1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kişiliksizlik Ve Yalancılar
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kişiliksizlik Ve Yalancılar

A+A-
İnsanlar; iktidar gücü elde etmek, servet edinmek için her türlü yöntemi uygulamaktan, iftira ve karalama yapmaktan kaçınmıyorlar ? Buna örnek ise siyasi areneda çok canlı yaşanmaktadır. Birisi “istifa et” diyor. Diğeri “ Sen Ankara’yısattın” diyor. Halk hangisine itibar edeceğini bilmiyor.
Servet, makam, yetki, şöhret, insan ruh dünyasında farklı kimlik ve kişilik oluşturur.
Türkiye’de aydınlar da, siyasetçiler de, gazeteciler de, akademisyenler de şaşkın, halk da şaşkın, Her gün çelişen haber, bilgi, açıklama bombardımanı altında bir ortam var.
Kim ya da kimler neye karar verdi, kim ne düşünecek, ne yapacak belirsiz.Ancak Başbakan Davutoğlu’nun da Konya’da belirttiği gibi, partiyi karıştırmaktan başka bir işe yaramıyor ve bu kimseler için gereği yapılacak elbette.
Türkiye’nin etrafı ateş çemberi. İçeri de fesatlar var . Bunların ekmeğine yağ sürmekte neyin nesi? Elbette hata yapan, yanlış yapan ve yolsuzluk yapanlar hesabını vermeli. Bazı şeylerin arkasına saklanmamalıdır.Kimliksiz, kişiliksiz taklitçilikle,tetikcilik yapmakla, onu bunu suçlamakla esas amaç Türkiye’de seçime giderken kaos yaratmaktır.
Biat edilen siyasetçiler, liderler, din önderleri, ülkedeki insanların kafasının karışmasına olabildiğince neden olurken, samimi insanların ise suskunluğu yaşanmakta ve ortalık seyredilmektedir.Hatırlayınız ve okuduğunuzu düşünmekteyim. Fransız devriminin getirdiği; eşitlik, kardeşlik, özgürlük, aklın ve beşduyunun önemli kabul edilmesi, ilahi mesajın geliştirilmesi düşüncesi, batı Hıristiyan ve Musevi kitlelerde olumlu sarsıntı meydana getirirken, İslam dünyasında her alanda şaşkınlığa yol açtı. Bu son olaylar içinde aynı şeyler olabilir.
Allah sevgisi ve korkusu yerine servet, adalet yerine adaletsizlik, hak yerine haksızlık, herkese eşit davranma yerine yandaşı koruma kollama, kardeş yerine düşmanı dost ve kardeş kabul etme ile İslam anlayışı; kimisini gerçek dışı hurafelere odaklanmaya, kimisini ise başka yönlere çekmektedir.Türk ve Müslüman düşmanları Türkiye’nin refahına gıpta ile bakmaya başladılar. Bunu bozmak için içeriden ve dışarıdan satılmışlar ile kaos yaratmakta, kaş yapayım derken, göz çıkartanlar var. Böylece de kişilik çatışması böyle başlayor ve devam ediyor. İnsanlar çift kişilikli hale geldi.
Tahammül ve hoşgörü; ilahi buyrukların özü olmasına rağmen, İslamcı görünenler, siyasette, iş dünyasında, medyada, akademik dünyada, öne çıkmak için her türlü değerlerini tersyüz etmede sakınca görmüyorlar.Onlar ki; söz ve icraatlarıyla, tarihi gerçeklerle, medeniyet ve kültür kaynaklarımızla, çağdaş akılcılık, bilim teknoloji ile alakalarını tamamen kesmiş durumdadırlar.Okumakla, makam ve mevki sahibi olmakla, adam olmak arasındaki fark kendini bilmekle alakalıdır. Kendimiz, kimliğimiz neydi? Ne oldu?İnsan; bir gece o kimlikle yatıp, sabah başka bir kimlikle kalkmak, dün söylediğinin bugün tersini yapmak suretiyle değişir mi?
Siz; değiştim dönüştüm, dün öyleydi ama bugün böyle demeye kalkışırsanız, bir de yetkiyi, makamı kullanarak kalkışırsanız, toplumda sosyal şizofreni ortaya çıkar. İnsanlar iki kişilikli hale gelirler. Ne yapacaklarını, nerede olacaklarını bilemezler? Unutmayalım ve tarihe bakalım ki,Tarih; ben diyenlerin çöplüğü, biz diyenlerin takdir aynasıdır.
 
Bu yazı toplam 95 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum