1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. KİŞİLİĞİ OLMAYAN DİK DURUŞ GÖSTEREMEZ
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

KİŞİLİĞİ OLMAYAN DİK DURUŞ GÖSTEREMEZ

A+A-

Kişiliğini, kendi inanç felsefesi ve yine inandığı bu felsefeye göre oturtamamış, fikri özgürlüğünü kurumsallaştırıp okullaştıramamış bir birey başkasının gömleğini giyer gibi bir kişilik kazanır ve o kişiliğe bürünür. Kendinden başkası olma çabası bugünün gençliğinin hazine bulmuş gibi saldırdığı bir davranış haline gelmiştir. Bu duruma düşenlere bakın atalarımızın deyimlerinde neler denilmektedir; “Sonradan görme, gök görmedik” pozisyonuna düşürüyor adamı. Bu haldeki gülünç duruma düşen bu insan tipi aynı zamanda seviyesiz ve keyfiyetsizdir. O artık ne yapsa ne etse sırıtır. Giydiği üzerine, söylediği diline, yediği midesine, yazdığı kalemine yakışmaz hale gelir. Giysi, söz, aş ve kalem ona küsmüş durumdadır.
Bireyler devleti oluşturduğuna göre, bireylerin oluşturtuğu devlette o bireylere benzer. Devletin kişilik aynasından yansıyan baskın görünümde onun “kendi” veya “başkası” olup olmadığını da bizi görmek isteyenlere kendini gösterir.
Burada rahmetle anarak ismini vereceğim Cemil Meriç’in bir sözünde; “ Seni batılı olmadığın için değil, doğulu olamadığın için küçümsüyorlar, kendisi olmayanın başkasına verebileceği bir karakter ve kişilik de yoktur”. Zihniyeti, yaşam felsefesi ve yaşanılan zaman dilimine bakış açısıyla kendi milletine, kültürüne ve medeniyetine yabancı olanların belirlediği ölçütlerin dayatıldığı uzun bir zaman dilimi yaşadı bu cennet vatan... İnancına yabancı, kültürüne düşman, geleneğinden kopmuş, tarihi bilmez ve her şeyi “batılılarda ve batılılaşmada” gören bir zihniyet ve anlayış fukarası...
Bu anlayıştaki kişilikler “yabancı kişiler, el alem” yıllarca ülkenin kültür mirasını değiştirmekle meşgul oldukları için orta yere bu kadar garip bir hal çıkmaktadır. Adeta bir “misyon temsilcisi” edasıyla batılı tipi yaşam felsefesini biz doğulu insanlara kabul ettirme çabasıyla her şeyi yaptılar. Komünizm, sosyalizm, kapitalizm, Protestan ahlakından neşet eden emperyalizm veya diğerleri, adı her neyse işte o... Bizim ve bizden olmayan, bizim için olmayan her sistem ve izm el alemin çıkarınadır, biz bunu bir türlü kavrayamdık gitti...
Kendimizden olmayan gömlek sahiplerine her türlü imkanlar kırmızı halılarda sunuldu. El alemin önündeki bariyerler kaldırıldı. İstekleri emir telakki edildi. Kendi inanç ve yaşam tarzını korumak isteyenler ise hep susturularak “o misyona” zorla dahil edildiler.
Josep Fontana: “ En kötüsü de Avrupalı olmayan ulusların en sonunda, onlara yüklediğimiz yanlış kimliklerle birlikte, onların yeniden inşa edilmesine temel oluşturan masalı kabul ettirecek seviyeye getirmemiz yanlış olmuştur. Bu yolla bu uluslar, kendi öz benliklerinden ve geçmişlerinden kopmuşlardır. Bu kopuş da onların yaşadığı ve yaşayacağı sorunların farkına varılmamasına neden olmuştur. Avrupalıların kendilerine yutturduğu geçmişe eleştirel bir yeniden bakışı onun yerine geçirdiler.” diyerek Batılı Emperyalizmin sömürgelerindeki zihnini nasıl da fesada uğrattıklarına dikkat çekmiştir.
Bu hal, kökünden kopartılmış olanın her rüzgarın esişinde savrulmasından başka bir şey değildir. Maddi ve manevi sömürgecilerin hedefindeki, kendinden olmayan ulusların hali bunun en net ve açık bir delilidir. 
Kişiliğini oturtamayanlar, başkalarının gömleği ile gezmek zorundadırlar.
Selametle!

Bu yazı toplam 1089 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.