1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kirlilik Yaşamaya Alıştık
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kirlilik Yaşamaya Alıştık

A+A-
Şöyle bir etrafınıza bakınız.
Ne kadar kirlilik yaşıyoruz ?
Bilgi kirliliği,
Çevre kirliliği,
Dostluk kirliliği,
Görüş kirliliği,
Gürültü kirliliği
Yakında Konya’da kış başlarsa hava kirliliği de yaşamaya başlarız.
Daha buna ekleyecek kirliliklerde bulabilirsiniz.
Peki bunların önüne geçilebilir mi?
Hiç sanmam. Çünkü bunlarla birlikte yaşamaya çalıştık ama, bazılarını azaltabiliriz veya biraz uzaklaştırabiliriz.
Elbette çağın gerekleri vardır.
Büyükşehir’de yaşamanın faturası olacaktır.
Ancak küçük yerleşim yerlerinde de yukarıda saydığımız kirlilikleri yaşayan insanlarımız vardır.
Bir defa önce kendimizi, dış görünüşümüzü kirletmekten sakınmalıyız.
İçimizin kirliliğini kimse kabul etmez. Herkes Ebu Suhut Efendi’nin torunu kesilir. Kimse aynaya bakmaya gerek duymaz. Neyse bunu geçelim.
Günümüzde gerçek dost bulmak kolay mı ? Bence biraz zor. En dost bildiklerin arkandan kuyunu kazar, senin kötülüğünü ister. Elbette gerçek dostlar vardır ama, azaldı. Bunları istisna tutuyorum.
Görüş kirliliği derken, görüşümüzü, bakış açımızı kirleten görüntüler var. Bundan bahsediyorum. Yoksa herkesin kendi görüşü kendine aittir ve her görüş kendince doğrudur.
Gürültü kirliliğinin önüne geçmek mümkün diye düşünüyorum. Bazen bu gürültüyü kendimizde yapıyoruz. Herkes kendice ben doğruyu yapıyorum diyor. Bakınız araçların pek çoğunda özellikle akşamları ara mahallelerde susturucu yok. Lastik gıcırtıları, müzik açmalar, gereksiz yere klakson ve korna çalmalar…
Müzik dedim de aklıma geldi.
Her büyük şehrin bir eğlence merkezi veya benzeri mekanları vardır. Ben Zafe ve çevresinde oturanlara üzülüyorum. Akşam saat 20.00 den sonra adeta teksas, adeta İstanbul Beloğlu ve İstanbul’un arka sokakları gibi.
Alaaddin bulvarı, Zafer Meydanı, Şato Forma kadar sağlı, sollu sözüm ona cafe. Envayi çeşit görüntü isimli cafeler.
Balkonlarını, pencereleri açanlar sözde yaptırdıkları canlı müzikle adeta kimse kusura bakmasın “ Çingen çalar, Kürt oynar” havası estiriyorlar. Bu tablo gece yarısına kadar sürüyor.
Bizim kültürümüzde böyle bir şey var mı?
Bağıran, nara atan kimseler. Normal vatandaş saat 21.00-24.00 arasında bu caddelerde yürümekte zorlanıyor.
Sözde bu cafelerde müzik yapılıyor.
Geçin bunları.
Bunun adı müzik falan değil.
Desibeli çok yüksek gürültü.
Müzik insanın ruhunu rahatlatıp, insanları mest etmesi ve dinlendirmesi gerekir.
Böyle müzik ruhun gıdası olamaz.
İlla bunu isteyenler varsa bu mekânlar buraların şehir dışına taşınması gerekir.
Ezan okunuyor. Müzik sonuna kadar açık.
Çevredeki camilerde, evlerde insanlar ibadetini yapamıyor.
Eğer buna karşı olmak gericilik ise, buna katılmamak çağ dışı ise ben bunları kabul ediyorum ve Konya’mızda gürültü kirliliğinin sonunu getirelim diyorum.
 
Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.