1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. KİRLİ SENARYO ESKİDİ, YENİLERİ YAZILIYOR
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

KİRLİ SENARYO ESKİDİ, YENİLERİ YAZILIYOR

A+A-

Amerika’nın Ortadoğu üzerinde kurguladığı planın merkezinde PYD var. Son haftalarda hatta iki gün önce dahi Suriye’de ki teröristlerin PYD’sine tırlarla araç ve savaş mühimmatı gönderiyor. Bunların terör örgütü uzantısı olduğunu da pekâlâ biliyor. Burada can sıkıcı olan şudur. Bu yaptıklarına masumane kılıf uydurma çabası süsü vererek hem bölgemiz yöneticilerini hem de halkımızı saf yerine koymasıdır.

Yapacak bir şey yok. Dilediği kadar oyun kurgulasın, askeri mühimmat göndersin karşılığında kendi ayağına sıkacak. Kıtalar ötesinden bölgeyi dilediği gibi çekip çevirme girişimi sonucunda yeni bir Vietnam şokunu yaşayacağından kuşkunuz olmasın. Tarihin tekerrürü yeniden bu noktada vücuda gelecektir. Belki beni hayalcilikle itham edeceksiniz ama Suriye kuşatmasının akabinde Amerika’nın bölgede ki etkinliği zayıflayacak ya da sona erecektir. Çünkü Amerika’ya karşı bölge halkının zihinlerinde bir tiksinti oluşmuştur. Bölgede satılık kukla liderler yüzünden etkin gibi görünen bu büyük şeytana karşı yıllardır oluşmakta olan kin ve nefret dalgası büyümüş ve önüne geçilemez bir hal almıştır. 1990’lı yıllarda ki birinci Bush harbinden itibaren başlayan kanlı süreç, oğluyla ve ardından gelenlerle devam etmiştir. Belki birazcık Clinton döneminde durulan kanlı oyun, devamında gelenlerle yeniden canlanmış ve bugünkü daha kirli halini almıştır. Savaş daha çok psikolojik cihete kaymıştır. Sinir harbiyle yürütülen bir oyun kurgulanıyor. Kademeli olarak varmaya çalıştıkları hedefler var. Ortadoğu milletlerinin bencil ve günübirlik politik hatalarından daha da üzücü olanı ise kişiliksiz yapısını çok iyi bilen emperyalist ABD, bunu kullanmaktan bir an olsun geri adım atmadığı gibi her fırsatta yeni kurgular ve attıkları kemiklerle birilerini diledikleri gibi çekip çevirmeye ve kendi amacına hizmet etmeye zorlamaktadır. Kendilerine altın kâsede sunulan zehri içerek kendi halkına ve bölge mazlumlarına zulüm üstüne zulüm yaşatan satılık köpeklerin önüne kemik atıldıkça bu süreç devam edecek, yaralar kapanmayacaktır.

Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Mısır’da, Yemen’de bugün devam etmekte olan tezgâhları gerçekleştirenlerin sözde Müslüman olduklarını bilmeyeniniz var mı?

Suriye’nin kan gölüne dönmesinde başrol oynayanların birinin adının Hafız diğerinin adının Beşşar olduğunu bilmeyeniniz var mı?

Beşşar’ın Arapça karşılığını ne demek?

Müjdeleyen demek!..

Ama müjdesinden çıkan, yetkisini amacına hizmet ettiği Rusya ve Amerika gibi güçlerin çıkarlarına hizmet amacıyla ortaya koyuyor. Koca ülkesinde taş üstünde taş kalmadı. Daha kundakta ki bebeler, hayatının baharında ki çocuklar ve gençler, masum analar, bacılar daha niceleri kirli emperyalist savaşın konu mankeni gibi yerlerinden, yurtlarından, evlatlarından, eşlerinden, canlarından edildiler.

Siz çaresizliğin ne olduğunu bilir misiniz?

Sizin için çaresizlik; evladının istediği arabayı almak için elinde ki nakdi birikiminin yetersiz olması mı?

Sizin için çaresizlik; evine, barkına yeni dünyalık eşyalar almak istediği halde maddi imkânlarının yetersiz kalması mı?

Çaresizlik, Suriye’de, çaresizlik, Irak’ta, çaresizlik, Afganistan’da, çaresizlik, Yemen’de…   

Saddam Hüseyin’in gitmesiyle Irak halkı mutluluğu yakalayacaktı. Ama ortadan kaldırılmasından buyana ülkede sular bir türlü durulmadı. Mezhep çatışmaları bahane edilerek mezhepler arasında kin ve nefret tohumları ekildi. Birde DAEŞ gibi mel’unlar ordusu teşekkül ettirilerek halkı hayatından bezdirdiler. Yaşamaları mucize oldu.

Bir yanda yaşamak için çalışan insanlar, öte yandan evine ev eklemek için banka kredisi peşinde koşan, arabasının modelini yenilemek için kredi kuyruğuna koşarak caka farkını ödedikten sonra dünya saltanatının zıvırları olan bu oyuncaklarla hayatını idame ettiren günümüzün sözde Müslümanları…

Bir yanda bulduğu ot köküne sevinerek kuru ekmeği varsa ona katık eden ve o günü mutlu kabul ederek uyuyabildiği uykuyla ertesi güne uyanan yaralı gönüller, diğer yanda internet sayfalarından paylaştığı envai çeşit gıdalarla empatiden yoksun bir hayat yaşayan karnı tok sırtı pek milyonlar…

Hiç aklımıza gelmiyor mu?

Bu imtihan arasında akıp giden karmakarışık hayatlarımızın tahlilini yaptığımızda ortaya ne çıkıyor?

Bu canı veren ama günü geldiğinde de alma yetkisi sadece kendinde olan yüce yaradanın bu dünya hayatıyla alakalı nazil ettiği onca ayeti kerime hiç mi içinizi ürpertmiyor?

Birazcık olsun dünya hayatının bitimini ve yeni bir hayatın başlangıcını idrak edemiyor musunuz?

Makam, mevki veya mal peşinde koşturmaktan heder ettiğiniz hayat ağacınızın toplam görüntüsüne bakıp ta bir an için içiniz ürperiyor mu?

Eğer ürpermiyorsa, imanınızı hiç sorguladınız mı?

Merak etmeyin. Bu yazımı da öylesine okuyup geçeceğinizi biliyorum. Ama unutmayalım. Allan (cc)’nün cenneti ne kadar genişse cehennemi de bir o kadar geniştir.

Bu yüzden bölgede emeli olan gayrimüslimlerin kirli tuzakları karşısında mertçe ve Müslümanca durmak ve müdafaa etmek zorundayız. Şerefle yaşayıp, şerefle ölmek zorundayız.          

Bu yazı toplam 393 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum