1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. KISA GÜNÜN HİKÂYESİ
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

KISA GÜNÜN HİKÂYESİ

A+A-

Geçtiğimiz hafta içi Ankara bağlarını ziyaret ederken buldum kendimi! Hep merak ederdim Ankara bağlarını, görüp gezmek, kısmet bugüneymiş diye düşündüm!
Fakat gün henüz kararmamıştı. Ankara bağlarının eski güzelliğinin kalmadığını üzülerek müşahede ettim! Ankara bağlarının eski halini bilir miydin diye soran olacaktır! Elbette bilmiyordum fakat alışılagelmiş bir söz olduğu için, bu önyargı doğru olmasa da eski halinin daha iyi olduğu düşündüm. Ankara bağları, adından anlaşılacağı üzere yolları yokuş olup büklüm büklümdür. Hava soğuksa ve kendinizi zinde hissetmiyorsanız gitmenizi tavsiye etmem! Bu arada doğanın sakinlerinin kulağıma kadar gelen sesleri eşliğinde çevreyi tanımaya çalışıyordum…
***
Ankara’nın bağları var da Konya’nın yok mu? Elbette Meram bağları da gezilmeye ve görülmeye değerdir. Fakat ben günübirlik Ankara Bağlarına kısa bir ziyarette bulunduğum için bu yazımda Meram Bağlarına değinmeyeceğim! Biz şimdi, Ankara’da olduğumuza göre Ankara bağlarının keyfini çıkarmalıydık! Çünkü bulunduğumuz anı doyasıya yaşamak, yaşam doyumu için çok önemlidir. Siz de her nerede bulunuyorsanız, bulunduğunuz yeri yaşayınız. İçinde bulunduğumuz ev, işyeri veya başka bir yeri güzelleştiren orada bulunan dostlarımız ve sevdiklerimizdir.
***
Bu arada Ankara bağlarındaki gezim bitmişti. Biraz yorulmuştum ama oksijen havası iyi gelmiş, nefesim açılmıştı. Fakat daha dinlenmeden Ertuğrul Gazi ve Alpleri karşıma çıktılar! “Haydi, ne duruyorsun, cenk zamanı” dediler! Yorgundum ama hiç böyle bir çağrı karşılıksız bırakılır mıydı? Bana uzun yelesi ve eyeri olan bir atı gösterdiler! Hemen ata bindim ve Tekfura karşı Alplerle cenk etmeye gittik! Aman Allah’ım, bu Alpler ne yaman mücahitlerdi? Onlara yetişmek mümkün mü? Osmanlı’yı bugüne taşıyan gücün, Ertuğrul Gazi ve Alplerindeki ve sonrakilerdeki bu fedakârlık ve cihat ruhunun olduğunu anladım.
Ben yorulmuştum ama gün daha bitmemişti. Sonra da Hicaz’da Arafat dağına çıkarken buldum kendimi! Arafat dağına çıkan genç, yaşlı on binlerce hacı adayının arasında kendimi bahtiyar hissettim! Buraya da gelirken yaşlı değil de genç gelmenin önemini Arafat Dağına çıkarken daha iyi anlıyorsunuz. Fakat diğerlerinden geri kalmamak için de özlem ve hasretle koşuşturmacanın verdiği manevi hazzı tavsiye ederim! Mübarek topraklarda bulunmuş olmanın verdiği huzuru gidenler iyi bilir. Her yerde her köşede dillerinde zikirle ibadet eden insanlar hac farizasını yerine getirmeye çalışıyordu!
Çevremdeki insanların telefonlarından çalan zil sesleri beni Ankara’ya, Kayı Obasına ve Hicaza götürüp getirmişti. Bu yolculuklar esnasında sıra numaramın gelmiş olduğunu fark ettiğimde düşüncelerimden sıyrılarak gişeye doğru yürüdüm.
İşimi bitirmiş çıkarken bir telefondan Dombıra çalmaya başladı. Bir dahaki seferde Dombıra’yla birlikte Orta Asya steplerinde buluşmak üzere sağlıcakla kalın!

Bu yazı toplam 595 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.