1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Kirli Piyango
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Kirli Piyango

A+A-
Uçsuz, bucaksız kuyruğa girerek saatlerce bekleyerek aldığı Milli Piyango bileti için çekiliş yarın gece yani yılbaşı gecesi yapılacak. Toplam 10 milyon kadar basılan biletler kimilerinin rüyasını süslüyor olabilir. Ama emeksiz yemek alışkanlığını da geçerek haram olduğu açık naslarla belli olan bu harama rağbetin yoğunluğu açıkçası beni ürkütüyor. Zenginlik hayaliyle avunmak bile birilerini fazlasıyla heyecana sürüklüyor. Bugüne kadar gözlemlediğim kadarıyla piyango zenginlerinin işlerinin rast gitmediği, başlarından bela ve musibetlerin eksik olmadığı ve daha da kötüsü dün yüzüne bile bakmayan en yakın akrabalarının ve arkadaş çevresinin kendisiyle samimiyet kurmak için yaptıkları türlü şaklabanlıklardır. Tamamen maddeye ve menfaate dayalı bir kaynaşmanın toplumumuzu birçoğundan farklı kılan sevgi ve saygı temelinden uzaklaştırdığı zahiren ortadadır.
Haydi, piyangoyu bir tarafa bırakalım. Etrafınızda ki maddi gücü yerinde olanların yaşantılarına bir göz atar mısınız? Paralarına para, mülklerine mülk, arabalarına araba katıyor olabilirler. Ama genelde büyük bir kesimi huzursuzdur. Paralarının bol olması onları mutlu etmeye yetmiyor. Acınası durumları vardır. Etraflarında kendilerini sever gibi görünen çok sayıda sahte arkadaşları ve dostları vardır. Her şeye kolayca ulaşabilmenin verdiği stresli bir yaşama sahiptirler. Çoğunlukla bu gerçeği, ama piyango vesilesiyle paraya boğulan ama işi gereği çok kazanan kesimler anlayabiliyor. Paralarının hesabıyla iştigal etmekten, yüklü ödemeler altında yaşadıkları hengâmeden ötürü dünya yaşantılarını büyük bir huzursuzluk altında geçirirler.
Tam rahatladıklarını düşündükleri anda yoğun stresli hayatlarının devamında yakalandıkları kronik ya da müzmin hastalıklarla boğuşurken hayatlarının en verimli anlarını da hitama erdirirler. Bundan sonrasında da kendileri için dünyanın hiçbir anlamı kalmamıştır. Etraflarında ki kalabalık onları yalnızlığa ve hüsrana itmiştir. İşte bu hayatın acı gerçeğidir. Kısacası para ile madde ile huzur elde edilemez. Huzurun temelinde yatan ana etken maneviyat yüklü ölçülü bir yaşam tarzıdır.
Ölçüyü elden kaçıran piyango zenginleri, daha işin başında en üst model araba alarak, ilk etapta etrafını saran parasına göz dikmiş oruspuların cazibesine kapıldığı zannıyla kendini rüyalar âleminde zannetmeye başlar. Bu esnada huzur katsayısı da artık düşüşe geçmiştir. Bunun farkına işin başında varamaz. Ama hayatın sillesi de yakın gelecek için bilenmeye başlamıştır. Etrafında biriken türlü türlü vaat sahiplerinin parasına para katacağı masallarıyla avuttuğu dönemi atlattığında da anlayacaktır ki hiçbirisinin amacı kendine destek değil, elinde ki paradır.
İşte kolayca gelen paranın çıkışı da kolayca olsa da geride bıraktığı enkazın faturası oldukça kabarıktır. Varlıktan yokluğa düşüşün vereceği acının yanında kendisini seven, koruyan kollayan ve gözeten bir ailesi de kalmamıştır. Etrafında kümelenen menfaat şebekeleri de, sütun bacaklı fahişelerde, paragöz tefecilerde kalmamıştır. Kendisine altından kalkamayacağı bir stres bırakmışlardır.
Değerli kardeşlerim, lütfen uyanık olalım. Yarın geceyi piyango çekilişini izleyerek değil, içkiyle kumarla harcayarak değil, Müslümanca geçirelim. Bu dünyada doyuma ulaşılamayacak hiçbir şey yoktur. Ama bunun karşılığında ahiret yurdunun doyumsuz zevklerini feda ettiğimizi, dünya yaşantımızın kalanını da boş işlerle heder ettiğimiz bilincinden sapmayalım. Er ya da geç bu hayatın sonu gelecek. Zenginlik gelecekse helal yolla gelmeli ve huzur getirmelidir. İnfak edebileceksek kısaca Rabbin rızasını kazanmaya vesile olacaksa gelmelidir. Şahsen ben tanıdığım birçok zenginin yerinde olmayı istemem. İbadetleri hazdan yoksun, infakları, zekâtları gösterişe dayalı, her gün yiyip içtikleri lüks lokantalarda ki yemekler tatsız…
Ama sade bir Müslümanın yaşantısında helal yoldan kazandığı parayla yediği kuru soğanı ekmeğe katık etmek, kuzu dolmasından daha lezzetlidir. Eli açık ve yaptığı ibadetleri gösterişten uzaktır. Evinde ki huzur bambaşkadır. Çocuğunu severken bir başka mutludur. Kuzine sobasında pişmiş patatesin lezzetini benim hazır yiyiciler olarak nitelendirdiğim gurmeler bile çözemez. Allah ömrünü uzun etsin anacığımın yaptığı mütevazı yemeklerin lezzetiyle boy ölçüşecek bir restoran olduğunu sanmıyorum. Çünkü anacığım pişirdiği yemeklere sevgisini, emeğini katıyor.
Hayat denilen gerçek, süslü sofralarla, kuru kahkahalarla, model arabalarla, ışıkların dans ettiği lüks konaklarla renklenmiyor. Aksine daha da kararıyor.
Bu bakımdan yarın son gününü geçireceğimiz 2014 yılında nasıl bir hayat geçirdiğimizi iyi tefekkür etmemiz lazımdır. Bir gün sonra gireceğimiz 2015 yılı için tamamen hayra yönelik ne gibi planlar yapacağımızı ya da yaptığımızı tefekkür edelim.
Benden bu kadar! Anlayana…
 
Bu yazı toplam 47 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.