taassuba dayalı bir kavga ortamı ülkemizin başına bela olacak ve çok büyük bir çatlak açılacaktı.

İşte darbe girişimiyle yaşanan şok ortamı, kısa sürede hissedilip gerekli önlemler alınmamış olsaydı ve halkımızın sokaklara dökülerek kararlı bir şekilde devletinin yanında olduğu gözlerine sokulmasaydı o andan itibaren yaşanacak olan yeni Türkiye artık bizim olmayacaktı. Bu hengâmeyle birlikte PKK belası, yıllardır hazırlandığı şehir ayaklanmalarını başlatacak ve kolluk güçleri ve halklar arasında kontrolsüz bir çatışmanın fitili tutuşturulmuş olacaktı. Buna ek olarak batı bölgelerimizde planlanan Türk-Kürt iç savaşı, askerin içindeki iç savaş, Türk-Kürt savaşına dönüşmüş, hemen arkasından Alevi-Sünni iç savaşı patlak vermiş, herkes birbiriyle kavgaya sokulmuş olacaktı. Bunun akabinde Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin Türkiye'ye müdahale kararı gündeme getirilecek ve iğrenç planlarını uygulama amacıyla el ovuşturan iç ve dış hainlere gün doğacaktı.

Bu işgali yaparken yumuşak laflarla halkın gazını almayı bilecekler ve zehirlerini damarlarımıza zerk ederlerken mayışıp kalan halkımızın kendini savunarak tepkisini ortaya cesareti tamamen elinden alınmış olacaktı. Tabi iş bununla bitmeyecek ülkemizi içten içe bitirmeyi ilke haline getirmiş hain oluşum olan FETÖ musibeti de kendince bağımsızlığını ilan ederek tabi olduğu ağabeylerine şirin görüntüler verecekti. Atalarımızın canla başla savunduğu, uğruna kan dökerek hainleri püskürttüğü bu güzel memleket elimizden uçup gidecekti. Bu FETÖ illeti öyle kısa sürede vücuda gelmiş bir yapılanma değildi. 40 yılda örgütlenmiş. 40 yıl bir insanın ömrüyle açıklanabilecek sabır değil."

Kısacası bundan bir yıl önce yaşadığımız darbe girişimi öyle Kılıçdaroğlu gibi günübirlik siyaset metodunu benimsemiş olanların açıklayabileceği türden bir gelişme değildi. Hele hele kontrollü darbe söylemini zavallının aklına kim soktuysa hiç değildir. Yeni planlar için düğmeye basan vatan haini güçler tarafından kontrol edilebilen bu yürüyüş masalıyla halkın zihnini karıştıramazsınız.

Hele söz konusu vatan olduğu zaman, öyle sizin zannettiğiniz gibi ülkenin % 50’lik kesimi de yanınızda falan değil. Bu yanlış algıyı da bir kenara koyun. Az gerçekçi olun. Sizin toplam potansiyeliniz bu ülkede taş çatlasa % 30’u geçmez.

Hele şu son çıkışlarınız sayesinde halkımız sizin görünmeyen yüzünüzü de görmüştür? Yoğurdu üfleyerek yemeyi ilke edinmiş bir halkı böylesine basit ayak oyunlarıyla yanlışın içine çekemezsiniz.      

Bu yazı toplam 382 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.